FUTBOLUN PERDE ARKASI
Her şey gibi futbolun da bir ekonomi politiği olduğu kesindir. Önceki yazıda değinmiş olduğumuz gibi Türkiye Ulusal Futbol Takımları Teknik Direktörü her ay 6 basamaklı nicelikte aylığa bağlanmıştır. Ekonominin gücüne kanıttır. Aynı oranda başarı var mıdır? Yorum sizlerin!
Kalıplaşmış bilgilerdir belki ama yineleyelim. Portekiz diktatörü Salazar yönetimini 3 F ile sağlamlaştırdığını söylermiş. Futbol, fiesta ve fadoya eklenen üçüncü F’dir. Keza, İspanya diktatörü Franko’nun Santiago Bernabeu Stadı’nı 150 bin kişilik uyku tulumuna benzettiği söylenir.
Yine, önceki yazının sonuna özellikle eklediğimiz bir saptama vardı. Futboldaki yozlaşma ve niteliksizleşmeye değinirken izleyicileri bağışık tutmuştuk.
Günümüz futbol izleyicisi ne Salazar’ın 3 F ile yönettikleri gibi ne de Franko’nun Bernabeu’da uyku tulumuna sokabileceği türdendir.
Brezilya’da dün başlayan maçlara haftalar kala pek çok kentte sayısız insanın Dünya Kupası karşıtı gösterilere katıldıkları ne denli duyulabilmiştir?
Oysa, aklı başında hiçbir Brezilyalı futbol söz konusu olduğunda sevmese de ona karşı bir tutum takınmaz. Pek çok yoksul gencin düşlerini süsleyen bir can simididir çünkü futbol. Brezilya’nın önde gelen dışsatım kalemlerinden birisidir. Yurtdışında futbol oynayarak yaşamını kazanan Brezilaylılardan şu anki as takımı aratmayacak sayısız ekip kurulabilir. Kendi ülkelerinde milli formadan umut kesip başka ülkelerin uyruğuna geçenlerden bile sıkı bir Brezilya milli takımı oluşturabilirler.
Brezilya’da gösteri yapanların karşı durduğu şey futbol değil, futbolun bir tüketim nesnesine dönüştürülmesidir. FIFA ve UEFA ve elbette onların etkisiyle ulusal futbol federasyonları insan aklıyla açıklanması olanaksız bir savurganlık içindedir. Dünya ya da Avrupa şampiyonası için yıkılıp yeniden yapılan stadyumlar, akla hayale sığmayacak koşullara uyum için sokağa dökülen paralar tüketimin önde gelen kanıtlarıdır.
Futbola evet, ama bu uğurda toplumun gönencinden kesintiye hayır diyen Brezilyalılar alanlara dökülmüştür gerçekte.
İnsana en yakıştıramayacağımız tutumdur akıldan ve izandan uzak yaklaşımlar.
Daha küçük bütçelerle, daha yürekten yaklaşımlarla futbol denen büyülü etkinlik insana yaraşır hale getirilemez mi?
Soru budur!
“Fair Play” (Dürüst Oyun)ve “Irkçılığa Hayır!” diyerek dünyaya öğüt verenlerin aynaya bakmaları ve kendilerinin de dürüst olmaları gereğini anımsamaları zamanıdır. Bunu yapmadıklarında bir sonraki kupada sırça köşkleri başlarına yıkılabilir!
Ceyhun BALCI, 13.06.2014



Yorum bırakın