Çin’de 6 yerde konakladık. Her birinde en çok iki gece kaldık. Çin içinde 2 uçak 2 de tren yolculuğu yaptık. Bir otobüs yolculuğunu da unutmadan.
Çin’deki ikinci durağımıza uçakla gidiyoruz. İki buçuk saatlik uçuştan sonra başı dumanlı dağlarca karşılanıyoruz.



Zhangjiajie, Hunan eyaletinin bir ili. Nüfusu 5 milyon dolayında.

Bölgedeki dağlar dünyada eşi benzeri olmayan kuartz-kumtaşı bileşkesinden oluşmuş. Üç bin dolayında karst yüzey şeklini barındıran milli parktayız. Bölge binlerce yıl boyunca Tujia, Miao ve Bai azınlıklarına yurt olmuş.
Bu benzersiz doğal varlık 1992’den bu yana UNESCO mirası listesindeymiş.
Avatar filmindeki Hallelujah dağına esin kaynağı olmuş Zhangjiajie Doğal Parkı.
Büyük Kanyon’daki cam köprü son derece etkileyici. Yükseklik korkusu olanlar için irkiltici olsa da güvenlik bakımından sorun yok. Cam tabanlı köprünün uzunluğu 480 metre, yerden yüksekliğiyse 300 metre.

Büyük Kanyon tabanındaki çayın rengi ve görünümü son derece etkileyici.

Cam tabanlı köprüden geçmek yetmez biraz daha adrenalin diyenler için seçenekler eksik değil.
Zipline’la bir yakadan diğerine geçebilirsiniz.
Kanyon tabanına nasıl ineceğim diye düşünmenize gerek yok. Kaydırakla ulaşım çabuk olduğu kadar heyecan verici. Biraz yorucu olduğunu eklemekte yarar var.

Her iki seçenek de ilgimi çekmiyor diyenler için 326 metre yüksekliğe sahip Bailong asansörü yapılmış. Yeryüzünün en yüksek dış ortam asansörü olduğunu öğreniyoruz.
Zhangjiajie’ye bağlı Wulingyuan’da konaklıyoruz.
Çin’deki irili ufaklı tüm yerleşimler gibi burası da son derece hareketli ve canlı.


Wulingyuan’da tapınak ve kent meydanı
Wuligyuan sokakları resimlerle ve heykelciklerle donatılmış.

Çin kırsalının kentleri de metropolleri gibi düzenli ve temiz.
Avatar dağları

Otobüsle bir noktaya kadar ulaştıktan sonra Avatar dağları parkının girişine erişebilmek için kısa bir dekovil yolculuğu yapıyoruz.

Çin’de gezginlerin uğrak yeri olan bir çok noktada ülkenin yakın tarihine değinen, ÇKP’yi konu eden köşelere rastlamak olası. Burada da hemen girişte Milli Savunma Eğitim Parkı oluşturulmuş.
İlk olarak primat kardeşlerimizi selamlıyoruz.
Gezginlerin sunduğu yiyecekleri paylaşamayanların kavgasına tanık oluyoruz.

Üç bini aşkın karstik dikitten oluşan UNESCO dünya mirası doğal parktayız.
Biri diğerinden etkileyici dikitleri görüntülemeye doyamıyoruz. İyi ki sayısal foto çağındayız demekten alamıyoruz kendimizi. Parmağımız neredeyse deklanşörden ayrılmıyor.

