TOKLUK İÇİNDE AÇLIK
Açlık denince aklımıza Afrika düşer! Doğrudur, ama eksiktir! İlerleyen, gelişen ve 3. binyıla erişen dünyada yerkürenin en büyük ekonomisine, en fazla tüketimine, en oylumlu bilimsel üretimine ve dahi akla gelebilecek başka enlerine muktedir ABD, tokluk içinde açlık çekmektedir.
Geride kaldığı sanılan ama bir türlü de atlatılamayan ekonomik kriz bu verilerle bir kez daha doğrulanmaktadır. Hatta, krizin toplumsal etkilerinin henüz yerli yerine oturmakta olduğu bile söylenebilir.
Avrupa’da her 20 kişiden birisi gıda yardımı alırken, ABD’de 48 milyon kişi karnını gıda karneleriyle edindikleri besinlerle doyurmaktadır. Başka deyişle, her 6 Amerikalıdan birisi gıdaya muhtaç durumdadır. Ekelemekte yarar var! ABD’deki gıda paketleri hiç bir şekilde et, süt ve yumurta içermemektedir. Bu yardımlarla günü kurtaranların önemli bölümünün çocuk olduğu düşünülürse ABD’yi sağlıksız gelecek kuşakların beklediğini söylemek hata olmaz. Gıda paketleri işlenmiş gıdalardan oluşmakta, hızlı gıda ürünleri ve ağırlıklı olarak doymuş yağ asitleri içermektedir. Bu nedenle, tokluk içinde açlık çekenlerin aşırı kilolu olmasına da şaşırmamak gerekiyor.
New York Bronx’ta Gambia göçmeni bir ailenin sofrası. (National Geographic, August 2014)
Açlık çeken yığınların kolaylaştırılmış koşullar gereğince başta cep telefonu olmak üzere ev elektroniği edinmede güçlük yaşamadıkları notunu ekleyelim. Bu gözlem Türkiye’dekilerle uyum içindedir. Farklı şekilde ifade etmek gerekirse, cebinde son model telefon bulunan birisi açlık çekmekte ya da en azından sağlıklı bir şekilde beslenememekte olabilir.
Ülkenin mısır ve soya fasulyesi ambarı konumundaki Iowa eyaletinde açlık çekenlerin varlığı dünyanın ancak yeni bir ortaçağa girmiş olmasıyla açıklanabilir.
Iowa’da doğma-büyüme Amerikalı bir ailenin sofrası (National Geographic, August 2014)
İlginç olan durum, açlık çeken ailelerde çalışan bir ya da bir kaç aile bireyinin varlığıdır. Buna karşılık, düşen aylıklar ve esnek çalışma koşulları aile bütçesini oluşturan parasal varlığın azalması anlamına gelmektedir.
Bu durumda, sofraya, özellikle de çocukların önüne yiyecek bir şeyler koyma telaşındaki ana-babaların gıda güvenliğini gözetmeleri beklenemez. Soya yağıyla kızartılmış, işlenmiş, endüstriyel gıdalar beslenmeden çok doymayı, öğün savmaya yaramaktadır.
Başka ülkelerin başbakanlarıyla telefonla konuşurken bile elinde beyzbol sopası bulunduran dünyanın en ülkesinin muktedir başkanının belli ki, yurttaşları için en temel sorun olan beslenme konusunda eli kolu bağlıdır.
Varlık içinde yokluk, tokluk içinde açlık böyle bir şey olmalıdır!
Ya da açlığın yeni yüzüdür ABD’de yaşanmakta olan!
Ceyhun BALCI, 12.08.2014



Yorum bırakın