İçeriğe geç
cumhuriyetciyorum

cumhuriyetciyorum

    • About
    • ÖZGEÇMİŞ


  • İlkokulu Tokat Niksar ve Eskişehir Çifteler’de okudum.

    Orta ve lise öğrenimimi Eskişehir Anadolu Lisesi’nde tamamladım.

    Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni 1985’te bitirdim.

    Zorunlu hizmet yükümlülüğümü Ağrı Devlet Hastanesi’nde (1985-87)yerine getirdim

    1991’de Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı unvanı aldım.

    Kırk yıla yaklaşan hekimlik yaşamıma emekli olarak son verdim.

    Böylelikle kendime yüklediğim sosyal sorumluluk etkinliklerine daha fazla zaman ayırır oldum. Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve devrimlerine gönülden bağlı bir yurttaş olarak ülkemiz ve dünyamız sorunlarına eğilme çabası gösteriyorum.

    Gazete, dergi ve sanal ortamda yayımlanmış yazılarımdan oluşan SUYA YAZILAR, Zeus Kitaplığı 2013 ile Covid 19 küresel salgını sırasındaki denemelerimden oluşan İÇİMİZDEKİ YABANCI : VİRÜS, Cumhuriyet Kitapları, 2020 adlarıyla yayımlanmış iki kitabım bulunmaktadır.

    Yazılarım başta kendi blogum olan cumhuriyetciyorum.com’da okurlarla buluşmaktadır. Ayrıca, Dağarcık Türkiye topluluğuna katkıda bulunuyorum ve topluluğun etkinliklerine katılarak dağarcığımı varsıllaştırmaya çalışıyorum.

Ceyhun Balcı kişisel blogu.

Burada nesnel bilgilerin yanı sıra öznel görüşler de okuyabilirsiniz.

Aşağılama ve kötü söze ne burada ne de yorumlarda geçit verilmez.

Buna karşılık keskin eleştiri olmazsa olmazımdır.

KADINA OY HAKKI YA DA SUFRAJET

Mart 7, 2026

·

AZİM VE KARAR, KUTLU-YORUM, YARINLAR

İnsanlık uygarlaştıkça(!) kadın hakları sorunu baş göstermiştir. Yerleşik yaşam ataerkil yapıyı güçlendirince çıkmıştır bu ironik durum ortaya.

Devrimin beşiği sayılan Fransa’nın yerine ABD, İngiltere ve Almanya kadın mücadelesinde öne çıkan ülkeler olmuştur.

8 Mart’ı Alman sosyalist kadın hakları savunucuları Clara Zetkin-Rosa Luxemburg ikilisinin 1910’daki önerilerine borçluyuz.

Clara Zetkin ve Rosa Luxemburg

Atlantik’in karşı yakasındaki kadın hakları mücadelesi kölelik karşıtlığıyla koşut gitmiştir.

İngiltere’de ise özgün bir kimlik kazanmıştır bu savaşım.

Sufraj(et) devinimi

XIX. yüzyılda Kadınların Oy Hakkı Birliği üzerinden başlayan devinim Sufraj Dernekleri’ne evrilmiştir.

XX. yüzyıl başındaysa Sufraj devinimi eylemliliği sokağa taşıyarak Sufrajet adıyla anılmaya başlamıştır.

Sufrajet devinimi, açlık grevi, kendini zincirleme, duvarlara slogan yazma ve boş yapıları ateşe verme gibi eylemler yaparak ses getirdi. Sufrajet deviniminin önde gelen özelliği bireylere fiziksel zarar vermemeye özen göstermesiydi. Sufrajet kadın hakları savaşımını sözden eyleme taşımasıyla sivrildi.

Sufrajet’in öncüsü Christabel Pankhurst (1880-1958)

Bu dönemde Sufrajet’in yaşama geçirdiği bir başka özgün eylem 1903’te kral VII. Edward döneminde dolaşıma sokulan penilerin üzerine “Kadınlara Oy Hakkı” yazısı işlenmesi oldu. Elbette, bu paralar darphaneden bu şekilde çıkmamıştı. Sufrajet, ortamda en çok el değiştiren nesnelerden birisi olan metal paralara işlediği bu yazıyla yaratıcı bir yöntemi dağarcığa eklemiş oldu.