Baofeng Gölü
Wulingyuan’dan 220 km uzaklıktaki Fenghuang’a doğru yola çıkıyoruz. Yolculuk bu kez otobüsle. Zaman zaman gidiş gelişli yollara sapılsa da çoğunlukla otoyoldan ilerliyoruz. Çin’de trafik kurallarına uyum kusursuz.
Otobüs sürücümüz son derece özenli. Durum böyle olunca bize yolculuğun keyfini çıkartmak düşüyor.
Yolumuzun üstündeki Baofeng gölüne uğruyoruz. Baofeng, 1970’te yapılmış bir barajın gölü.
Göl, 2.5 km uzunlukta ve ortalama 72 metre derinlikte.
Adını sırtını dayadığı Baofeng dağından almış.
Baraj ormanlık dağlarla çevrelenmiş.
Gölde kısa bir tekne turu yapıyoruz.
Göldeki sallarda konuşlanmış şarkıcıların seslendirdiği yerel ezgiler yerel müzikle tanışmamızı sağlıyor.
“Yo wei” diyerek teşekkür ediyoruz.
Tekne turunun ardından semender görselleri ilişiyor gözümüze. Burası, onların yaşam alanı olmasıyla da ünlenmiş.
Kayaların altına iliştirilmiş çubuklar yaşamı var eden doğaya destek verme, şükran sunma anlamına gelmekteymiş.
Çin’deki bir başka gözlemimiz hizmet verenlerin bahşiş beklentisi içinde olmamaları.
Neredeyse dilenciye rastlamadığımızı söyleyebiliriz.
Gezgin satıcılar da parmakla sayılacak denli azdı.
Çin’de özellikle kırsalda ve hemen her yerdeki pazar yerlerinde ufak tefek şeyler satın alırken pazarlık neredeyse olmazsa olmaz bir gereklilik. Çoğunlukla ilk söylenen ederin yarısına ve hatta üçte birine edinmek olası ürünü.
Fenghuang
Üç yüz yaşındaki Fenghuang antik kentindeyiz. Fenghuang Çincede anka kuşu anlamına geliyormuş.
Anka kuşu heykeli kentin ana meydanındaki yerini almış.
Fenghuang ya da Anka kuşu Doğu Asya’daki tüm kanatlıların egemeni olarak da konumlandırılmış.
Fenghuang’da 26 etnik azınlıktan insan yaşıyor.
Çin’in en güzel antik kentlerinden birisi olarak da biliniyor bu su köyü.

Vardığımız akşam üstü saatinde bunaltıcı bir sıcakla karşılaşınca bir an için “burada ne işimiz var” diye mırıldanmaktan alamadık kendimizi. Güneş batıp da sıcak sonlanınca düşüncemiz değişti.
Çin’de başıboş sokak hayvanına ilk kez Fenghuang’da rastladık.
Gondol gezisi sırasında ve sonrasında gözlerimizin önüne serilenler Fenghuang’a haksızlık ettiğimizi düşündürdü. Başımız önümüze eğildi desek yeridir.
Akşamın serinliğine eklenen renk ve ışık şölenini görmek burada olmaya değdi.

Anka kuşu kentinden ayrılma zamanı geldi çattı.

Guilin’e hızlı trenle geçeceğiz.
Fenghuang garı günün ilk saatlerinde son derece dingin ve ıssız. Çin’de değişmeyen bir şey varsa tüm kamusal alanların temiz ve düzenli oluşu. Burası da öyle.


Çin’deki hızlı tren ağı 50 bin kilometre sınırına erişmiş. Tüm hızlı trenler aynı yüksek hıza sahip değil. Bizi Guilin’e götürecek tren 245 km/h hıza ulaşsa da ortalaması 200 km/h dolaylarındaydı.
Tren önceden belirlenen saatlerde ulaşması gereken yerde oldu her seferinde. Dakiklik etkileyiciydi.
Başka kamusal alanlarda olduğu gibi trenlerde de ücretsiz sıcak su sunumu eksik değildi. Çinliler soğuk su tüketiminden kaçınıyorlar. Geleneksel Çin tıbbının da önerisi olarak sıcak/ılık su tüketimini yaşamlarının sıradan bir gereğine dönüştürmüşler.
Sıcak su tüketiminin birkaç nedeninden söz etmekte yarar var.
Öncelikle, yakın zamana değin Çin’de içilebilir suyun yeterince hijyenik olmadığını anımsamakta yarar var. Sıcak su tüketimi bu yanıyla geçtiğimiz yüzyılın ortalarından başlayarak devletin de önerdiği devrimci bir eylem olarak öne çıkmış.
Diğer yandan, geleneksel Çin tıbbı bedenin “yin” ve “yang” dengesini öncelemiş. Sıcak su içmenin bu dengeyi olumlu yönde etkilediğine inanılmıştır.
Sıcak suyun detoks etkisi ve sindirime olumlu katkısı diğer olumlulukları olarak öne çıkar.




























































