İKİ YOL HİKAYESİ

alkol
Tarih : 08.08.2014
Saat : 17.30-17.45
Yer : Mustafa Kemal Sahil Bulvarı, İzmir

Gözü pek ve seri bir sürücü dikkat çekici bir şekilde ilerliyor. Yapmamaya çalışsam da bir an için göz ucuyla da olsa sağıma bakıyorum. Direksiyondaki vatandaşın elinde bira şişesi. Hem içiyor, hem sürüyor! Cesaretinin ve gözüpekliğinin sırrı anlaşılıyor! Daha da kötüsü vatandaşımız yalnız değil. Yanında kendisi gibi insan görünümlü birisi daha var! Arkada ise bir 5-6 yaşlarında bir yavru. Neyse ki, onun elinde süt var. Elbette şimdilik! İleride ne içeceğini şimdiden bilinç altına işleyen büyükleri iş başında.
Yurttaşlık görevim gereği 155’i arıyorum. Plakasını da vererek Dacia Duster Ihlamur renkli aracı ihbar ediyorum. Sonuç hakkında en ufak bilgi sahibi değilim! Birkaç kişi bir araya gelince onları dağıtmak için biber gazı, basınçlı su, cop, mermi ne varsa kullanabilme yeteneğine sahip polisimiz alkollü değil, alkol alarak araç süren alçağa haddini bildirdi mi?
Bilemiyorum!

Tarih : 08.08.2014
Saat : 18.55
Yer : İzmir-Çeşme Otoyolu Çeşme çıkışı gişeleri.
Gişelerin hemen berisinde yerde yuvarlanan bir teneke içecek kutusu. Yakınlaşınca Efes Extra yazısını seçebiliyor gözlerim. Bir saat sonra bir kez daha dehşetle burun burunayım! Suçum neydi de böylesi bir dehşeti aynı gün hem de aynı saatte yaşıyorum?
Elim bir an telefona gidiyor! Elbette, hemen vazgeçiyorum! Faili meçhul bira kutusunu ihbar edip de gülünç duruma düşmenin gereği yok diye söyleniyorum kendi kendime!
Bu tip insan görünümlü yaratıklarla aynı ortamda bulunmak, aynı yolda direksiyon sallamak içimi burkuyor! Hatta korkutuyor!
Aklınıza gelebilecek her türlü olumlu hasletin yerle bir olduğu bir ortamda ve dönemde yaşamak örseleyici bir durum olup çıkıyor.
Üzerinde yaşadığımız ve artık vatan demeye dilimizin varmadığı bu toprak parçasında dibe vuruşun önde gelen bir gereklilik olduğunu bir kez daha kavrıyorum! İvedilikle!
Bu denli çökmüş bir toplumun, dibe vurup kendine gelmedikçe yozlaşmanın önünün alınmayacağını düşünüyorum!
İçimden bir ses sana ne be kardeşim, sen mi düzelteceksin bu yanlışlıkları diye avazı çıktığı kadar bağırıyor!
Tabii ki, ben düzeltemem! Ama, biz düzeltebiliriz!
Ceyhun BALCI, 09.08.2014

Posted in

Yorum bırakın