CAMİDE NİKÂH VE PAPA

Her geçen gün bir yenilik geliyor başımıza! Bu kez de nikâhı camiye taşıma sesleri yükseliyor. Kafalarına koyduklarını yapmadan rahat etmediklerini bildiğimiz için er ya da geç bu konunun da çözüme(!) kavuşturulacağını öngörmek yanlış olmaz.
http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/134669/AKP_den_yeni_proje__Resmi_nikah_camide_kiyilsin.html
Olmazsa olmaz medeni nikâhın yanı sıra pek çok çiftin dinsel nikâh da kıydırdığı bilinmeyen bir şey değil. Simgesel anlam taşıyan bu uygulamanın zararlı olduğu da söylenemez belki! Ama, sorun hemen her şeyi toplamda da gündelik yaşamı dinselleştirme eğiliminde yatıyor. Batıda da kilisede nikâh kıydırırlar. Ancak, orada kilisenin sınırı hemen oracıkta biter. Gelenek yerine getirildikten sonra kilisenin de, dinselliğin de esamisi okunmaz!
Kilise demişken biraz batıya gidelim!
Öncekinin görevi bırakmasıyla papa seçilen I. Fransis’in son açıklaması üzerinde durulmaya değer!

http://www.alternet.org/belief/pope-francis-says-evolution-and-big-bang-theory-are-true-god-not-magician-magic-wand?akid=12414.1123319.ymz_hD&rd=1&src=newsletter1025015&t=7
Özetle, Papa hem evrim hem de büyük patlama kuramlarının kiliseyle ve İncil’le çelişmediğine vurgu yaparak akla ve bilime beyaz bayrak sallamış oluyor. Papa’nın ve Katolik kilisesinin içten düşüncesi midir bilmek güç ama başka çareleri olmadığını görmek de zor değil!
Nikâhı camiye taşımaya çalışan yobazlıkla bilime ve akıla selâm duran papanın eşzamanlı çıkışları iki uçtaki durumun özetini yansıtıyor.
Batıda bir zamanlar insanları engizisyon ateşiyle yakmışlığı olan kilisenin bugün artık eylem bir yana söylemde bile köşeli olmaktan uzak duran tutumu dikkat çekici değil mi?

Buraya geldiğimizde ise akıl ve bilime selâm durmak bir yana ona efelenen, etki ve yetki alanını her geçen gün genişletme derdindeki dinselleşme!

Campo di Fiori Meydanı, Roma : Giordano Bruno’nun (17 Şubat 1600) engizisyon ateşiyle yakıldığı yer!
Pek çoğumuzun önemsemediği, kimilerimizin de önemsemekle birlikte oralı olmadığı laikliktedir işin sırrı! Bir kez çiğnettiğinizde kırmızı çizgileri, yaşamın her alanının paspasa dönüşmesi işten değildir. Bunu fark ettiğinizde artık çok geçtir!
Yeni bir aydınlanma devriminden başka çıkış yolunuz kalmamıştır!
Elbette, akıl ve bilim rehberliğinde bir çağdaş yaşam kaygınız varsa! Böyle bir kaygınız yoksa canınızı sıkmaya bile değmez!
Ceyhun BALCI, 30.10.2014

Yorum bırakın