UFAKLIK VE ŞİŞKO
Her iki sözcüğün zihninizde yol açtığı çağrışım hiç de olumsuz olmasa gerek! Ele, avuca sığmaz afacan bir oğlan çocuğu ile al yanaklı şiş göbekli sevimli bir adam!
Ufaklık Hiroşima’ya, Şişko Nagazaki’ye atılmış atom bombalarının adları. Saldırgan, eylemine çekicilik ve sevimlilik katmada son derece usta. Hiroşima’da 150.000, Nagazaki’de ise 80.000 dolayında (ani) ölüm söz konusu! Ölümlerin yaklaşık yarısı ilk gün gerçekleşmiş.
Ufaklık
Teslim olması an meselesi olan bir ülkeye insanlık tarihinin en acımasız saldırıları yöneltilmiş. Amerikan çöllerinde ya da okyanus derinliklerindeki denemeler kesmemiş olacak ki; canlı bir deneme yeğlenmiş.
Her ikisi de atom bombası olmakla birlikte Hiroşima’ya fizyon, Nagazaki’ye ise implozyon tipi atılmış. Hazır savaş hali sürüyorken parlak bir düşünce! Elbette canilerin aklına düşecek türden! Savaşın sonlarında pek çok Japon kenti hava akınlarının hedefi olsa da Hiroşima bu saldırılardan bağışık tutulmuş. Enola Gay adlı uçağıyla Paul Tibbets “Ufaklık” adlı atom bombasını Hiroşima’ya bırakmış. Kendisine eşlik eden diğer B 29’lar ise hava durumu gözlemi, ilk ölçümlerin yanı sıra fotoğraf çekme görevini yerine getirmiş.
Nagazaki’ye de benzer bir hava filosuyla gidilmiş. Bokscar Nagazaki’yi var olalı beri görebileceği en büyük felaketle baş başa bırakmış.
Amazon cangıllarında Nazi arayacak kadar titiz ve kararlı olabilen insanlık atom bombası vahşetinin üzerini örtenlere son derece sevecen yaklaştı. Aradan geçen 68 yıl olayın bu tarafının küllenmesine yaramış oldu!
Yazılacak şey çok olsa da Ufaklık ve Şişko insanlığın alnına çalınmış iki kara leke olarak bugün de varlığını sürdürüyor. O kara lekeleri alınlarımıza çalanlar kadar aradan geçen 70 yıla yakın zamandır demokrasi, özgürlük diye diye kavalcının peşine düşen biz insanlar da bir o kadar suçlu ve sorumluyuz.
Tam da burada sözü yalnızca Türkçenin değil evrenin en büyük şairlerinden birine, Nazım Hikmet’e bırakalım!
Ceyhun BALCI, 06.08.2013
KIZ ÇOCUĞU
Kapıları çalan benim
kapıları birer birer.
Gözünüze görünemem
göze görünmez ölüler.
Hiroşima’da öleli
oluyor bir on yıl kadar.
Yedi yaşında bir kızım,
büyümez ölü çocuklar.
Saçlarım tutuştu önce,
gözlerim yandı kavruldu.
Bir avuç kül oluverdim,
külüm havaya savruldu.
Benim sizden kendim için
hiçbir şey istediğim yok.
Şeker bile yiyemez ki
kâat gibi yanan çocuk.
Çalıyorum kapınızı,
teyze, amca, bir imza ver.
Çocuklar öldürülmesin
şeker de yiyebilsinler.
(1956)
http://www.youtube.com/watch?v=uqRfkGL902k
Sevingül Bahadır yorumuyla “Kız Çocuğu”





Yorum bırakın