BİR DİL YARASI ÖYKÜSÜ
İşyerimin yakınındaki bir yaya geçidine konulan butonlara ilgimi eksik etmeyip çoğu zamanki işgüzar yaklaşımımla sosyal medyada paylaşmıştım.

10426202_610743452390567_4114420242957385698_n
Bir adım daha öteye geçip konuyu yetkililerin ilgisine de sunmuştum!
Kabul etmeliyim ki; ışık hızıyla almıştım yanıtımı!
Doyurucu olmayan yanıt karşısında bir kez daha yazmak zorunda kalmıştım ilgililere! Sorun yaya butonları değil onların üzerindeki yazıların diliyle ilgiliydi!
İster inanın ister inanmayın!
Yazdıklarımdan haberdar olan bir yetkiliyi karşımda hasta olarak buldum. Hastanın mesleğini sormak hekimliğin ayrılmaz ve hatta vazgeçilmez bir parçası! Zamana karşı yarışmak zorunda kalan pek çok meslektaşımın yerine getiremediği bu ayrıntıyı atlamamaya çalışırım!
Mesleğini öğrendiğim genç hastama konuyu açabilirdim. Konuyu açar açmaz onun da şaşkınlığını gizleyemediğini görmek hoş bir rastlantı oldu. Yazıştığım kişiyi karşımda görmek bulunmaz bir fırsattı. Durumu bir kez daha çok daha yalın bir biçimde aktarmış oldum.
Bir proje çerçevesinde yaya butonlarının Çek Cumhuriyeti’nden edinildiğini öğrenmiş oldum. Elbette, bu gerekçe Türkçe’nin esirgenmesini gerektirmezdi! Hastam da bu konuda hak vermedi değil bana! Ama, sorun nasıl çözülecekti?
Bugün çektiğim fotoğraf konunun bir ölçüde çözüldüğünü ortaya koydu.
Bekleyiniz anlamındaki “CEKEJTE” yerli yerinde dursa da, “BASINIZ” uyarısı bir çıkartma aracılığıyla butondaki yerini almıştı.

IMG_0644
Yarı yarıya başarı! Hiç yoktan iyidir! Pilot uygulama sonrasında butonlar kalıcılaşırsa “CEKEJTE”nin yerini de “BEKLEYİNİZ”in alacağını umabilirim artık!
Dilimizi önemsiyorum! Üşengeçliği bir yana bırakıp, bu uğurda ne gerekiyorsa yapmaya çabalıyorum!
Dilimizin gerçek kurtuluşunun Türkiye’nin başındaki asıl derdi def etmesiyle eş zamanlı olacağını aklımdan çıkartmaksızın…
Ceyhun BALCI, 17.03.2015

Posted in ,

Yorum bırakın