Başlık doksanların sonlarında görev yapan koalisyon hükümetlerinden birindeki turizm bakanından.
Hemen her dönemde “tanıtım” önemsenmiştir.
Özellikle, uluslararası düzlemde bakanından en ortalama bürokratına kadar bir dizi yetkili “tanıtım” üzerine bir şeyler söyleme gereği duymuştur.
Tanıtımı kaba söze indirgeyen bakana olasılıkla tanıtım için neler yapacaksınız diye sorulmuş olmalıdır.
O da veririz parasını tanıtımı sağlarız demeye getirmiştir.
Bu yaklaşımdan da anlaşılacağı gibi “tanıtım” reklam etkinliği olarak görülmektedir.
Bulunur iyi bir reklam ajansı, parası verilir ve gereği yapılmış olur.
Oysa, reklam tanıtımın bir öğesi olsa da her şeyi değildir.
Bir ülke nasıl tanıtılır ya da tanınır?
Bilimciler, devlet insanları, sporcular ve elbette sanatçılar bir tanıtım ordusudur.
Kadın voleybolcular, Alperen Şengün, Zeynep Sönmez ve Yağız Kaan Erdoğmuş.



Geçtiğimiz günlerde Aziz Sancar’la son buluşuna ilişkin yapılan konuşmada sözlerini şöyle bağladı.

Yağız Kaan Erdoğmuş bir satranç ustası. Çocuk yaşında bu unvana erişmiş.
Sıraladıklarımıza eklenebilecek başkaları da işlerini (iyi) yaparak tanıtım adına eşsiz kazanımlar sağladılar.
İşin bir de olumsuz tanıtım yanı var.
Çocuk kurbanların çocuk katilleri, mafyalaşma, yolsuzluk, yozlaşma, hak, hukuk ve adalet alanında yaşananlar olumsuz tanıtım öğelerinden yalnızca birkaçı.
İletişimin anlık bilgi paylaşımını olanaklı kıldığı günümüzde olumsuz gelişmelerin de olumlular kadar hızla yayıldığı unutulmamalı.
Onlara bir başkası henüz eklendi.
Barcelona futbol takımının stadyumunun yeniden yapımı işini yüklenen beşi bir yerdelerimizden birisi adından söz ettiriyor.
Henüz bitirmediği yapının kullanımına engel olmayarak bu alandaki özensizliğin Avrupa’ya başarıyla(!) taşınması sağlanmış.
Yağmurla birlikte stadyumun çatısı akmış. Korunaklı koltukların bulunduğu yerde bile şemsiye açılması gerekmiş.
Tıpkı bizde olduğu gibi yüklenici çalışanların hak edişlerini aksatmış. Eyleme geçen çalışanlar yapı önüne çadır kurmuşlar.
Burada olsa iş uzasa da sorun olmaz(dı).
Yüklenici neredeyse her şeyi denetimi altında tutar Türkiye’de. Enflasyona bağlı olarak kazanç oranı mı düştü?
Sağolsun devlet.
Aylıklısına vermediğini gözde yüklenicisinden esirgemez.
Görüldüğü gibi, ekonomimizi ayakta tutan inşaat sektörü sınırlarımızın ötesine geçtiği anda buradaki kötü alışkanlıkları ve olumsuzlukları kendisiyle birlikte götürmektedir.
Tanıtım gerçekte zor bir etkinlik değil.
Parayı verip tanıtımı yaptırmak da bir yere kadar.
Parasını verir alırız diyerek boş verdiğimiz tarımda ve hayvancılıkta yaşananlar güncel örnek.
Her gün yaptıklarımız ya da yapmadıklarımız tanıtım etkinliğinin uzun soluklu ve sürekli bir iş olduğunu yansıtması bakımından önemli.
Adını saydığım ya da saymadığım olumlu tanıtımcılara “tanıt lan bizi” diyerek kabalık etmenize de hiç gerek yok.

















