Yazar: cumhuriyetciyorum
-

Türkiye için zaman giderek daralıyor. Umut hakkı kılıflı kurguya engel olunamazsa “teröriste özgürlük, Cumhuriyete veda” kaçınılmaz olur.
-

İzleyicinin yokluğuyla boşalttığı alanı bahis, savurganlık, kara para aklama ve akla gelebilecek her türlü yozlaşma dolduruyor. Yaşamın hiç bir alanı boşluk kaldırmıyor ne de olsa.
-

Çok derdimize olmayan bir başkasını eklemekte çok hünerliyiz. BioNTech aşısı Türkiye’ye gelmedi sözünün çok alıcı bulacağını kestirmek hiç zor değil. Toplum sağlığına vermesi olası zararlar olmasa konuşulur geçer denebilir. Ama, hiç de öyle değil.
-

DEM Parti belgesinin yayımlanması “al ver yok” oyalamalarının sonlanması bakımından yararlı oldu.
-

ABD’nin Ankara büyükelçisi unvanlı kişi göreve bağladığından bu yana bir diplomat olmaktan sömürge valisi gibi davranıyor. Çoğu Türk’ü öfkelendiren bu durum iktidarımızı etkilememiş görünüyor. Dil ucuyla da olsa tepki gösterilmiyor. Olağan koşullarda bir ülkede görevli elçi bu şekilde diplomasiye sığmayan söylemlerde bulunduğunda “persona non grata” olur. Uzaklardan bir örnek vereyim. Japonya’nın çiçeği burnunda kadın başbakanı…
-
Gelişmelere ve özellikle bunun gibilere emperyalizm penceresinden bakılmazsa doğruyu görmek olanaksızlaşır.
-

Milli egemenliğin gerçekleştiği TBMM’nin 100 yıl önceki İznik anmasına engele olması son derece önemli bir ayrıntıdır. Üstelik bu yapılırken konu enine boyuna tartışılmıştır. Bugünün aymazlarının alnına yapıştırılacak türden önemdedir.
-

Geçmişte kaldığı sanılan sömürgecilik günümüzde başka pek çok aygıtın yanında ilaçları ve ona eşlik eden tıbbi araçları, gereçleri kullanmayı sürdürmektedir. İlaç egemenliği, ulusal güvenliğin yanı sıra bağımsızlığın taşıyıcı sütunudur.
-

Çin’i anlamak dünyanın geri kalanı için yaşamsal önemde…

