BARIŞA ÖZLEM!
1 Eylül 1939 : Hitler faşizminin Polonya’yı işgal ettiği gün! II. Dünya Savaşı’nın da başlangıcı sayılıyor. Bu olumsuzluk 1 Eylül’ün Dünya Barış Günü olarak belirlenmesiyle biraz olsun hafifletilmek istenmiş!
Barış’a kim hayır diyebilir? Ses benzeşmesi de olan Savaş ve Barış ayrılmaz ikili. Biri varken diğeri olamıyor.
Dünya ikinci paylaşım savaşından sonra bu denli büyük ölçekli ve yaygın bir acı yaşamadı.Ama, savaşlar da hiç eksik olmadı. Dolayısı ile barışa özlem hiç dinmedi!
Her 1 Eylül’de alanlardan yükselen sesler savaşı lânetledi. “Savaşa Hayır, Barışa Evet!” değişmez savsöz oldu.
Söylemek kolaydı! Lâkin, başarılamadı!
Örneklemek daha yararlı olacak!
Yakın geçmişe uzanalım! ABD, Vietnam halkı üzerine bomba, napalm, portakal gazı yağdırırken vatansever Vietnamlı savaşa hayır deyip boynunu mu eğmeliydi? Zalimin haydutluğu barış olsun diye mazlûmun boynunu mu büktürmeliydi?
İşte bu canalıcı nedenle 1 Eylüllerdeki söyleme özen göstermek gerekiyor. Silah, bomba, tank, top, tüfek olmasın! İyi ama, o zaman nasıl savunulacak vatanlar, canlar?
Başka bir çok alanda olduğu gibi bu konuda da insanlık güdüleniyor! Ne olursa olsun savaşa hayır denmeli düşüncesi belleklere kazınıyor.
Hemen şimdi Mustafa Kemal’e kulak vermeli!
“Ulusun yaşamı telikeye düşmedikçe savaş bir cinayettir!”
Başkaca koşulları göz önüne almayan kimileri 30 Ağustos’u savaşla ilintisi nedeniyle kutlamama açmazına düşebiliyorlar! Buna karşılık, “Yurtta Barış, Dünyada Barış!” diyen bir önderin ülkesinin bugünkü yöneticileri “Suriye’ye sınırlı askersel saldırı yetmez! Sonuna kadar gidilmeli!” diyebilmekteler!
Hoşumuza gitse de, gitmese de barışa giden yol çoğu zaman savaşlardan dolayısı ile de zahmetlerden, özverili bir dirençten ve elbette kan ve can vermekten geçebiliyor.
Açılıma eklemlenen sahte barışçılarla Amerikan füzesi duasına çıkanlara dikkat!
Karşımızda duran bu acı gerçeği göz ardı etmeyenlerin Barış Günü Kutlu Olsun!
Ceyhun BALCI, 31.08.2013

Yorum bırakın