Yazar: cumhuriyetciyorum
-
Görsel, kullanmakta olduğum içerik yönetim sisteminin Yapay Zekâ hizmetince oluşturuldu. Şükran Günü hindiyle özdeştir günümüzde. Beyaz adam ortadan kaldırdığı yerlilere şükran sunmaktadır sözüm ona bu günde. Her yılın bugünlerinde bir alışveriş çılgınlığı yaşanır oldu. Geçinmek bir yana karın tokluğunun başarı sayıldığı günümüz Türkiye koşullarında alışveriş çılgınlığı çok da akla yatkın bulunmayabilir. Ama, gerçek budur. Alışveriş…
-
Dağcılığına ve arama kurtarma uzmanlığına eklenen bir başka önemli özelliği Cumhuriyetçi ve Kemalist kişiliği oldu.
-
Kolombiya çocuk evliliklerini yasaklamış. Cumhuriyet kuruldu kurulalı yasak bu tür evlilikler bizde. Tam bir herkes Mersin’e bizler tersine durumu…
-
“Atatürk On yıl daha yaşasaydı” Türkiye’nin bambaşka bir noktaya evrileceği kuşkusuzdu. On beş yılda yaptıkları ortadayken artı 10 yılın kazanımlarını varın siz canlandırın kafanızda. Eklemekte yarar var ki sicili kusursuz olan Atatürk’ün yaşaması durumundaki gelişmeler üzerine kestirimde bulunuyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan 10 Kasım anmasında bu sözleriyle şaşırttı. Şaşırttığı kadar da düşündürdü. Ne demek istedi sorusu pek…
-
Basında gözüme ilişen haber bir şeker fabrikamızda üretimi artırmak için danışmanlık hizmeti alınmasına ilişkin ihaleye ilişkindi. Şaşırdım ve üzüldüm! Rahmetli babam Türkiye Şeker Fabrikaları’na ziraat mühendisi olarak 40 yıla yakın hizmet vermişti. Bu nedenle özellikle çocukluğum ve gençlik yıllarım akla ve planlamaya dayanan cumhuriyetin bu simge kurumunda geçti. Hemen her yıl bir tarım ürününün para…
-
“Medeniyet öyle bir ateştir ki kayıtsız kalanı yakar” Mustafa Kemal Atatürk Türlü adlarla anılan içinde bulunduğumuz döneme “bilgi çağı” nitelemesinde bulunmak yanlış olmayacaktır. Farklı yönleriyle irdelenen Atatürk’ü bilgiye değer veren yönüyle de an(la)mak bugün çok daha önem kazanmıştır. Atatürk’ün askerlik, devlet adamlığı, kültürel derinlik, okuma, özümseme ve uygulama alanlarındaki üstünlüğü “dahi” olarak anılmasına neden olmuştur.…
-
Yazının başlığı için sayısız tanım yapılabilse de “kamu yararını gözetmek” ya da “kamu hakkını her şeyin önüne koymak” kısa ve özlü olanıdır. Yaşamımızdaki başka pek çok kavram gibi belediyecilik de bu tanıma uygun yapılmıyor. Elbette nedensiz değil bu olumsuzluk. Belediyeler de tıpkı merkezi yönetim gibi bir çıkar örgütüne dönüşmüş olabilir mi? Bu karmaşık konu bir…
-
Yüz yaşını dolduran Lozan dimdik ayakta. Kimilerinin ileri sürdüğü gibi son kullanma tarihi dolmadığı gibi ayrıntılarında gizlenmiş dersleri de alınası. İlk Lozan görüşmeleri 20 Kasın 1922’de başlayıp 4 Şubat 1923’te uyuşmazlıkla sona ermiştir. Türk tarafının kırmızı çizgisi kapitülasyonlardır. Özellikle İngilizlerin bu başlıkta üstelemesi başarısızlığın başat nedenidir. Sonraki Lozan’a katılamayacak olan Lord Curzon’un İsmet Paşa’ya şu…
-
Basında rastladığım “Yasaklı medreselerin sayısı artıyor” haberinden sonra haftalık popüler bilim dergisi Nature’da gözüme ilişen yazı Güney Kore’ye ilişkindi. Bir yanda medrese diğer yanda kalkınma. Türkiye ile Güney Kore’nin yolları bizimle ilgisi olmayan ve ABD için canımızı verdiğimiz bir savaşta kesişti. Kanımız ve canımız karşılıksız kalmadı. NATO üyeliğiyle ödüllendirildik. Cezalandırıldık demek yanlış olmaz! Çok partili…
-
Cumhuriyet 101. yaşını gerçek anlamda “olmak ya da olmamak” ikilemiyle karşılıyor. Milliyetçiliği kimselere bırakmayan partinin gedikli önderi Öcalan TBMM’ye diyerek Öcalancıları bile şaşırttı. Ya da bize öyle geldi. Gazeteci Ardan Zentürk’e göre bugünlerde başlatılan 2. Açılım sürecinin geçmişi 18 ay geriye gidiyormuş. Heyetler İmralı’ya gitmiş, görüşmeler yapılmış. Öcalan Kandil başta olmak üzere etki alanında olduğu…
