Yazar: cumhuriyetciyorum
-
Türkiye Nobel ödülleriyle önce sefaleti sonra da asaleti yaşadı! Türkler 1 milyon Ermeni’yi, 30 bin Kürt’ü kesti diyen ilk Nobellimiz Orhan Pamuk’un bu sözleri görevini yerine getirdi yakıştırmalarına neden oldu. Orhan Pamuk bedeni bu topraklarda ama kafası dışarıda oln bir kişilik. Nobel kazandığı belli olunca keyfini çıkartacağım derken aynı zamanda ödülün parasal yönüne de dokundurma…
-
Ölmüşleri anmak da hak edilmeli! Kendi üzerine sol yaftasını yapıştıran hemen herkes Deniz, Yusuf, Hüseyin dedi başka şey demedi geçtiğimiz günlerde! Anılmayı sonuna dek hak eden üçlüdür onlar! Ananlar ya da andığını sananlara bakalım! Kimler yok ki aralarında! Solculuk adına her şeyi söyleyip “Kahrolsun Emperyalizm!” diyemeyenleri mi ararsın? Yoksa, “Tam Bağımsız Türkiye!” demeye dili dönmeyenleri…
-
“Kimliğimi kaybettim, yenisini çıkartana dek eskisi hükümsüzdür!” Yukarıdaki türden duyurulara gazetelerde sıkça rastlanır. Sıradan ve bir gerekliliği yerine getirmeye yöneliktir. Bu 1 Mayıs’ta emek dünyasının bölünmüşlüğü anımsattı bu duyuruyu bana! Emeğin vazgeçilmez gününde bile bir araya gelemeyen emek örgütleri dağınıklığın ve güçsüzlüğün kitabını yazma noktasındadırlar! Farklı eğilimdeki örgütlerin farklı yerlerde 1 Mayıs kutlamasına çağırmasına mı…
-
Onlarca yıldır yazılanları yinelemenin gereği yok! “Anayasada laiklik yer almamalıdır” diyen sicili belli papağan için bir şeyler söylemek ya da yazmak savurganlık olur. Bu gereksizliklerin her birisi durum saptaması anlamına gelir. Ülkenin ise bilmem kaçıncı kez yapılmış, yapılacak saptamalara gereksinimi olmadığı ortadadır. Bütün bunları bir yana bırakıp bir şeye özen göstermekte yarar var! Laiklik bu…
-
İzmir seçimleri bitti! İstanbul’dan sana ne diyeceklere yazacaklarımı okumalarını salık veriyorum! Her ne kadar öncelikle İzmir’den sorumlu olsak da; TTB düzleminde başarı elde etmek, o düzlemi işgalden kurtarmak gibi bir hedefimiz de olduğu için İstanbul’a ya da başka bir ile karışmak gibi bir hakkımızın olduğu kesindir. Başta ilgisizlik onu izleyerek de korkutma İstanbul’daki hegemonyanın önde…
-
Nisan’a İzmir Tabip Odası’nda karşı listeyi sandığa gömerek başladık! Kuvvayı Milliye hareketi küreselcileri yenilgiye uğrattı! Başka deyişle kağnı otomobili yendi. Uyuyan güç uyanıp da birlikle yoğurulunca manzara böyle oldu! Hedefimize varmadık henüz! Ankara’daki TTB saltanatı yıkılmadıkça işimiz bitmiş olmayacak! Nisan ayı 23 Nisan yasağıyla başladı! 23 Nisan’a bekçi edilen Kutlu Doğum Haftası’na alıştı insanımız. Öyle…
-
Tabip odası seçimleri sürecinin başlamasıyla birlikte TTB MK’nin görev süresi de sona yaklaşmış oldu! 2014-2016 dönemi TTB MK 60 yıllık tarihinin en etkisiz, verimsiz ve saygınlık aşınmasına uğrayan dönemini yaşadı. Tabip odaları üyelerinin % 20’sinin oyuyla göreve gelmiş olan MK izlediği yanlış ve ülke gerçeklerinden kopuk politikayla bindiği dalı kesmekten öteye geçemedi. Kimlik siyasetine…
-
2014 yılındaki İzmir Tabip Odası seçimlerine gerçeklik payları olmasa da “asistanlar” ve “özel hekimlik” damga vurmuştu. Baskı altına alınan ve bindirilmiş kıtalar halinde seçime taşınan çok sayıda asistan hekim hocalarının yüzüne bakmaya bile korkmuştu. Son kullanma tarihi dolan ve işe yaramayacağı anlaşılan bu iki aygıtın yokluğunda bu kez bir meslektaşımızın valilikçe açığa alınmasının koyu gölgesi…
-
Değerli meslektaşlar, Sizlere bir kez daha rahatsızlık veriyorum! 17 Nisan Pazar günü İzmir Tabip Odası seçimlerinde oy kullanacaksınız! Bir aday olarak ben de kararınızı etkileme çabasındayım! Elbette hoşgörünüze sığınarak! Bağlantıdaki görüntülere göz atmanızı diliyorum! http://www.izmirtabip.org.tr/L/TR/mid/396/hcid/16/hid/1552/TTB_MERKEZ_KONSEYI_IZMIR_TABIP_ODASI’_NI_KARALAMAYA_CALISIYOR_!_NEDEN_?.htm#HaberDetay Oda seçimlerinde aday olan tüm meslektaşlar tarafı ve yönü bir yana son derece değerli ve iyi hekimlerdir. İyiliğimizi ve özverimizi…
-
Ege bölgemizde bir kıyı ilimizin tabip odasında üye sayısı 4 (dört) haneli! Son seçimde kurulların seçimi için oy verenlerin sayısı ise 2 (iki) basamaklı! Bir kaç ayda bir yapılan TTB GYK (Genişletilmiş Yönetim Kurulu) toplantılarına katılan oda sayısı 15 dolayında! Toplam tabip odası sayısı ise 60’ı aşkın! 29 Ekim’i kutlamamak, 10 Kasım’da yalnız Türkiye’nin…
