Salgında birinci yıl dolarken başından bu yana değişmeyen tartışma salgının yönetimiyle ilgili oldu. Ne dünya ne de birkaçı ayrı tutulursa ülkeler bu konuda başarılı oldu denemez.
Başlangıçta birkaç ay süre biçilen salgın uzadıkça salgın dışında kalan süreğen hastalıklara yaklaşımla ilgili sorunlar kendisini göstermeye başladı.
Buna ilişkin bir yaşanmışlığı paylaşarak başlayalım.
Bugün başvuran bir hastamın anlattıklarının özetidir.
“Ailecek kovide yakalanırlar bundan birkaç ay önce. Üç kişilik aileden anne ve oğlu belirtili olsalar da hastalığı atlatırlar. Baba ise önce hastaneye yatırılır. Ardından da yoğun bakıma kaldırılır. Bir ayı aşkın süre sonunda yaşamını yitirir. Salgından önce de temizliğine özenli olan baba salgın sırasında sarılık nedeniyle içinden gelmese de hastaneye gidip gelmek zorunda kalır. Salgın ortamında sıkça hastanede olmak kovide yakalanmakla karşılık bulur. Üstelik ölümcül hastalık karşısında direncini düşüren yandaş hastalığı da vardır.”
Bu olguya ilişkin olarak “büyük şanssızlık” nitelemesi de yapılabilir.
Ancak, bu gelişmenin salgının kötü yönetimiyle yakından ilişkili olduğu göz ardı edilmemelidir.
Elbette, öncelikle salgına odaklanmak doğal ve gereklidir. Ancak, yaşam da sürmektedir. Diğer ciddi sağlık sorunları salgın nedeniyle varlıklarını sonlandırmadıkları gibi süreli kontrollerin aksaması ya da sağlık kuruluşlarına başvuru konusunda öteleme eğilimi can yitimine yol açan sonuçlara yol açabilmektedir.
Salgının başından bu yana salgın hastanelerinin ayrılması, diğer hastalar için de salgın hastalık nedeniyle başvuru almayan hastane ve sağlık kuruluşlarının ayrılması doğrultusunda uyarılar yapılmıştı.
Birkaç ay içinde sönümlenmiş olsa diğer önemli sağlık sorunlarıyla ilgili gelişmeler bu denli can yakıcı olmayabilirdi. Salgın uzadıkça acıklı sonuçlar da artış göstermeye başladı. Salgın hastaneleri olarak eldeki hastanelerden yararlanılabileceği gibi, salgının başlangıcında Çin’in yaptığı gibi geçici hastaneler de yapılabilirdi. Bu amaçla sahra hastaneleri bile kurulabilirdi. Böylelikle kovid hastaları yalıtılırken diğer hastalıklar için de güvenli ortamlar oluşturulabilirdi.
Salgının ağır baskısı altında gündemde kendisine yer bulamayan bu önemli başlık araştırma konusu olursa kovid ortamında uygun ve yeterli sağlık hizmeti alamayan ve bu nedenle yitirilen hastaların hiç de az olmadığını ortaya koyacaktır.
Salgın yönetimiyle ilgili pek çok olumsuzluktan söz edilebiliyorken kovid dışı önemli ve ertelenemez sağlık sorunları ve bu gibi sorunları olan hastaların gördüğü zarar ve hatta yaşam kayıpları hak ettiği ilgiyi görmüyor diyebiliriz.
Salgın ortamında salgını yönetmek kadar salgın dışı sağlık hizmetlerini de diri ve ayakta tutmak son derece önemli.
İçinde bulunduğumuz yılın da salgın yönetimiyle geçeceği varsayıldığında bu önemli konuya hak ettiği ilgiyi göstermek için geç kalınmış olsa da gereğinin yapılması kaçınılmazdır.

Yorum bırakın