Şu sıralarda Milano Cortina Kış Olimpiyatları’nı izliyorum. Kış sporlarına bu denli elverişli bir ülkede yaşayıp varlık gösterememek üzücü.
Kayakla atlama yarışları sırasında Eurosport Türkçe sunucusunun bir sözü çalındı kulağıma.
Burada yarışan ancak finale kalamayan kayakla atlama sporcularımız antrenmanlarını Slovenya’da yapmışlar.
Universite Kış Oyunları’nın 2011’de ülkemizde, Erzurum’da yapıldığını anımsayınca…
Nasıl olur dedim kendi kendime.
O oyunların bize kazancı değil miydi bu sıradışı spor alanları?
O zamana dek gençlerimizin yapmayı bile aklından geçirmeyeceği sporların yapılması fırsatı doğacaktı.
Bu fırsat doğdu denebilir.
Diğer yandan, bir olay daha anımsadım.
2011’de kullanıma açılan Erzurum kayakla atlama kuleleri 2014’te kendiliğinden yıkılmıştı.
Araştırırken fark ettim.
Yeniden yapılan kuleler 2022’de bir kez daha yıkılmış.
https://www.sozcu.com.tr/milyonlarca-lira-harcanan-atlama-kulelerinde-yine-coktu-wp7219109
Yerbilimciler kulelerin yerleşimini uygunsuz bulan görüş bildirmişler. Başka deyişle, buraya yaptıklarınız yıkılır demeye getirmişler.
Kayakla atlamacılarımızın olimpiyatlara Slovenya’da hazırlanması çeşitli gerekçelerle açıklanabilir.
Ancak, yıkılan atlama kuleleri konusu üzerinde durmaya değer.
Bilimsel görüşe karşın kuleleri üçüncü kez aynı yere yapmak aklın rehberliğini göz ardı etmekle özdeşleştirilebilir.
Atlama kulelerinin yıkımıyla karşımıza çıkan akıldışılık orayla sınırlı kalsa iyi.
Bu ve benzeri akla meydan okuma etkinlikleri yaşamın görece çok daha önemli alanlarında sergileniyor.
Kötü olan da bu…


Yorum bırakın