Kategori: ANI-YORUM
-
Neredeyse 10 yıl olmuş! Adana Demirspor İtalyan kulübü Livorno’yla omuz omuza verip iyiden, doğrudan, emekten ve elbette spordan yana ses vereli. O zamanki heyecan ve coşkum bugün gibi aklımda! Dayanamayıp katılmışım o coşkuya! Bir yansı sunumu hazırlamışım Ankaragücü’nü de işin içine katarak… Ankaragücü o tarihteki işgal girişimine varlık nedenine yaraşır bir dirençle karşı koymuş, saldırganları…
-
Güney Amerika’nın kuzeyinde konuşlu Kolombiya 46 milyon nüfusu ve 1 milyon 144 bin km2 yüzölçümüyle yalnızca bölgenin değil dünyanın da hatırı sayılır ülkelerinden. Bir başka özelliği Güney Amerika’da her iki okyanusa kıyısı olan tek ülke olması. Adını daha çok uyuşturucu baronlarının etkinlikleri ve geçtiğimiz aylarda barış yapılan FARC örgütünün eylemleriyle duyduğumuz bu Güney Amerika ülkesi…
-
Sıcak temmuzla birlikte ateş, kan, barut ve yanık kokusu hiç sektirmeden kendini gösterir. Üzerinden 25 yıl geçse de acılar küllenmemiştir. Dün olmuş gibi sıcaktır yaşananlar. İnsan yakmak ortaçağda kaldı sanılır. Naziler bile hiç olmazsa önce öldürüp sonra yakmışlardır. Çeyrek yüzyıl önce diri diri insan yakmak eylemi Sivas Madımak’ta yaşama geçirilmiştir. Bilgeliğin, insanseverliğin beşiği olan…
-
“Geldikleri gibi giderler!” Mustafa Kemal, 13 Kasım 1918, İstanbul İmeceye katılacaklar için gerekli bilgiler Tarihe geçmiş bu sözleri duymayanımız yoktur. Mustafa Kemal bu sözleri Adana’dan İstanbul’a henüz dönmüşken söylemiştir. Rasim Ferit (Talay) tanıktır. Mondros’un hemen ertesidir. Emperyalist devletler silah zoruyla geçemedikleri Çanakkale’yi ellerini, kollarını sallayarak geçmişler İstanbul Boğazı’na demirlemişlerdir. İstanbul sokaklarına düşman çizmesi…
-
Seçime gün sayıyoruz! Sizce ülkenin sorunları sıralansa aklınıza gelenler neler olurdu? Ortalama yurttaş güvenlikten, terörle mücadeleden ve elbette hayat pahalılığı ve bıçak sırtındaki ekonomiden söz ederdi. Halkın oyunu isteyen siyasetçilerimizin gündeminde DERSİM’le ifade edilen başı, sonu belirsiz; belirsiz olduğu kadar tehlikeli ve yapay bir gündem var. Şu anda hapiste olan temiz yüzlü, saz çalan…
-
Depreşen HDP aşkı bir seçim klasiğine dönüştü. Yine, yeniden HDP aşkıyla sarmalandık. Kimisi utangaç ve üstü kapalı yolları seçerken kimileri de aritmetiğin dayanılmaz hafifliğinden aldıkları güçle iki kere iki dört eder diyerek HDP’ye oy vermenin kaçınılmazlığına vurgu yapıyor. Kökü çok daha eskilere dayansa da kamuoyunun bölücü terör derdiyle tanışması 1984’tekü Eruh Baskını’yla olmuştur. İzleyen yıllarda…
-
Türkiye, insanın hemen her gün “bir yaşıma daha girdim” dediği ülkeye dönüştü. Bu çokça yapılınca yaşlanmak da kaçınılmaz oluyor haliyle. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) bu seferki boy hedefi. 27 Mayıs nedeniyle yayımlanan bildiri “darbeci” olarak yaftalanmalarına ve peşlerine düşülmesine yetti. Sıradaki uygulama sabaha karşı gözaltısı olursa şaşırılmaz! Geçmişte olanlar bütünlük içinde irdelendiğinde çeşitli yargılara erişmek…
-
Başlıkla ilgili yargıda bulunmadan önce yazının okunmasını dilerim. Cumhuriyet 10 yaşında olduğuna göre 1933 yılında yaşanmıştır bu olay. Emperyalist densizlik ve sınır tanımazlık olanca gücüyle direnmektedir. Fransız Vagon Li şirketi Osmanlı’dan bu yana demiryollarındaki yataklı vagonların işletmecisidir. 22 Şubat 1933 günü telefonda Türkçe konuşan şirket çalışanı Naci Bey Belçikalı müdür Jannone tarafından esaslı bir…
-
Emperyalizmin azgın ve haydut gücü ABD’nin son Kudüs kararı bir kez daha kan, gözyaşı ve dehşet getirdi. Bu sınır tanımaz yaklaşıma verilen karşılıklar yeterli mi? Tarihte kısa bir yolculukla anlatmaya çalışalım! Hasta adam Osmanlı’nın yıkımına karar verildiği günlerde paylaşılmıştır yaklaşık 400 yıllık Osmanlı yurdu Orta Doğu. Batılıların Büyük Savaş olarak adlandırdığı I. Dünya Savaşı’nın…
-
Laiklik ilkesinin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na girişinin 81. Yıldönümünü kutlayabilmeyi isterdik. Ne yazık ki kutlanamıyor. Bilinen gerekçelerle. Her ne kadar LAİKLİK ilkesi anayasadaki yerini koruyor olsa da; uygulamada delik deşik olmuş durumdadır. Daha anlaşılır şekilde söylemek gerekirse Türkiye Cumhuriyeti’ni yönetenler bu bakımdan anayasal suç işlemişlerdir, işlemeyi sürdürmektedirler. Laiklik ve sekülerleşme eşanlamlı olarak kullanılıp, algılansalar da önemli…
