HEM ÇAĞDAŞ, HEM HUKUKÇU!

Geçen hafta İzmir Barosu’nun düzenlemiş olduğu “Yüz Yıllık Yalana Son” paneli yapılmıştı. İçinde bulunduğumuz nisan ayında Ermeni Soykırımı savları yoğunlaşmış durumdadır. Yüzüncü yıl bu yoğunlaşmaya ayrıca katkıda bulunuyor.

Panel öncesinde de sözü edilmişti. Çağdaş Hukukçular Derneği bir açıklama yaparak izlemedikleri panel üzerinden baroyu kınamışlar ve yetinmeyip özürcülüğe de soyunmuşlar. Daha sonra ayrıntılı biçimde inceleme fırsatım oldu. Söz konusu derneğin internet sitesinde yer alan metin panelden önce kamuoyu ile paylaşılmıştı. Böylelikle, henüz gerçekleşmemiş ve dolayısı ile içeriği konusunda bilgi sahibi olmadıkları bir etkinlikle ilgili olarak önyargılı bir nitelemede bulunduklarını şaşırarak gördüm. Bu şaşkınlık bildiriyi kaleme alanların hukukçu oldukları göz önüne alındığında fazlasıyla katlanmış olmaktaydı. Oysa hiç olmazsa meslekleri gereği AİHM kararlarından haberdar olmalarını beklenmez miydi?

Bu durum karşısında ilgili internet sitesindeki yazının altındaki yorum sekmesine şu sözleri ilettim! Az önce bir kez daha denetledim. Yorumum hoşa gitmemiş olacak ki; yer verilmemiştir. Bu sansürcü ve yasaklayıcı tutumun da çağdaşlıkla ve hukukla ilintisini merak etmekte haksız mıyım?

Sayın yetkili
Başlığın hemen altında yer alan bilgiye göre bu açıklamayı 2 gün önce yapmış olduğunuz ve internet siteniz aracılığıyla kamuoyu ile paylaşmış olduğunuz anlaşılmaktadır.
Henüz yapılmamış olan bir etkinlikle ilgili olarak önyargılı bir biçimde karalayıcı ve özürcü bir tutum almak çağdaşlığın ve hukukçuluğun neresine denk düşmektedir?
Bu konuda açıklama yapmanız gereğini saygılarımla bilgilerinize sunarım!

Ayrıca, internet sitesinde yayımlamış oldukları ve özürcülüğü de kapsayan yazıda 1915 olayları 1948’de belirlenen bir norm üzerinden “soykırım” olarak nitelenmektedir.
Adlarının önünde hem çağdaş, hem de hukukçu unvanlarını taşıyanlar adına büyük şanssızlıktır bu bildiriyle kendisini gösteren savlar!
Bu hoş görülemez hataya düşenlere yanıtı panele katılan hukuk hocası şu şekilde vermişti. Bu kişiler hukuk diploması taşıyorlarsa eğer kuşkusuz hukuk fakültesini bitirmişlerdir. Dolayısı ile “hukuklu” sayılırlar. Ama, bu durumun “hukukçu” olmalarına yetmediği de altına imza attıkları bildiriden anlaşılmaktadır.
Kavramlar hoyratça kirletilmemeli!
Sözde değil, özde olunmalıdır hem çağdaş, hem hukukçu!
Ceyhun Balcı, 12.04.2015

Posted in

Yorum bırakın