
Fatih (Dinçer) ağabeye beklenmedik veda üzdüğü kadar düşündürdü. Kırk yılı aşkın süre önce ben Ege Tıp öğrencisiyken genel cerrahi asistanıydı.
Tıpta ve onun da içinde cerrahi dallarda hiyerarşinin keskin olduğu yıllardı. Ataerkil ilişkiler son derece yerleşikti.
Bana özgü bir kaygı mıydı?
Bilemiyorum.
Yolumuz genel cerrahiyle kesiştiğinde biraz olsun gerilirdik, kalp atışlarımız elimizde olmadan hızlanırdı.
O ortamda Fatih ağabeyin sakin ve sevecen yaklaşımının içimizi rahatlatan, gerginliğimizi azaltan etkisini unutamam.
İzleyen yıllarda kısa süreli çalışma arkadaşlığımız da olmuştu kendisiyle.
Sakin, güleryüzlü ve elbette beyefendi duruşu hiç değişmemişti.
Son yıllardaki karşılaşmalarımız ben yürürken o bisiklete binerken olmuştu. Ayaküstü de olsa söyleşmek hep keyifliydi.
Başka deyişle Fatih ağabey genel cerrahinin birkaç “siyah kuğusu”ndan birisiydi benim gözümde.
Vedalaşmak güç olsa da zorunlu…
Ruhu şad olsun!
Sevgili eşi dönemdaşım Tevhide’ye ve evladı Tuna’ya başsağlığı, sabır dileyerek…
Yokluğu elbette giderilemez bir eksiklik.
Ama, geride bıraktığı olumlu izlenim yakınları, sevenleri ve meslektaşları için paha biçilmez değerde.

Yorum bırakın