TİT’E BİR HALLER OLUYOR

Türkiye’nin ekonomik kriz döngüsü 7 yılda bire denk düşüyor. 2001’I izleyerek 2008’de bir vurgun daha yemiş olmakla birlikte bu kez batının derin krizi sıcak para akışının da etkisiyle bizi çok etkilememiş göründü. Toplum mühendisliğinin de etkisiyle yanılsama yaratıldı da denebilir.

Yıl 2015!

Bir kez daha kriz zamanı!

Bu kez çok daha etkili bir sarsıntı kimseleri şaşırtmayacak! Geçtiğimiz yedi yıl boyunca anavatanından kopan sıcak para Türkiye’nin can simidi oldu!

Üretime, AR-GE’ye ve bağlantılı olarak nitelikli teknoloji yaratımına yönelinmiş olsa sıcak paradan yararlanmış olmamız bile olasıydı. Tüketime dayalı içi boş ekonomik büyüme bir bakıma kısır döngüye yol açmış oldu!

Bu dönemi TİT ile betimlemek yanlış olmaz!

TURİZM-İNŞAAT-TEKSTİL!

Her üçünde de özgün buluş yok!

Turizmde olağanüstü potansiyel ucuza pazarlanarak, sahte gıda ve içecekle bulamaç haline getirilip sunuluyor. Albenili turist sayılarının gülünç getirilerle bezeli olduğu kuşku götürmez bir gerçek. Toplumsal gettolaşmanın turizme taşındığını söylemek pek ala mümkün.

turizm_banner_2

İnşaat sektörü de yağma, talan ve dönüşüm soslarıyla palazlandırıldı geçtiğimiz yıllar boyunca. Gökdelenler, ormanları ve doğayı bitiren lüks konut projeleri, TOKİ destekli ucube yapılar bu döneme damga vuran olgular oldu.

Construction building/3d render.

Tekstil için de olumlu bir şeyler yazmak olanağı yok ne yazık ki! Yok pahasına üretilen, dışsatımı yapılan ve yükte ağır, pahada hafif eğlencelik bir sektörden söz ediyoruz. Tekstilin temel maddesi iplik bile dışarıdan geldiğine göre pahalılaşan dövizin bu alanı da yerle bir etmesi şaşırtıcı olmayacaktır.

2012-03-12-2.-ulusal-pamuk-zirvesi-urfada-yapilacak

Her üç başlık da kriz dönemlerinin kırılgan yapılarını barındırıyor içlerinde!

Türkiye’nin güncel görünümü!

Alacaklı kapıya dayanmış, içeriye girip alacağını tahsil etmeye çalışıyor. Bizler ise kapıyı, pencereyi ve ışıkları kapatmış; evde yokuz oyunuyla günü kurtarmaya çabalıyoruz.

Ekonomide üretimi ve devletçiliği anımsama zamanıdır!

Para bolluğunda parasını bastırır istediğimiz malı alır, kullanırız anlayışı fazlasıyla pompalandı Türkiye’de!

Sorun yalnızca lüks tüketimden vazgeçmekle çözülecek gibi görünmüyor.

Sağlık Bakanlığı’nın 2013 yılı istatistiklerinde göze çarpan bir sayı çok ilgi çekici geldi bana!

Buna göre, 2013 yılında Türkiye’deki insanların % 85’inden fazlası kentlerde yaşamaktaymış. Kentte yaşamakla kentli olmayı ayırarak yorumlamak gerekir bu durumu. Bu kadar kentlinin üretemiyor oluşunun yanı sıra en iyi bildiğimiz şey olan tarımı da yitirmiş olduğumuz sonucu çıkartılabilir bu durumdan.

Parayla satın alabileceğiniz pek çok şey olabilir belki! Ama, hiç kimse para karşılığı da olsa yiyeceğini satmaz bir başkasına.

Yaklaşmakta olan ekonomik yıkımın bir başka önemli halkası da besin sorunu olabilir. Bu da başlı başına bir başka acıklı yıkım olmaya adaydır.

indir (1)

O halde TİT’e bir T daha ekleyip TİTT’leştirmek doğru olacaktır. TİT’e ilişkin olumlu gidiş mezarımızın kazıcısı oldu. Son T’deki olumsuzluğun ise açlık nedenimiz olmamasını dilemekten başka bir şey gelmiyor elden!

Ceyhun BALCI, 08.03.2015

Posted in

Yorum bırakın