Türkiye 2020 İstanbul adayı olarak 2012 Londra’yı çok daha ince eleyip sıkı dokuyarak irdelemek zorundadır. Çok büyük umutlarla gelinen olimpiyatta 2’si altın 5 madalya kazanılmıştır.
Beklentinin yüksek olduğu dallardaki sessizliğe karşılık beklentimizin olmadığı alanlarda kazanılan başarılar söz konusudur.
Yazının başlığı hem başarı, hem de başarısızlık olgusuna vurgu yapmayı amaçlamıştır.
Ortaya çıkan başarı Türkiye’nin aydınlık yüzü kadınlara aittir. Kuşatılan, aşağılanan ve belirli alanlara hapsedilmeye çalışılan kadınlarımız Londra’da hamamın namusunu kurtarmışlardır. Bravo kadınlarımıza! Özgüvenden yoksun, ezik ve pısırık erkek egemen topluma bu başarılarıyla sert bir tokat atmışlardır. Elbette dövmek için değil ama sarsmak için!
Madalya alamasalar da kadın basketbol ve voleybol takımlarımızın katılımı ile Nevin Yanıt’ın madalyaya eşdeğer beşinciliği göz ardı edilmemelidir.
Kadınlara yönelik baskıcı ve yok sayıcı tutuma karşın kadınlarımızın elde ettiği başarı çok ama çok büyüktür.
Kitle sporuna değil de seyir ve kumar sporuna özendirmenin öne çıktığı bir ülkede kadın sporcularımızın varlığı bile fazlasıyla iç ferahlatıcıdır.
Türkiye’nin çağdaş yüzünün başarısı da demek olan bu sonuç her şeye rağmen kadınlarımızın kolay kolay gözden çıkartılamayacağının göstergesidir.
Kadınlarımız bu başarılarıyla kendi cinslerine yönelen tehditlere de verilebilecek en güzel yanıtı vermişlerdir.
Bu başarı kötü yönetime rağmen elde edilmiştir!
Kendileriyle ne kadar övünç duysak azdır!
Bu durum bizleri zafer sarhoşluğuna sürüklememelidir!
Bugünlerde 5 yaşında okula göndermek zorunda kalacağımız çocuklarımızın o yaşta gitmeleri gereken bir yer varsa onun da spor alanları, kulüpleri olduğunu aklımızdan çıkartmamalıyız.
Ceyhun BALCI, 15.08.2012

Yorum bırakın