
Dario Moreno (3 Nisan 1921-1 Aralık 1968)
Dario Moreno, 105. Doğum gününde çok sevdiği İzmir’de sevgiyle ve özlemle anıldı.
Arya Kamalı Kültür ve Sanat Merkezi’ndeki İzmir Kültür ve Sanat Konseyi’nce düzenlenen anmada onu tanımış olanların da anlatımlarıyla anmanın yanı sıra Dario’ya ilişkin ilginç bilgiler edinildi.


Ersel Siyman, Avram Ventura ve Cevat Ziya Maruflu
Dario Moreno, bir başka İzmir tutkunu Yaşar Aksoy’un da saptadığı gibi “İzmir’in ta kendisidir”.

Dario, İzmir’de yaşayanların çok iyi bildiği Mezarlıkbaşı’da gelmiş dünyaya. (Kimi kaynaklarda doğum yeri Aydın olarak geçer.)
Burası İzmir’in yoksulluğuyla sivrilmiş yerlerinden biridir. Farklı kökenlerden insanları barındıran Mezarlıkbaşı ve Tilkilik onları yoksulluk ortak paydasında buluşturur.
Gerçek soyadı Arugete olan Dario böyle bir ortamda dünya gelir. Yoksulluğu iliklerine dek duyumsadı demek abartı olmaz.
Demiryolu çalışanı babası acıklı biçimde vurulup öldürülünce küçük yaşta annesiyle kalır.
Musevi Yetimhanesi’nde tutunur yaşama. On iki yaşlarındayken bir sokak arasında eline geçen eski bir gitar onu müzikle tanıştırdı. Darbukayı da iyi çaldığı bilinir.
Tanınmış avukat Nuri Fettah’ın yanında çalışırken Fransızca öğrenir. Ona eklenen Ladino, Türkçe ve İspanyolca müziğini çeşitlendirmede önemli etken olmuş.
Bu yeteneği parasal darboğazı aşmada önemli itici güç oluşturmuş. Böylelikle, bugünkü Asansör semtine taşınmışlar annesiyle birlikte.
Vatan görevi sırasında Akhisar Orduevi’nde müzik yapmış. Ankara Gar Gazinosu’nda çalıştığı sırada plakçıların dikkatini çeker. Böylelikle İstanbul’a taşınır.
Yoksulluğu sona erse de geçmişini unutmaz Dario. Plakların biri diğerini izler o dönemde.
Ankara günlerinde kaldığı pansiyonda Orhan Veli’yle oda arkadaşlığı yapmış olması bir başka ilginç ayrıntıdır.
Önce Atina.
Sonra Paris.
Dario Avrupa’nın sanat merkezi gibi işlev gören kentindedir artık. Doruğa burada tırmanacaktır.
Dönemin önde gelen aktörü Eddie Constantine’e polisiye filmlerde eşlik etmeye başlar.
Brigitte Bardot’un yaşamını anlatan filmde bu kez dönemin yıldız aktrisine rol arkadaşı olur. Bu film için Brigitte şarkısını besteler.

İzmir ve Türkiye tutkusu öyle bir noktaadır ki, ödül kazandığı Brezilya ve Kanada’da göndere Fransız yerine Türk bayrağı çektirir.
Tam da burada, Dario’nun “Ne mutlu Türküm diyene” sözünü çok iyi anladığının anlamakla kalmayıp özümsediğinin altını çizmeliyiz.
Türkiye tutkusunu dönemin Türk hükümeti Hitit Güneşi armağanı ile karşılıklandırdı.
Paris’teki yoğunluğundan fırsat buldukça soluğu İzmir’de alan Dario çocukluğunun geçtiği yerlerde zaman geçirmekten büyük zevk almıştır.
Belçika Kraliyet Tiyatrosu’nda Jacques Brel’in Donkişot oyununda Şanso Panço’yu oynadı. Kapalı gişe oynayan oyunun 1 hafta ara vermesinden yararlanarak her zaman olduğu gibi İzmir’e geldi. Dönüşünde Yeşilköy havaalanında yaşamına son veren rahatsızlığa yakalandı. Kırk yedi yaşında aramızdan ayrıldı.
İzmir tutkusuyla yaptığı şarkılardan birinin şu sözleri dokunaklıdır :
“Canım dilber şehir,
Eşsiz sevgili İzmir”

Vasiyetine karşın bu denli tutkuyla bağlı olduğu İzmir’e değil de annesi Rosa’nın kararıyla İsrail’de, Tel Aviv’e gömülmüş olması başlı başına ironidir.
İzmir’e gömülmenin yanı sıra vasiyetine, bıraktığı parayla İzmir’de bir Dario yetimhanesi yaptırılmasını eklemiştir.
Bu acıklı durumdaki tek teselli bundan haberi olmamasıdır denebilir.
Gömütü İzmir’de olmasa da Dario’yu İzmir’de yaşatmak, ona bu kentin değerbilirliğini sunmak için 1993’ü beklemek gerekmiştir.
Dönemin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Yüksel Çakmur Dario’nun çok sevdiği kentinde yaşatılması isteklerine kulak vermiştir.
Bir dönem yaşadığı tarihi Asansör’ün bulunduğu sokağa adı verilmiştir.
Sokak girişinin soluna büstü konurken, dostu ve sokağın açılışına da katılan Enrico Macias’ın büstü hemen karşısında yerini almıştır.

Enrico Macias (1938- )
Dario Moreno sokağı girişindeki büstü.
Dario Moreno sokağına girenlerin yolu tarihi Asansör’de sonlanır.
Dario’nun adını yaşatan bu ortama tarihsellik katan Asansör’den de kısaca söz etmek gerekir.
Her ne kadar günümüzde gezginlerin ilgi odağı olsa da tarihi Asansör 1907’de Yahudi Nesim Levi (Bayraklıoğlu) tarafından insanların taşınması amacıyla yaptırılmış.
Mithatpaşa Caddesi’nden 58 metre yüksekte yer alan Şehit Nihat Bey Caddesi’ne ulaşımı kolaylaştırmış.
İşletmeden elde edilen gelir 1942’ye kadar Karataş Musevi Hastanesi’nin giderlerini karşılamada kullanılmış.


Dario Moreno için son bir söz söylemek gerekirse!
Öldükten sonra yaşamayı sürdürenlerden olduğu kolaylıkla söylenebilir.
Biz geride kalanlara düşen onu çok farklı yöntemlerle yaşatmayı sürdürmek olmalı!
Görsellerin bir bölümü Yaşar Aksoy’un “Asansör ve Dario Moreno Anıları” İzmir, 1993 kitabından alınmıştır.
Asansör ve Dario Moreno sokağına ilişkin görseller Ceyhun Balcı belgeliğindendir.
Kaynakça :
“Asansör ve Dario Moreno Anıları”, Yaşar Aksoy, İzmir Büyükşehir Belediyesi Yayınları, İzmir, 1993.
“İzmir’in Onuru Dario Moreno” etkinliği, 3 Nisan 2026, Arya Kamalı Kültür ve Sanat Merkezi.

Yorum bırakın