
Hürmüz Boğazı’nın 8 kıyıdaşı var. Sekiz kocalı Hürmüz de denebilir.
En uzun kıyıdaş İran.
Savaşın geldiği noktada İran, Hürmüz’ün egemenidir.
Diğer yandan, çoğu kıyıdaş yapaydır. Masa başı üretimidir.
Kuveyt, Bahreyn, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) kendilerini var edenlerin kapıkullarıdır.
Bu, devlet bile demeye dilimizin varmaması gereken oluşumların tek işlevi petrol bekçiliğidir.
Bekçiliğin karşılığı bu oluşumların başına oturtulmuş aşiret önderlerinin tahtlarında oturmalarının sağlanmasıdır. Bekçilik yetmiyor ABD’ye. Bu bekçiliğin ötesinde haraç ödemesi de gerekiyor bu oluşumların ABD’ye.
ABD başkanlarının bu oluşumları ziyareti sonrasında ticaret adı altında ABD askeri-endüstriyel bileşkesine aktarılan trilyonlarca dolara haraç demek ağır kaçarsa ödence (aidat) olarak da adlandırabiliriz.
On yıllardır efendilerine bağlılıkta sınırı tanımayan körfez oluşumları belki de tarihte ilk kez savaşın sıcak yüzüyle baş başa kaldılar.
Hiç beklemedikleri bu durum karşısında ne yapacaklarını şaşıran aşiret önderleri bir yandan oluşturdukları sahte cennetin ayaklarının altından kaydığını görürken diğer yandan bugüne dek aidat ödedikleri efendilerinin kendilerini koruma yeteneğinden yoksun olduğunu ürpertiyle izlediler.
Efendi için bunlar ayrıntıdır. Kendisi söz konusu olduğunda şeyhler, emirler, krallar hiçbir anlam taşımaz.
Taht ve saltanat odaklı işbirlikçilik bu oluşumları petrol bekçiliğine indirgediği gibi uzaktaki yayılmacının bölgeye göz dikmesini özendirdi.
“Yurt barış, dünyada barış!”
Hemen herkesin benimsediği bu barış anlayışı elbette sözle yaşama geçmez.
Bölge ülkelerinin yayılmacılara karşı birleşmesiyle yaşama geçebilir ancak.
Sadabat Paktı ve Balkan Paktı anımsansın.
Bu türden örgütlenmeler olsaydı bugün körfezdekilerin yayılmacıyla işbirliğinin ötesine geçen “yardım ve yataklık” anlayışına geçit vermek şöyle dursun akla bile getirilmesine izin vermezdi.
Tıpkı Çanakkale gibi Hürmüz de geçilmez kılınırsa devlet görünümlü bu oluşumların mercek altına alınması, bir daha böylesi yanlışlara düşmelerinin önüne geçilmesi gündeme gelecektir.
Tüm içtenliğimle Hürmüz geçilmez olsun isteğindeyim.
İran’ın densiz bir çocuk katiline ve pedofile yenilmemesi aklı başında herkesin güncel dileği olmalı.

Yorum bırakın