Olimpiyatlar bugün açılıyor. Birkaç gün önce başlayan yarışmalar hız kazanacak!
Onbeş gün süreyle “Daha hızlı, daha yükseğe ve daha güçlü!” sözünün peşine düşecek sporcular! İzleyiciler için bu amacın izdüşümü “heyecan” olacaktır.
Bizim açımızdan ilkler söz konusu! Kadın sporcu sayımız erkekleri geride bırakacak ilk kez! Bu ilki diğer ilklere borçlu olacağız. Kadın basketbol ve voleybolünde ilk kez yer alacak olmamız bu sıçramanın ana nedeni!
Kadın toplumun yarısı demek! Türkiye’nin kadın sporcu sayısındaki sıçrama bir çok kişinin kafasını karıştırabilir.
Soru şudur! Kadın toplumsal yaşamda gerilerken nasıl olup da sportif başarıda öne çıkmaktadır?
Belleklerimizi yoklayalım! Spor bundan 30-40 yıl önce özellikle sosyalist ülkelerin önde gelen propaganda aracıydı. Bu yolda hiç bir özveriden kaçınılmazdı. Erkek görünümlü kadın sporcular kanıtımızdır.
Durumun bugün de farklı olmadığını söyleyebiliriz. Kadını toplumdan kopartmak, yalıtmak ve kendi istedikleri alana hapsetmek isteyenler kadın sporcu paradigmasını kullanıyorlar. Hedefe giden yolda hemen her şeyi araç olarak görenlerin bu yaklaşımında şaşılacak hiç bir şey yok!
Türkiye’de hemen her alanda kadın varlığı Cumhuriyet tarlasının ürünüdür. Sporda da böyle olduğuna kuşku yok!
2012 Türkiyesi’nde kadın kaynaklı Olimpik sıçrama bir öyküyü çağrıştırdı! Ağaç ile baltanın diyaloğunu anımsayalım! Ağacın serzenişi unutulur mu? “Hiç bir şeye yanmam ama sapın bendendir!” Balta için ağaçtan bir sap gerektiği gibi Cumhuriyet yıkıcılığı propagandası için de kadın başarısı gerek!
Kadınların olimpik düzlemde sıçrama yaptığı bu coğrafyadaki güncel gelişme hiç kimseyi yanıltmasın!
Cumhuriyet tarlasının kurutulduğu yerde bundan böyle kadınların sporda öne çıkması çok da beklenmemeli! Dönüşüm ve başkalaşımın süreç gerektirdiği akıldan çıkartılmayarak bu olumsuzlukların bugünden, yarına belirginleşmesi söz konusu olamayacaktır.
Tüm sporcularımıza ve biraz da olumlu ayrımcılık yaparak kadın sporcularımıza başarılar dileğiyle… Onların başarısı 9 canlı Cumhuriyet’in çığlığı olacaktır…
Ceyhun BALCI, 27.07.2012

Yorum bırakın