HOŞGELDİN ORTAÇAĞ
İnsanlık can derdinde. Kan ve gözyaşı sel olmuş akıyor dense yeridir. Böylesi bir ortamda yazacaklarımız ne denli anlamlı ve önemli? Bunu kestirmek güç olsa da özelde ülkenin, genelde dünyanın içine yuvarlandığı çıkmazı anlatmada işe yarayabileceğini düşünüyorum yine de yazacaklarımın.
Taşıt araçlarımızın camlarına kıstırılan tanıtım kartlarıyla tanışık olmalıyız. Erotik çağrışımlarla bezeli masöz tanıtımlarına eklenen son örnek sıra dışı olduğu için yazmak kaçınılmaz oldu.
Hacam ve Masaj hizmeti veren yurttaşımızın kartı okunduğunda güncel eğilimlere uyarak hacamatı kısalttığı, yetinmeyip masajı da ekleyerek etki alanını genişletmeyi amaçladığı anlaşılıyor.


Şaka bir yana kartta yazılanları okuyunca dehşete düşmekle kalmadım! Hoş geldin Ortaçağ diye mırıldanmaktan alamadım kendimi.
Türkiye’nin insanı dehşete düşüren bir çelişkiler ülkesi olduğunu bir kez daha anımsamış oldum. Bir yanda çağ ötesi donanımlı, albenili sağlık kuruluşları diğer yanda ortaçağda kalmış olması gereken sağaltım (tedavi) yöntemleri. Çağdaş tıp yöntemlerini uygulayan hekimler neredeyse attıkları her adımdan, yaptıkları her girişimden fazlasıyla sorumlu tutulurlarken; ortaçağ yöntemlerini uygulayanların böyle bir kaygısının olmaması sözün bittiği yerde olduğumuzu göstermeye yetip de artıyor.
Sözlüklere bakılırsa hacamat, bedenin her hangi bir yerinden yapılan yüzeysel kesiden emici bir düzenek aracılığıyla kan alınması demek oluyor. Uygulandığı dönemlerde kan akıtılarak vücuttaki zararlı maddelerin uzaklaştırılması amaçlanmış olmalıdır. Bir tıp tarihi bilgisi olarak kalması gereken hacamat ve kupa çekme uygulamalarının üçüncü binyılda hortlamış olması sıra dışı bir olgudur.
Başka pek çok alan gibi tıp uygulamaları da ortamdan ve iklimden kolayca etkilenebiliyor.
Son yıllarda bu bağlamdaki etkinliklere (sahte) bilimsel görünüm kazandırıldığını ve hatta bilimselliği söz konusu bile olamayacak bu alanla ilgili tıp kongreleri düzenlendiğini şaşırarak izler olduk.
Anımsayanlar olacaktır! Bundan kısa süre önce ülkemizde bir kongre düzenlendi. Nebevi (Peygamber) Tıp Kongresi adı altında bilimsellik kisvesine büründürülen hacamat yapma, kupa çekme vb başka tarihsel sağaltım yöntemleriyle ilgili sunumlar yapıldı. Kongre bir üniversite rektörünün konuşmasıyla açıldı! Kongreyi gözetimi altına alan kim miydi? Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’nın tıp doktoru eşiydi.
Bu gerçekler ortadayken hacamat yaparak, kupa çekerek bizleri ortaçağla buluşturan uyanık vatandaşımıza kızabilir misiniz? Bana sorarsanız bu kongreyi düzenleyenlere de öfkelenmeyin derim!
Bir ayna bulup karşısına geçerseniz kime kızacağınızı da görmüş olursunuz!

Posted in ,

Yorum bırakın