Kategori: AZİM VE KARAR

  • Ukrayna’da yaşanan bir savaştır. Birleşmiş Milletler 2. Dünya Savaşı’ndan sonra “savaş ilânını” yasakladığı için o zamandan bu yana dünyanın pek çok yerindeki savaşın savaş olarak nitelenmesinden kaçınıldı. Buna bağlı olarak haklı ya da haksız olsun savaş acı, gözyaşı ve kan üretir. Savaşın haklılığı ya da haksızlığı da bakış açısına göre değişkenlik gösterir. Bu konu sayfalar…

  • Ukrayna’daki Rusya-ABD savaşının koyu gölgesi gündemi kaplamışken böyle bir konuya girmek yadırganabilir. Ama, gerçekte bu konunun yanı başımızdaki savaşla yakın ilgisi de yadsınamaz. Aslına bakılırsa yanı başımızdaki savaşın önde gelen nedenlerinden birisidir NATO. Diplomatik dil kullanmaya gerek yok. NATO var olduğundan bu yana acı, gözyaşı, kan ve ölüm üreten bir suç örgütüdür. Durum böyleyken, NATO’nun…

  • Emperyalizme hizmet etmenin zahmetsiz ve bedelsiz bir iş olmadığı bir kez daha anlaşılmış olmalı Ukrayna’da yaşananın savaş olduğundan kuşku duyulamaz. Ancak, bu bir Rusya-Ukrayna savaşı değildir. Ukrayna topraklarında yaşanan Rusya-ABD savaşıdır. Ukrayna ve Ukraynalılar umut bağladıkları NATO’ya (başka deyişle emperyalizme) vekalet etmektedirler. Savaşın korkunç yüzü şu günlerde bu gerçeği perdelese de yaşanan budur. Yeryüzü çapsız,…

  • Bir pop ezgisinin gündemin baş sırasına yerleşmesi ilk bakışta şaşırtıcıdır. Ülkenin gerçek gündemini yansıtması bakımından ise son derece öğreticidir. Türkçe konusundaki uzmanlığı ve duyarlılığı tartışılmaz olan Feyza Hepçilingirler “geçecek” eyleminin sesletim biçiminin değiştirilmesine eleştirel yaklaşmış. Dilde yozlaşmaya hizmet edecek bu yaklaşımı kınamış. Buna karşılık Gülgûn Feyman bunu yozlaştırıcı sorun olarak görmemiş. Dil ustası değil ama…

  • Her ne kadar bugünün yakıcı sorunu gibi gözükse de “ÖZELLEŞTİRME-GÜZELLEŞTİRME” son 40 yılın sorunudur. Halının altına süpürülen pislikler bugünlerde saklanamaz duruma gelmiştir. Sosyalist blokun çöküşüyle karşıtsız kalarak ipten kazıktan kurtulan azgın kapitalizm özelleştirmeyi tereyağından kıl çeker gibi alıp kendi istediği yola soktu. Ulusal yargı düzenekleri “uluslararası tahkim” egemen kılınarak devre dışı bırakıldı. Bu arada, kamu…

  • Geçen hafta Beijing 2022 Kış Olimpiyatları başladı. Ertelenen Tokyo 2020’den 6 ay sonra bu kez kış olimpiyat oyunları yapılıyor. Tokyo neden ertelenmedi sorusu üzerinden eleştirmiştim yaz olimpiyat oyunlarının yapılmasını. Çin’deki kış olimpiyatlarını bu bağlamda eleştirme gereği duymadım. Nedeni de şu! Dünkü sayılarla Çin’de bir günde Covid 19 tanısı alan kişi sayısı 29 (yirmi dokuz). 1.4…

  • Samsun’daki Atatürk Onur Anıtı’na yönelen saldırı Atatürk düşmanlığını bir kez daha gözden geçirmemizi kaçınılmaz kıldı. Hemen belirtmekte yarar var. Atatürk düşmanlığı son 20 yılda çok yükselmiş olsa da kökü derinlerde bir etkinliktir. Milli Mücadele’de de, Cumhuriyet kurulurken de, Devrimlere yaşama geçirilirken de bu eğilim eksik değildi. Ata’nın sağlığında bu tiplerin ortaya çıkmış olduğu bilinse de…

  • Bu yazıda görsel kullanmak içimden gelmedi. Çocuğumuza sevgi ve onun varlığına saygı bunu gerektirirdi diye düşündüm. Pek çok ortamda yer alan görsellerde çocuğumuzun görüntüsünün buzlanmış olması orasının sakıncalı ortam olduğunu göstermesi bakımından önemlidir kanısındayım. Trabzon’da Cumhurbaşkanı’nın ve ona eşlik eden ileri gelenlerin gözleri önünde bir çocuğumuzun sunumu izlendi geçtiğimiz günlerde. Korku, dehşet ve ürkü ilk…

  • Futbolda süper ligin süper üçlüsü kara bir sezon yaşıyor. Devre bitmeden üçünün birden teknik direktör değişikliğine gittiğine bundan önce hiç tanık olunmamış olabilir. Ben futbolumuzun çoktan küme düştüğünü kolaylıkla söyleyebilirim. Avrupa Uluslar Ligi’nde dibi boylamış durumdayız. Bu olumsuzluktan olumluluk çıkartılacaksa eğer düştüğümüz kümede karşımıza çıkacak kent ve ada devletleri yengi özlemimizi giderecektir diyebilirim. Diğer yandan,…

  • Türkiye’de kadına yönelik ayrımcılık, şiddet ve ölümcül saldırılar her geçen gün artıyor. Sezen Aksu ve Sedef Kabaş son günlerin önde gelen gündem özneleri! Her şeyden önce devletimizin başındaki kişinin “dilini kopartırım” sözünü onaylamak olanaksız. Bu ve benzeri söylemler anlık tepki gibi görünse de toplumdaki şiddete eğilimi uyaran, özendiren işlevleriyle de anlam ve önem taşıyor. Yıllar…