İRAN YANILSAMASI
İran'ı anlamak için molla perdesini aralamak gerekir.

İran’a yönelik emperyalist ABD-İsrail saldırısını lanetleyerek başlamakta yarar değil zorunluluk var.

İsrail’in Gazze’de terör estirdiği günlerden birinde eşini, çocuklarını, torunlarını yitirmiş Filistinli bir kadının elindeki kutsal kitabı göstererek “Allah’tan başka kimsem kalmadı” haykırışı belleğime çivilenmiş.

Bugün İran’ın direnişini görünce o haykırışı anımsadım!

Filistin başta olmak üzere Arap dünyasının önde gelen sorunudur aklını kullanmamak.

İran bir ayı aşan süredir ağır saldırı altında kalmasına karşın ayakta kalabildiyse bunu aklını kullanmış olmasına borçludur.

İran denildiğinde hemen hepimizin gözleri önüne gelen görüntü sarıklı, cüppeli, sakallı mollalardır.

Durum böyle olunca da İran’ın aklını kullanabildiği akla getirmek zorlaşmaktadır.

Hiç kuşku yok ki, İran dinselliğin baskın olduğu bir ülke. Bunun önde gelen gerekçesi dinin yönetsel bir sopa olarak kullanılmasıdır. Bununla birlikte, İran’da dinin bu bağlamda kullanımının yıllar geçtikçe zayıfladığı da gerçektir.

Molla görüntüsünün perdelediği gerçeği görmekte yarar var!

İran, yetiştirdiği 233 bin/yıl mühendisle bu bakımdan Çin, Hindistan ve Rusya’yı izlemektedir.

İran, 2010’lardan başlayarak bilimsel yayın üretiminde de önemli sıçrama yapmış. Böylelikle dünyada 17. sıraya yerleşmiş. Bu konudaki sıçramasını sürdüren İran’ın Türkiye’yi geride bıraktığını eklemekte yarar var.

Bu iki örnek bile İran’ın nükleer teknolojiye sahip olabilmesini açıklamaya yetecektir.

Diğer yandan, son savaşın gözlerimizin önüne serdiği bir diğer gerçek İran’ın özellikle füze teknolojisinde eriştiği düzeydir. İsrail’in demir kubbesi ve körfez ülkelerinin ABD destekli hava savunma düzenekleri delik deşik olmuş durumdadır.

Elbette, İran’a destek veren Çin ve Rusya gibi büyük güçler de vardır.

Ancak, kendi aklını kullanmayan ve becerisini ortaya koymayan hiçbir ülke dış desteğin büyüklüğü ne olursa olsun ayakta kalamaz. Direnemez.

İran, bölgede ve dünyada birçok değeri savunmasının yanı sıra, emperyalist saldırganlığa karşı koymada aklı kullanmanın olmazsa olmaz olduğunu kanıtlaması bakımından da önemli bir iş yapmaktadır.

Tüm içtenliğimle ve varlığımla gönlüm haydutluğa karşı direnen İran’la birliktedir.

Din sopasını iktidarlarını korumak için kullanan mollalar kuşkusuz önemlidir.

Emperyalist saldırganlık savuşturulduktan sonra sıra yüne bu konuya gelecektir.

Posted in ,

Yorum bırakın