Londra 2012 sona erdi. Ama, bizim olimpiyat sevdamız sürecek. Hiç olmazsa 2020 olimpiyat kentinin belirleneceği önümüzdeki yıla dek süreceği kesin. Çünkü, İstanbul 2020 olimpiyatı için aday kent.
“Olimpiyatı İstanbul’a nasıl alırız?” sorusu daha pek çok kez sorulacak. Ama, bir olimpiyat kenti ve ülkesi için yapılması gerekenler gereğince konuşulmayacak.
Olimpiyat düzenlemenin bir inşaat ve otelcilik hizmeti olduğu varsayılarak asıl sorun göz ardı edilecek.
Olimpiyatlarda başarılı olmanın tek ölçütü madalyadır bizlerin gözünde. Madalya varsa sorun yoktur. Madalya geciktiğinde ise gerilir, hırçınlaşır, ağlaşırız!
Bu nedenle olimpiyat 5.si olan Nevin Yanıt’ın başarısı güme gidecektir. Kadın basketbol ve voleybolcularımız da başarısızlar listesine çoktan eklenmiştir. Bu gözle bakıldığında madalya sıralamasının tepesinde bulunanlar dışında tüm ülkeler üç aşağı beş yukarı bize benzetilebilir. Hemen her sporda ben varım diyen ama her var olduğu sporda madalya alamayan Küba da, cesametiyle orantısız başarısıyla bir kentimiz büyüklüğündeki Litvanya da, yine spor bizim işimiz diyen Asya’nın yükselen yıldızı Kazakistan da pek bir anlam taşımayacaktır bizim madalyabazların gözünde.
Kimi görüşlere göre spor ve sporun seçkin arenası olimpiyatlar ülkelerin gelişmişlik gösterisi alanıdır. Bilim destekli spordur aslında yarışan. Bir tür deney laboratuvarına da benzetilebilir geçtiğimiz iki hafta boyunca bir çoğumuzu heyecana sürükleyen yarışmalar.
Kaymak tabakadaki bu sıra dışılıkları bir yana bırakarak soralım! Sporda başarı nasıl yakalanır? Daha fazla sayıda bireye spor yaptırarak olayı toplumsal bir kimliğe kavuşturanlar başarıyı güvence altına alırlar. İşte 10 milyonluk Küba, işte birkaç milyonluk Litvanya ve işte Kazakistan!
Türkiye 75 milyonluk nüfusa sahip. Şimdilerdeki eğilimimiz bu sayının daha da artırılması yönünde. Ama, kalabalık Türkiye’nin spor alanları oldukça ıssızdır.
Okula adım atar atmaz okul-dersane-sınav kapanına sokulan çocuk ve genç Türkler bu tuzaktan kurtulup da spora yönelmedikçe başarı bizler için düş olmaya devam edecektir.
Sporu hiç olmazsa toplumsal sağlık için yapmalıyız. Verilere göre hastalık nedenleri arasında tütün kullanımı ve kötü beslenme ilk iki sırayı almakta. Üçüncü sırada ise hareketsizlik yer almakta. Diğer bir deyişle olimpik başarıdan önce sağlıklı olmak için de sporu topluma yayma zorunluluğu içindeyiz!
Olimpiyat düzenlemeyi inşaat ve otelcilik hizmetinin ötesine geçirmek için öncelikle insanımızı spor alanına sürmek gerekiyor. Geleceğini kurtarmak için sportif şans oyununa meraklı insanımızı. Totoyu tutturmak için İsveç 2. Ligi takımlarının kadro ve form durumunu ezbere bilebilen insanımızı seyirci olmaktan çıkartıp, sporcu olmaya yöneltirsek madalya alsın almasın, olimpik başarı kazanılmış olacaktır!
Ceyhun BALCI, 14.08.2012
Posted in YAZI-YORUM
Şuna bir yanıt: “OLİMPİYAT SEVDAMIZ”
-
Çok isabetli bir yorum. elinize sağlık.

Yorum bırakın