BİZE DEVRİM GEREK
Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne kadın çığlıkları karışıyor! Aşağılanan, ayrıma uğrayan, itilip, kakılmakla kalmayıp toplumsal yaşamdan kopartılma tehlikesiyle yüz yüze olan kadınlardan söz ediyoruz!
Bir sorun var ki, geri kalanların hepsine rahmet okutur!
Cehaletin özgürleştiği, karanlığın da koyulaştığı son 10 yılda kadına yönelen şiddette yüzde 1400 artış olmuş.
Sokakta yürürken laf atılan kadınlar yine de şanslı!
Dağa kaldırılmak, tecavüze uğramak, üstüne öldürülmek 2015 Türkiyesi’nde kadının başına gelebilecek sıradan durumların en dehşet verici olanları.
Bir yanılsama var ki değinmeden geçmemeli!
“Kadınlar evde otursa işsizlik sorunu çözülür!”
“Gebe kadının ortalıkta dolaşması doğru değildir!”
“Mini etek giyersen tecavüze hazır olacaksın!”
Yukarıdakiler ilk anda aklıma gelenler. Bu sözler kamuoyunun erişebileceği basın organlarında yer aldı. Bilindiği kadarı ile de bu sözlerin herhangi birisine en küçük işlem yapılmadı. Oysa, her biri eylemli şiddete eşdeğer sözlü saldırıydı. Bir yandan aşağılayan diğer yandan da saldırganları özendiren!
Kadının toplumsal yaşamdaki yerine ilişkin dünya sıralamasında önünde yer alabildiğimiz ülkeleri yazmaya elimiz varmıyor artık!
Bu noktaya nereden geldik!
1930 : Kadınlara Belediye Seçimlerinde Seçme Hakkı verildi!
1933 : Kadına Muhtar Seçme ve Köy Heyeti’ne Seçilme Hakkı verildi!
1934 : Milletvekili Seçme ve Seçilme Hakkı verildi!
1935 : Kızlı-erkekli üreterek öğrenme okulları Köy Enstitüleri’nin kuruluşu!
1937 : Kadınlar 18 temsilci ile TBMM’de!
Bu ve benzeri hakların verilişi Fransa ve İtalya’da 1946’da; İsviçre’de ise 1971’de gerçekleşebilmiş.
Herkesten sonra uyanan ama pek çoğundan hızlı yol alan Türkiye’de sıralamış olduğumuz kazanımlara sahip çıkılamadı, korunamadı ve kollanamadı!
Bu durumda yazının başlığını yaşama geçirmekten başka seçenek olmadığı çok açık değil mi?
Dünya Emekçi Kadınlar Günü ancak böyle bir devrimden sonra kutlanabilir, anlam kazanabilir!
Ceyhun BALCI, 08.03.2015


Yorum bırakın