Kategori: AZİM VE KARAR

  • Yazıya başlık olan niteleme yaşamın pek çok alanı için geçerlidir. Türkiye ekonomik olana sayısız krizin eşlik ettiği ülkeye dönüştü. Çeyrek yüzyıldır halının altına süpürülenler şimdilerde saklanamaz oldu. Sağlıkta dönüşüm programının uygulamaya konulmasıyla birlikte SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı tek çatı altına alındı. Bu yapılana dek hemen her Cumhuriyet hükümetinin programında bunu okuduğumuzu anımsarım. Söyleyenin çok…

  • Gençlik bayramında gençlerin iç burkan durumuna üzülmemek elde değil. Yüksek öğrenim görmek başlı başına zor. Barınma, beslenme, kaynaklara erişme, vb sorunlar dağlarca. Sonrası da az üzücü değil! İş bulmak, bir kamu görevine “mülâkat” ucubesini aşarak atanabilmek, emeğine, birikimine yaraşır gelir sağlayan bir iş bulabilmek… Türkiye Yüzyılı iktidarın savladığının tersine “geri kalmaya kararlıyız” bildirgesiyle başladı. Bağımsız…

  • Bugünlerin çok değinilen tarihi oldu 1921. Etnikçi, bölücü, gerici ve liberal tayfanın 1921 anayasası tutkusundan söz ediyorum. Türkiye Cumhuriyeti yıkıcılarını ve karşıtlarını bir araya getiren ortak paydaya dönüştü özgün adıyla Teşkilatı Esasiye. Bugünün değer yargılarıyla dünü irdelemek en çok yapılan yanlışlardan birisidir. 1921’den 3 yıl sonra neden yeni bir anayasa yapıldı sorusuna rastlayabilene aşk olsun.…

  • Yerel seçimlerde Türk milletinin iktidara gösterdiği sarı/kırmızı kart çoğu kimsede umutların yeşermesine yetti. Yirmi yıl boyunca iktidara sınırsız güç ayrıcalığı tanıyan insanımız tenceresindeki boşluğun etkisiyle de olsa uyanmış mıydı yoksa! Özellikle tek kişilik rejimle birlikte muhalefet diye bir olgunun varlığını unutan iktidar görüşme/yumuşama isteğiyle yola geliyor muydu sorusunu aşırı iyimserlikle de olsa akla getirdik. Çok…

  • Filistin’de İsrail eliyle sahnelenen acıklı oyunun 6. ayında ölen Filsitinlilerin sayısı 40 bine dayanmış durumda. Yeryüzünde vicdan, insaf ve ahlâk sahibi herkesin bu durum karşısında tepkili olduğu kuşkusuz. Ancak, tepkilerin etki yaratmadığı da tartışılmaz. Tarih boyunca böyleydi. Bugün de farklı sayılmaz. Haklılık savaş kazanmak için yeterli değil. Savaşları teknolojisi üstünler kazanıyor. Teknolojinin yetersiz olduğu noktada…

  • 24 Nisan ülkemizin sözde “Ermeni Soykırımı” söylemiyle köşeye sıkıştırılmaya çalışıldığı günün adı oldu. Hiç kuşkusuz, ülkemizdeki “Beşinci Kol”un önde gelen rolü var bu saldırganlıkta. Geçtiğimiz yıllarda bu “Beşinci Kol”un “özürcülüğe” soyunduğuna tanık olduk. Özür dilenirse ne olur sorusu akıllara getirilmedi. Özür dilerseniz suçluyum demiş olursunuz! Suçu üstlendiğinizde “TAZMİNAT” istekleri başgösterir. Öne sürülen insan yitimlerinin gerektirdiği…

  • Benim için televizyon çağı 1974 Dünya Kupası’yla başladı. TV’de izlediğim bir sonraki büyük spor düzenlemesi 1976 Montreal olimpiyatlarıydı. Sovyetler Birliği kültünün alabildiğine etkili olduğu yıllarda Ukrayna adı şaşırtmıştı. Oysa Ukrayna Sovyetler Birliği’ni Rusya ve Belarus’la birlikte kuran üçlüden biriydi.  Montreal olimpiyatları ırkçı Güney Afrika’yla spor ilişkisi kuran Yeniz Zelanda’nın oyunlara alınmaması isteğinin IOC (Uluslararası Olimpiyat…

  • Yıl 1961! Artvin Yusufeli’ne bağlı Sacveret köyünde yaşanır bu yaralanmalı olay. Koşarken düşen çocuğun üst dudağı mısır anızına denk gelir. Boylamasına derin kesi oluşur.  O günün koşullarında en yakın merkeze ulaşmak bile olanaksıza eşdeğerdir. Köyde askerliğini sıhhiye çavuşu olarak yapmış olan Aziz Çavuş’a düşer sağaltım görevi. Yaraya dikiş atmak gerekmektedir. Mandolinin 4 telinden “mi teli”…

  • Yazının başlığının aykırılık yansıttığının farkındayım. Ne yazık ki güncel gözlemlerin ışığında belirlendi bu başlık. AMEDSPOR Dün (17.03.2024) İzmir’de DEM parti mitingi vardı. Miting alanına giden yollarda AMEDSPOR atkıları, bereleri ve başkaca nesneleri satılmaktaydı. DEM parti mitingini göz önüne almazdan önce Amedspor’un maçı mı var acaba sorusunu getirdim aklıma. Birkaç yıl önce adını özellikle Atatürk’ün belirlediği…

  • Geçen dönmede ABD başkanlığı yapan Donald Trump sıradışı kişiliğinin yanı sıra kabalığıyla ve yozlaşmışlığıyla da izler bıraktı gerisinde. Bu yanıyla dünya kamuoyunun ilgi alanında olmasına şaşırmamak gerekir. Ama, bu olumsuzluklardan yararlanarak işi NATO ve emperyal seviciliğine de vardırmamak gerekir. Cumhuriyetle adaş ve yaşıt gazeteye Londra’dan yazan Elçin Poyrazlar “Trump 2.0” başlıklı yazısında tam da bunu…