Çanakkale için Milli Mücadele’nin önsözü nitelemesi yapılır. Doğrudur, ancak onun da bir önsözü olduğu bilinse de unutulur.
Birkaç gün sonra Çanakkale deniz savaşları anılacak. Eksik olan önsöz eklenmeli destansı anlatıya.
Çanakkale’den bir hafta önce Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı karşısında yer alan güçler İzmir’e uğramışlardı. İçlerinden geçen İzmir’i teslim almaktı. İzmir valisi Rahmi beyin bu isteğe olumsuz yanıtı özgüvende sınır tanımayanların aklına zor kullanma seçeneğini getirir.
Her ne kadar, Abdülhamit olsaydı Osmanlı bu savaşa girmezdi diyenler çıksa da, Osmanlı bu savaşın avıydı. Osmanlı’nın paylaşımı yıllar önce kararlaştırılmıştı. Buna bağlı olarak da savaş dışı kalması olanaksızdı.
Emperyal devletler Levant’ın yıldızı İzmir’i hem konumu hem de çok dinli, çok dilli özelliği nedeniyle gözlerine kestirmiş olmalıydılar.
İzmir, 15 Mayıs 1919’dan 4 yıl önce düşman işgaline uğrayabilirdi.
İzmir körfezine egemen Sancakkale savunmasıyla bu olasılığın gerçekleşmesine fırsat verilmedi. Sancakkale’nin hakkını verip orada kanları, canları pahasına işgalciye karşı koyan Mehmetçikleri unutamayız.
Günümüzde mandalina bahçeleri arasında sıkışıp kalmış olan Yenikale Şehitliği düşmana geçit vermemek uğruna canlarını veren kahramanların huzurla uyudukları yerdir.

Tarihin bu önemli sayfasının farkında olunmayınca buranın bilinmesini beklemek gerçekçi değil elbette.






Diğer yandan, şehitliğin yanı başındaki Sancakkale bilinmediği gibi içine adım atılamaz durumda günümüzde.

Sancakkale, 370 yaşındadır.
Sancakburnu’nda körfez girişinin en dar yerinde konuşlu kale 1666’da Köprülü Mehmet Paşa tarafından yaptırılmıştır. Körfeze giren, çıkan gemi trafiğinin denetlenmesi için son derece önemli bir noktadadır. Böylelikle körfezden çıkan gemilerin vergilendirilmesi kolaylaşmıştır. Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde kaleye yer verdiği bilinir.
1688 depreminde yerle bir olan kale yeniden yapılmış. 1828’de yeni tabyalar eklenmiş. 1877’de ise Alman Krupp toplarıyla donatılmış.

5-10 Mart 1915’te kaleye saldıran İngiliz ve Fransız güçleri sonuç alamadan geri çekilmişler. Kaleye saldıran gemilerden HMS Triumph Çanakkale’de Alman U 21 denizaltısı tarafından batırılmış.

Çanakkale’nin önsözü Sancakkale bilinmeyi ve yüceltilmeyi hak ediyor olmalı.
Tek başına bir ordu gibi kendisini gösteren Celal Öcal, Sancakkale Dayanışma Grubu’na önderlik ederek kalenin ve Yenikale Şehitliği’nin bilinir olması için sıvamış kolları.

Bu kapsamda 2021’den başlayarak her 10 Mart’ta Yenikale Şehitliği’nde anma etkinliğini yaşama geçirmiş.
Balçova Belediyesi ve ona eklenen çeşitli dernekler, oluşumlar ve siyasi partiler bu anmalara katılmışlar. Her yıl bir öncekinden daha katılımlı olmuş anmalar.
İlk aşamada sağlanan başarıya Sancakkale’nin de eklenmesi amaçlanıyor.
Sancakkale’nin askeri bölge kapsamında yasaklı olması, çabaları biraz sonuçsuz bıraksa da mücadeleyi yılmadan sürdürmek ve kalenin düzenlenerek ziyarete açılması bir yandan tarihsel bir değerin canlandırılması anlamına gelirken diğer yandan da 111 yıl önce düşmana geçit vermemek için kanlarını dökenlere, canlarını verenlere borcumuzun gecikmiş ödemesi olacaktır.


























