“Düşmanın karşısında olan her şeyi desteklemeli ve düşmanın desteklediği her şeye karşı olmalıyız!”

Mao Zedung, 16 Eylül 1939

CHP’ye kayyum atandı demek yetmez. “CHP kapatıldı” demek doğru olur.

Basının karşısına çıkabilen Kılıçdaroğlu’nun iki soruya verdiği yanıtlar CHP’nin kapatıldığının dışavurumudur.

İlk soru : Kurultayda aday olacak mısınız?

Yanıt : Neye?

İkinci soru : Kurultay ne zaman olur?

Yanıt : Allah kerim!

Kendisini Kemalistlikle etiketleyen birisi olarak Cumhuriyetçi-Kemalist kesimden gelen kimi tepkilere şaşırmaktan alıkoyamıyorum kendimi.

Parti kapatmalara son verdiğini öne sürenlerin CHP’yi kapattığı ortamda Kılıçdaroğlu ve Özel aynı yolun yolcusu söylemleri karşısında şaşırmanın ötesinde dehşete düşüyorum.

Özel ve Kılıçdaroğlu’nun birlikte ağlayıp birlikte güldükleri kuşkusuz doğru. 

Altılı masa saçmalığında, etnikçiliğe göz kırpmada buluştukları da bilinmeyen durum değil.

İçinde bulunduğumuz günlerde karşıtı olmadan seçime girme hevesinde olan iktidarın varlığı hiç mi önemsenmez?

CHP’yi sahne dışına iten iktidarın bu adımda sağlayacağı başarının sonraki aşamalarda yaratacağı sonuçlar nasıl olur da öngörülmez?

Kılıçdaroğlu’nu ve Özel’i eşdeğer tutabiliriz hiç kuşkusuz. Bunda yerden göğe kadar haklı da olabiliriz.

Ancak, bu yaklaşımın iktidarı karşıtsız bırakacağını nasıl olur da görmezden gelebiliriz?

Cumhuriyetçi-Kemalist kesim 10 yılı aşkın süredir bir güç odağı oluşturma becerisi gösteremediği gibi ağlama, sızlama ve kimseleri beğenmeme alışkanlığına tutuldu.

Gelinen durumda  tehlike bu denli açık ve ortadayken armudun sapı, üzümün çöpü mızıkçılığı bir kenara bırakılmalı. 

Mao’nun özlü sözüyle başladım.

Mustafa Kemal Atatürk’le bitireyim.

İran, Irak ve Afgan monarklarıyla Sadabat Paktı’nda bir araya gelen kurucu bu krallara, şahlara çok mu tutkundu?

Diğer yandan, Balkan Paktı’nda bir araya geldiği Yunanistan’la çok değil 10 yıl önce boğazlaşmamış mıydık?

Kurucunun yaptığı elbette ülkesinin ve dünyanın iyiliği için aklını duygularının önüne koymaktı. 

Şimdi neden olmasın?

Ortak paydada buluşmak!

Şimdi değilse ne zaman?

Posted in ,

Şuna bir yanıt: “ORTAK PAYDADA BULUŞMA ZAMANI”

  1. demirozcane Avatar

    WORLD TURKISH CONGRESS – WORLD TURKISH ASSEMBLY: Hungary/Budapest
    If a country is ruled by dishonest people and honest people don’t speak up, that society cannot escape slavery. And the society begins to decay and disintegrates within a certain period. This is America’s plan: either to disintegrate the country or to have a people ruled and controlled by dictators. Trump said in his previous speeches, “I like dictators, they don’t disobey me,” in front of the TVs. Also,

    The US Ambassador to Turkey said that Turkey should be ruled by a dictatorship, and the entire Turkish nation swallowed these words. The opposition parties in Türkiye responded harshly to this because the government’s fear is: “Will I lose Trump’s support? Will I lose the CIA’s support?” Kılıçdaroğlu is a Trump scenario; everyone should know this and act accordingly. Now the gas is slowly working. The aim was to divide the CHP, and they have partially succeeded. If here The leader elected by the main opposition party
    If he can take the party to the congress, they won’t let him run in the election this time. A similar article to the one I wrote is available on the pages of the Ocean Think Tank USA, Atlantic Think Tank USA, if you want to read it in detail there.

Yorum bırakın