Öncesiyle ve Sufrajet etkisiyle kadına oy hakkında yoğunlaşan devinim semeresini vermeye başladı. Sırasıyla Yeni Zelanda (1893), Avustralya (1902), Finlandiya (1906), Norveç (1913), Sovyetler Birliği (1917), Almanya (1918), ABD (1920), Birleşik Krallık (1928) kadınları oy hakkına kavuştular.

Devrimin beşiği Fransa’da kadınlara bu hakkın tanınması için 1944 beklendi. Bugün gelişmişliğiyle göz kamaştıran İsviçre’de kadınlar 1971’de oy kullanmaya başlayabildiler.

Dünya Kadınlar Günü başlangıçtaki etkiyle 50 yıl öncesine dek sosyalist-komünist kimliğiyle tanındı. 1975’ten sonra bu kimliği sürmekle birlikte küresel ölçekte yaygınlaştı. Onu izleyerek Birleşmiş Milletler de Dünya Kadınlar Günü tanıdı.

Türkiye’ye gelince!

Kadın haklarının gündeme gelmesi Osmanlı’nın son yıllarına rastlar. Çalkantılı yıllarda daha fazla ilerleme sağlanamadı.

Cumhuriyetle birlikte kendisini gösteren devrimler fırtınasının en önemlisidir kadın devrimi. Toplumun yarısının varlığı ve eşitliği böylelikle somutlaştı.

Türkiye’de kadınlar oy hakkına 1934’te kavuştu. Rönesans ve aydınlanma trenini gecikmeli yakalayabilen Atatürk Türkiye’sinin bu bakımdan da dörtnala ilerlediği kuşkusuzdur. Bu gecikmeye karşın Fransa ve İsviçre başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesinin önünde yer almış olmamız dikkat çekicidir.

Kadın haklarının dünyanın birçok yerinde savaşım sonucu elde edildiği kuşkusuzdur.

Bizdeyse Milli Mücadele sonrasında kurulan Cumhuriyet bu hakları devrim olarak sunmuştur o güne dek yok sayılan kadınlarına.

Türk kadınının Atatürk’ünün olması bu kolaylıkta önde gelen etken olmuştur.

Türkiye’de kadın hakları kâğıt üstünde yerli yerinde duruyor olsa da Cumhuriyet ilkelerinden ve elbette kadın devriminden uzaklaşma uygulamada hak yitimlerinin yolunu açmıştır.

Belki de bu kez bu hakların eksiksiz ve sağlam bir biçimde canlandırılması bir mücadele gerektirecek gibi görünmektedir.

8 Mart kutlu olsun!

Bunu paylaş:

  • X'te paylaş (Yeni pencerede açılır) X
  • Facebook üzerinde paylaş (Yeni pencerede açılır) Facebook
Beğen Yükleniyor…

Yorum bırakın Cevabı iptal et

Whether you’re a blogger, photographer, or creative professional, Brightblog is a versatile theme that will shine your content. Its magazine-inspired layout and customizable design make it the perfect choice for anyone looking to elevate your blog to the next level.

Tumblr

Instg

Fcbk

WordPress.com’da Blog Oluşturun.

Yorumlar Yükleniyor...
  • Yorum
  • Tekrar blogla
  • Abone Ol Abone olunmuş
    • cumhuriyetciyorum
    • Diğer 262 aboneye katılın
    • WordPress.com hesabınız var mı? Şimdi oturum açın.
    • cumhuriyetciyorum
    • Abone Ol Abone olunmuş
    • Kaydolun
    • Giriş
    • Kısa adresi kopyala
    • Bu içeriği rapor et
    • Yazıyı Okuyucu'da görünrüle
    • Abonelikleri Yönet
    • Bu şeridi gizle
%d