Yazar: cumhuriyetciyorum

  • “Yeter söz milletin!” 14 Mayıs 1950 seçimlerine damga vuran savsöz olarak bilinir. Her ne kadar milletin gururunu okşasa da gerçekte “karşıdevrim”in oy gücüyle yönetsel yetkiye kavuşmuş olmasını simgelemektedir. 14 Mayıs 1950 görünürde çok partili demokrasiye geçişin iktidar değişikliği günü olsa da, devrimler kökleşmeden ve özümsenmeden girişilen denemenin yarattığı sonuçlar 1950-1960 arasındaki acı deneyimlerle çarpıcı şekilde…

  • Emekli korgeneral Hasan Kundakçı yalın bir vatandaş olarak aramızdan ayrıldı. Süreli sağlık denetimi için gittiği sağlık kuruluşunda yaşamını yitirdiği haberleri yer aldı basında. Önemli kişilik olmakla birlikte medyada pek de yer almayan biriydi. Ölümüy medyada yer buldu doğallıkla. Bölücü teröre göz açtırmayandı. Silahını yanından ayırmadığı için “tamburacı paşa” olarak da bilindi. Kamuoyundaki tanınırlığı 1996’da Kıbrıs…

  • Türkiye’de öteden beri olan bir alışkanlığın yerleşikleştiğini görüyoruz. Ne zaman aşılması güç bir sorun olsa, toplumda gerginliğe yol açan bir gelişme yaşansa ülkenin bir yerlerinde ya petrol, ya gaz ya da değerli maden bulunduğu haberleri paylaşılır. Gün kurtarılmıştır. Amaca erişilmiştir. Geçtiğimiz aylarda gelenek bozulmadı. Bu kez Karadeniz’de gaz kaynaklarına ulaşıldığı haberi doğrudan cumhurbaşkanı tarafından verildi.…

  • Ortada Mustafa Kemal, sağda Lütfi Müfit (Özdeş) (https://tr.wikipedia.org/wiki/Lütfi_Müfit_Özdeş#/media/Dosya:(15_July_1906)Beirut,_Mustafa_Kemal_Atatürk_with_Lütfi_MüfitÖzdeş.jpg) Yirmi yıllık AKP iktidarının dış politikasını hoyratlık, öngörüsüzlük ve ilkesizlikle betimlemek hiç de haksızlık olmaz. On yıldır süregelen Suriye sorununun sonuna geldiğimizi sandığımız sırada iktidardan yana olduğu bilinen, önceki yıllarda kimi etkin görevlerde bulunmuş akademik unvanlı Yasin Aktay’ın şu sözleri umut kırıcı olduğu kadar irkilticidir: “Halep’in denetimi…

  • 1919’dan başlayarak günümüze kadar Türkiye’de yaşanan önemli olayları zamandizinsel olarak sıralayan bir kitaba göz atıyorum. Cumhuriyetle birlikte Mustafa Kemal Atatürk’ün yaşama geçirdiği pek çok devrimi ayrıntısıyla değilse de biliriz. En azından işitmişliğimiz ya da tanışıklığımız vardır. Şeytan ayrıntıda gizlidir sözüne uygun olarak başka pek çoğuna bu kitapta rastladım. Örneğin otuzlu değil yirmili yıllarda tütüncülük, bağcılık…

  • Önceki Papa XVI. Benediktus 1 milyar Katolikliğin 2005-2013 tarihleri arasındaki ruhani lideriydi. Bundan 10 yıl önce istifa ederek yerini şimdiki Papa’ya bıraktı. Papanın ruhani önder olmasının yanı sıra taşınır/taşınmaz nitelikte milyarlarca Avro tutarındaki varlığın da yöneticisi olduğu unutulmamalı. Geçtiğimiz günlerde yaşamını yitiren XVI. Benediktus’tan söz edilirken “ortaçağdan bu yana istifayla görevi bırakan tek Papa” olduğu…

  • Yıllar önce Barış Manço’nun 2023’ünü dinlediğimde ne kadar da çok var 2023’e demiştim kendi kendime. Cumhuriyet 52 yaşındayken vermiş bu yapıtını Barış Manço. Onun 48 yıl kala yazdığı-bestelediği 2023’ü o değil belki ama bizler gördük. Milli Mücadele’nin başladığı 1919’un 100. yılından bu yana bir dalya süreci içindeyiz. Milli Mücadele’nin utkuya erişmesinin ve İzmir’in kurtuluşunun 100.…

  • İzleyicilerimin ve okurların yeni yılını en iyi dileklerle kutlarım. 2023 Cumhuriyetimizin 100. yaşının kutlandığı yıl olarak da anlamlı. Tıpkı Milli Mücadele’nin utkuya erişmesinin ve İzmir’in kurtuluşunun 100. yaşını kutladığımız 2022 gibi. Batı merkezci tarih yazıcılığı önemli sorun. Geçenlerde edindiğim bir kitap başımızdan hiç eksik olmayan bir derdi kim bilir kaçıncı kez gözümün içine soktu. Batı…

  • 1940’da doğdu. Ülkesi Brezilya’da dünyaya gözlerini açan çoğu insan gibi onun da düşlerini süsledi meşin yuvarlak ve büyülü dünyası. 1956’da başlayan 1977’de sonlanan etkin spor yaşamında çıktığı 1363 maçta 1279 gol attı. Gol atamadığı maçlar sayıldı. Bir yıldız kaydı dense yeridir. Oynadığı 3 dünya kupasında (1958-1962-1970) 3 kez kupa kaldırdı. Oynadığı tüm kupalarda kupayı kaldırma…

  • Ukrayna’da yaşananlar yaşlı anakara Avrupa için acıklı güldürüye eşdeğer oldu. Yanı başındaki ucuz ve bol olduğu kadar temiz enerjiden “insanlık namına” vazgeçen Avrupa uzaktan gelen, 4 kat pahalı ve bir o kadar kısıtlı Amerikan LNG’sine bağlanınca Avrupa’da titreşme ve karanlıkta kalma dönemi geri geldi.  Avrupa ortaçağını özlemiş olmalı! Beklenen soğuklar gecikerek de olsa bastırınca Avrupa’nın…