İLBER ORTAYLI : SEVMELİ Mİ, SÖVMELİ Mİ?

Uçlarda olmak zorunlu mu?

Neredeyse her ölümden sonra yaşanır oldu bu durum.

Yorumcular ve içerik oluşturucular karşıt takım yandaşları gibi ortadan ikiye bölünüyorlar.

Bir taraf güzellerken diğer taraf alabildiğine kötülüyor.

Ölenin arkasından konuşulmaz sözünü çok önemsemem.

Ölen anlı, şanlı ve kamuya mal olmuş biriyse arkasından konuşulur, yazılır.

Elbette, aşağılamaktan ve anısını incitmekten kaçınarak.

Biraz da çağın gereği bu durum.

Sanal ortamda içerik üretmek anlık eylem. Bir de yeterince düşünme ve gözden geçirme alışkanlığı yoksa.

İlber Ortaylı güncel.

Tarihteki yetkinliği ve derinliği tartışılabilir mi?

Diğer yandan, FETÖ’yle yan yana gelmesi kesinlikle eleştirilmelidir.

Geçen yılın ortalarıydı sanırım. İlber Ortaylı Galatasaray Üniversitesi’nde bir konuda eylem yapan öğrencilere buyurgan ve üstenci bir tutumla yaklaşmıştı. Elbette hoş görülemezdi.

Başka hataları da olmuştur kuşkusuz.

Her iki durum için de keşke yapmasaydı diye mırıldandığımı anımsıyorum.

Ayrılmaz ikili oldukları için örneklemekte zarar yok.

Celâl Şengör tanınmış yerbilimcimiz. Çok yönlü bir kişilik. Alanı dışında da birçok konuda düşünce sahibi.

12 Eylül darbesini olumlamasıyla tanındı.

Kenan Evren’in cenazesine çelenk göndermesiyle bilindi.

Keşke yapmasaydı!

Hem Ortaylı hem Şengör akademik yeterlilikleri tartışılmaz ikili.

Küresel ölçekte kabul görmüş kişilikler.

Başka deyişle, bir kalemde silinip atılıp, yok sayılacak kimseler olmadıkları kesin.

Akademik ve entelektüel ortamımızın giderek çoraklaştığı göz önüne alınırsa bu ikiliye ve başkalarına sergilenen özensizlik ve kabalık kabul edilemez.

Yaşam akla karadan oluşmuyor.

Kişiler de çerçevesini çizdiğimiz sınırların içinde olmak zorunda değiller.

Eleştirilecek yanları olsa da akademik alandaki değerleri ve yetkinlikleri tartışılmaz olan değerleri hiçe saymak, değersizleştirmek bu denli kolay olmamalı!

Şengör uzun ömürlü ve sağlıklı olsun!

Ortaylı’nın ruhu şad olsun.

Posted in

Yorum bırakın