En büyük bayram son yıllarda olduğu gibi 2019’da da tartışmaların odağındaki yerini aldı.
Ülkeyi var eden Cumhuriyet hiç kuşkusuz diyanetin de biricik varlık dayanağıdır. Şeriye ve Evkaf Vekaleti’nin kaldırılmasından hemen sonra 1924’te kurulan Diyanet İşleri Başkanlığı Cumhuriyet’in önemli kurumlarından birisi olarak neredeyse Cumhuriyet’le yaşıttır.
Bugünün değerleriyle geçmişi yargılama hastalığından kurtulamayanların çiğnediği sakızlardan birisi olmuştur. Bir yandan devlet dinsellikten arındırılırken diğer yandan gerici dinsellik odakları olan tekke ve zaviyelerin kaldırıldığı Türkiye’de inanç alanı boş bırakılamazdı.
Bugün diyanetin geldiği noktayı onaylamak olası değil elbette. İnanç alanını gericilerin ve kötüye kullanıcıların elinden kurtarmayı amaçlayan diyanet yapılanması çok partili dönemle birlikte ve özellikle de son 17 yılda bir mezhebin üstünlük ve diğerleri üzerindeki baskı aracına dönüştürüldü.
Bu ortamda Diyanet İşleri Başkanı’nın 29 Ekim’de Cumhuriyet ve Atatürk’ü görmezden gelmesi kadar doğal bir durum olamaz. Din adamları Osmanlı’nın son zamanında Milli Mücadele karşıtı konum alıp, Mustafa Kemal’in boynuna idam fermanı asılmasına aracılık ettiği gibi Milli Mücadele’ye arka çıkıp, Mustafa Kemal çevresinde kenetlenmişlerdir de.
Diyanetin 29 Ekim’e ve Mustafa Kemal Atatürk’e ilgisizliği ve değerbilmezliği Milli Mücadele’ye destek vermiş aydın ve bağımsızlıkçı din adamlarına da haksızlık sayılır. Kemiklerinin sızlatıldığı ve anılarına saygısızlık edildiği kesindir.

29 Ekim’e gün sayarken Nevşehir’den gelen haber de bir o kadar sarsıcıydı. Nevşehir Valiliği vali imzasıyla CHP’nin 29 Ekim yürüyüşünü yasaklamıştı anladığımızca. Nevşehir Valisi tarihe hak ettiği şekilde geçecektir. Ona öfkelenmek ve tepki göstermek de hiç kuşkusuz gereklidir.

Ancak, tüm bunlar bir şeyi unutturmamalıdır!
En büyük bayram olan 29 Ekim’i kutlamak için izin alınmaz! O bayramı kutlamak her Türk’ün doğal hakkı olmanın ötesinde görevidir.
Bu durumda yapılması gereken gerekirse barikatları yıkmak için meydana inmektir. Böylesi bir davranış ve atılganlık Nevşehir Valisi’ne verilebilecek en değerli ders olacaktır.
29 Ekim ve dolayısı ile Cumhuriyet, Türkiye’nin varlık belgesidir. Ne diyanet ne de Nevşehir’deki gibi altına imza attığı belgenin farkında olmayan bir vali bu gerçeği değiştiremez.
En büyük bayram kutlu olsun!
Başta Gazi Mustafa Kemal olmak üzere Cumhuriyet’in kuruluşuna kanlarıyla, canlarıyla, emekleriyle katkı koyanların yüce anısı önünde saygıyla eğilerek…
Ceyhun Balcı
28.10.2019

Yorum bırakın