Kategori: ANI-YORUM
-
1 Mayıs’lar ülkemiz tarihinin önemli sayfalarını oluşturur. Özellikle Soğuk Savaş boyunca 1 Mayıs “korku ve kaygı”ya eşdeğer bir olgu gibi belletildi insanımıza. Özellikle 1977 1 Mayıs’ında Taksim’e sıçrayan kanın yarattığı hüzün ve dehşet tazeliğini koruyor. O gün orada 1 Mayıs’ı kutlamaktan başka amacı olmayan ve toprağa düşen canları bir kez daha anıyor, anıları önünde saygıyla…
-
Yollar gidilmek için! Yollar sapılmak için! Gezgin için yoldan çıkmak iyidir diyerek Kütahya’ya uğruyoruz. Eskişehir’in komşusu ve üçte biri büyüklüğündeki Kütahya’da da şaşırtıya yol açacak mekânlar var! Kütahya girişinde Evliya Çelebi anıtı Kaleye doğru yol alıyoruz. Kütahya Kalesi Yapım tarihi 1410 olan Ulu Cami’yi görüyoruz ilk olarak. Timur fırtınasıyla sarsılan Osmanlı’nın Fetret Dönemi eseri olduğu…
-
23 Nisan’ı çocuk dostu ve “koruyucusu” bir Tıbbiyeli’yi saygıyla anarak kutlamak anlamlı olacaktı… Harbiye-Mülkiye-Tıbbiye Osmanlı’nın modernleşme çabalarının sacayağı sayabileceğimiz üçlüdür. Bir hekim olarak Tıbbiye’nin Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan zorlu yolda üstlendiği önemli rolden ötürü gururlanırım. Oysa, gerçeğin farkına varıldığında sacayağının bir öğesi olan Tıbbiye’ye bundan başka rol düşmediği kolaylıkla anlaşılabilir. Bu üçlü Osmanlı’da çağdaşlaşma çabalarının öne…
-
Paris Fransa’nın yalnız yönetsel değil tarihsel bakımdan da başkenti. Paris’in yürüyüşçü dostu bir kent olduğunu söylemek olası. Pek çok rehberde Paris için çok sayıda yürüyüş rotaları önerilmekte. Bizim tercihimiz karışım yapmaktan yana oldu. Tarih öncesi Paris’inden başlayıp Roma dönemini ve elbette Napolyon ve Devrim Paris’ini aynı potada eriten bir karışım. Aradan geçen 200 yüzyılı…
-
Milli maç İşkodra’da olunca gezi anıları canlandı. 2011 yazının bir haftasına sığdırılan yüksek yoğunluklu Balkan gezisinin bir gününü Arnavutluk’ta geçirmiştik. Sabah Makedon sınırından başlayan günübirlik Arnavutluk serüvenimiz günün sonunda İşkodra’dan Karadağ’a geçişle noktalanmıştı. Aklımda kalan, Arnavutluk’un Balkanların en alçakgönüllü ve de en yoksul ülkesi olduğuydu. Arnavutluk’la Türkiye dinsel yakınlığın da etkisiyle sıcak ilişki içinde olmuştur…
-
Cani, insafsız, insanlık düşmanı, sayın sayabildiğinizce. Böylesi durumlarda uygun sıfat arayışı öne geçer. Duygular kabardığı içindir. Duyguların öne geçmesine gerçeklere körlük eşlik eder çoğunlukla. Yeni Zelanda’da pek çoğumuzu dehşete düşüren bu toplu cinayet olgusu ne ilktir ne de son olacaktır. Etnik, dinsel ve mezhepsel gerekçeli düşmanlıkların her geçen gün yükselmekte olduğu hepimizce bilinen bir durum.…
-
Neredeyse 10 yıl olmuş! Adana Demirspor İtalyan kulübü Livorno’yla omuz omuza verip iyiden, doğrudan, emekten ve elbette spordan yana ses vereli. O zamanki heyecan ve coşkum bugün gibi aklımda! Dayanamayıp katılmışım o coşkuya! Bir yansı sunumu hazırlamışım Ankaragücü’nü de işin içine katarak… Ankaragücü o tarihteki işgal girişimine varlık nedenine yaraşır bir dirençle karşı koymuş, saldırganları…
-
Güney Amerika’nın kuzeyinde konuşlu Kolombiya 46 milyon nüfusu ve 1 milyon 144 bin km2 yüzölçümüyle yalnızca bölgenin değil dünyanın da hatırı sayılır ülkelerinden. Bir başka özelliği Güney Amerika’da her iki okyanusa kıyısı olan tek ülke olması. Adını daha çok uyuşturucu baronlarının etkinlikleri ve geçtiğimiz aylarda barış yapılan FARC örgütünün eylemleriyle duyduğumuz bu Güney Amerika ülkesi…
-
Sıcak temmuzla birlikte ateş, kan, barut ve yanık kokusu hiç sektirmeden kendini gösterir. Üzerinden 25 yıl geçse de acılar küllenmemiştir. Dün olmuş gibi sıcaktır yaşananlar. İnsan yakmak ortaçağda kaldı sanılır. Naziler bile hiç olmazsa önce öldürüp sonra yakmışlardır. Çeyrek yüzyıl önce diri diri insan yakmak eylemi Sivas Madımak’ta yaşama geçirilmiştir. Bilgeliğin, insanseverliğin beşiği olan…
-
“Geldikleri gibi giderler!” Mustafa Kemal, 13 Kasım 1918, İstanbul İmeceye katılacaklar için gerekli bilgiler Tarihe geçmiş bu sözleri duymayanımız yoktur. Mustafa Kemal bu sözleri Adana’dan İstanbul’a henüz dönmüşken söylemiştir. Rasim Ferit (Talay) tanıktır. Mondros’un hemen ertesidir. Emperyalist devletler silah zoruyla geçemedikleri Çanakkale’yi ellerini, kollarını sallayarak geçmişler İstanbul Boğazı’na demirlemişlerdir. İstanbul sokaklarına düşman çizmesi…
