Kategori: AZİM VE KARAR

  • Yurttaş gazeteciliği kavramını 1999’da yazdığı “Gazeteciler Ne İçindir?” (What are Journalists For?) kitabında tanımlayan Jay Rosen’ın yurttaş gazetecileri için şu sözleri paylaşılasıdır. “Özel teknik bir donanım edinmeden, internet üzerinden kendi kişisel medyalarını kuran bireyler aracısız olarak düşüncelerini, fikir ve projelerini geniş kitlelere duyurma ve etkilerini arttırma şansı elde ederler.”

  • ÜÇ FİDANIN ÖĞRETTİĞİ

    Oysa, 50 yıl önce yaşananları anımsayan bir sosyalist solun bugünkü hatalardan uzak durması olasıydı. Böylelikle kimliğine yakışır bir tutum alabileceği gibi kendisini büyüten bir yola da girmiş olurdu. Hatalarının kurbanı olan sosyalist solun geçmişten alacağı çok ders var.

  • “Ne hıyrını görmüşüm” dediği Cumhuriyet sayesinde TBMM başkan vekili oldu. Onbinlerce insanın ölümünden sorumlu olan PKK önderine “yetim değilim, Öcalan babamdır” dedi.

  • ASLI BAYKAL’IN ÇIKIŞI ÜZERİNE!

    Bütüncül düşünüldüğünde, insanın sağkalımı ve sağlığı içinde yaşadığı ortamla ve başka canlılarla etkileşimiyle bütünleşik bir olgudur. Başka canlıların sağlığı ve sağkalımı insanınkini belirler.

  • Çocuklarına bayram armağan etmiş, kuruluşuyla birlikte çocuklarının üzerine titremiş Türkiye Cumhuriyeti ikinci yüzyılına adım atarken çocuklarını doyuramayan, eğitip, öğretemeyen, çocuk yaşta işgücüne katılmalarına kayıtsız kalan ve daha da kötüsü suçtan koruyamayan duruma düşmüştür. 

  • Oysa, yaşayan insan ne denli değerli olursa olsun sonuçta bir saatli bombadır. Yaşamının sondan bir önceki gününde öyle bir şey yapar, öylesine bir eylemin içinde olur ki değil adının bir yerde yaşatılması, adının anılması bile sorun yaratabilir.

  • Yüzde 90’ı kırsalda yaşayan Türkiye’nin karanlıkta kalmış insan yığınlarını aydınlıkla tanıştırmak önemli öncelikti. Bu da kırsalda bir iktidar değişikliğini kaçınılmaz kılmaktaydı. Yüzyıllar süren imam egemenliği yerini aklın ve bilginin egemenliğine bırakacaktı. Bu egemenliğin doğal önderi öğretmendi. Bunun başarılabilmesiyse donanımlı, bilgili ve böylelikle köylünün güvenini kazanan bireyler yetiştirmekten geçiyordu.

  • “Eşit yurttaşlık” bu toprakların ürünü de, gereksinimi de değildir. Anayasamızın 10. maddesinde Türkiye’de eşit yurttaşlık sorunu olmadığı ortalama anlak sahiplerince anlaşılacak açıklıkta yazılıdır. Türkiye’de ekonomik ve toplumsal eşitsizlikler olduğu yadsınamaz. Bu eşitsizliklerin etnisite, din ve mezhep tanımadığı ve elbette sınıfsal olduğu da.

  • DEM’e ve dolayısı ile terör örgütüne, emperyale istediğini verebilecek olan bugünkü iktidardır. Durum bu denli açık ve ortadayken DEM’in muhalefete yakın durması, çoğunluk seçmeninin de iktidar yerine muhalefeti yeğlemesi ancak düşte görülebilecek bir boş beklentidir.

  • NATO’YA SELÂM, İNGİLTERE’YE SİTEM!

    Un, var, yağ var, şeker var! Helvayı niye yapamıyoruz sorusunun karşılığı NATO’ya selâmda, İngilize sitemde bulunabilir.