Kategori: AZİM VE KARAR

  • “Türkiye ilerlememeye, geride kalmaya kararlı bir görüntü veriyor!” Yazının başındaki tümceye değinmiş olayım. Yazının sonıonda söyleyeceğimi baştan söylemiş oldum bu sözlerle. Bugün öğle saatlerinde gözüme ilişti, kulağıma çalındı. Seccade üzerinden yürütülen bir tartışmaydı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bir yerde seccade üzerinde görüntü vermiş. Görsele baktığımda ben küçük boy bir halı gördüm üzerine basılan.Ayrıca, bu…

  • Sağlık ortamında ya da spor alanında ve aklınıza gelebilecek her yerde şiddet Türkiye’nin önde gelen sorunudur. Hatta, bu sorunun yerleşikleşmiş olduğundan bile söz edilebilir. Spor sahaları şiddetin ete kemiğe büründüğü, hemen her an kendini gösterebildiği yerlerin başında geliyor. Geçtiğimiz aylarda İzmir’de oynanan Göztepe-Altay maçında yaşananlar ürkütücüydü. Sahaya inen bir yandaşın köşe gönderi direğini silah olarak…

  • İktisat kongresi de depremzede oldu. On bir ilimizi yıkan deprem yüzüncü yılını dolduran iktisat kongresi anmalarını da erteletmiş oldu. Hemen belirtmekte yarar var. Ülkemizin ortadan ikiye bölünmüşlüğü ne yazık ki bu önemli tarihsel olayın anmasına da yansıdı. Oysa, altı üstü bir anmaydı. Birkaç saat bilemediniz birkaç gün bir araya gelmek bu kadar mı zordu diye…

  • Hafta sonunu kaplayan politik sarsıntı giderildi. Altılı masa yeniden toparlandı. Toplumsal beklenti karşılanmış oldu. Türkiye’yi ikiliğe tutsak eden politik ortamla ilgili yazılacak ve göz önüne alınacak sayısız ayrıntı var. Bunları bugünlerde dile getirmek ya da yazmak kutuplaşmış Türkiye’de etiketlenmenize yeter de artar. Türkiye’ye uzunca süredir egemen olan siyasi ortamda “iç cephe”ye değinmek neredeyse olanaksızlaşmıştır. Birinin…

  • Doksan altı saatlik aradan sonra yola devam kararı alındı. Çok açık ki “millet ittifakı”nın 2 ana öğesi masanın dağılmasının sorumluluğunu üstlenmek istemedi. Bu gelişmedeki aslan payı KK ve MA ikilisinden çok Türkiye’de iç karartan, bunaltı yaratan 20 yıllık iktidara aittir. Bu dönemin mutlaka sonlanması gerekliliği toplumun kararlı ve güçlü isteğini doğurmuştur. Toplum öylesine bunaldı ki,…

  • Büyük yıkımın yol açtığı üzüntü iç cephedeki gerginliği azaltır diye ummuştum. Yanıldığım gibi, iç cephedeki gerginlik ağıza alınmayacak sözcüklerin de katkısıyla arttı. Geçen hafta sonunda oynanan futbol maçlarında önce Kadıköy’de, onu izleyerek de Dolmabahçe’de “hükümet istifa” sesleri yükseldi.  İktidarın küçük ortağı bu gelişmeler karşısında üst perdeden tepkisiyle öne çıktı.  Bahçeli “hükümet istifa” çağrılarına istifayla karşılık…

  • Geçtiğimiz günlerde deprem bölgesine başka illerden eşgüdüm amaçlı atanan iki valinin çıkışına tanık olduk. İz bırakan sözler söylediler. İlki yaşanan yıkımın ve yitimlerin kestirilenin 4-5 katı büyüklüğünde olduğunu ileri sürdü. Hiç de akla yatkın olmayan bir saptama değildi. Bir bakıma gözden uzak tutulan gerçeğin devletin valisince ifadesiydi.  Bir başka vali beyin önerisine ise gözlerimle görmesem,…

  • Bir zamanlar birkaç ayda bir adını duyardık “çekiç güç”ün. O da TBMM’de görev süresi uzatıldı diye haber olarak. Kendi topraklarımıza, birliğimize ve bütünlüğümüze yönelik odakları kendi elimizle beslemek ya da beslenmesine olanak tanımak gibi bir şeydi yapılan. Emperyalist güdülemeden kurtulamayışın sonucuydu. Dönemin başbakanlarından birinin dili sürçmüştü. Çekiç güç diyecek yerde “çekici güç” sözü dökülmüştü ağzından.…

  • Depremi izleyen saatlerde Ankara’nın buyruğunu bekleyecek denli hantallaşan, işlevsizleşen devletimizin sunduğu görüntü karşısında kahrolmanın ötesine geçilemedi. Devletin devinime geçmedeki yavaşlığı dışında sorgulanması gereken bir başka başlık kamu hizmetlerinin ortadan kaldırılmasına bağlı acıklı sorunlar olmalı. Birkaçına göz atmakta yarar var. Depremi izleyen saatlerde yardım, kurtarma ve beslenmeyle ilgili eksikliklere ilk eklenen kıtlık akaryakıta ilişkindi. Tümüyle özel…

  • Dünyanın gözü Türkiye’nin üstünde. İpliğimiz pazara çıkmış durumda. Akıldan ve bilgiden kopukluğumuzu gözler önüne seren son deprem felaketi sözcüğün tam anlamıyla “milli güvenlik” sorunu yaratmıştır. Dışarıdan bakan ve özellikle de emperyal emelleri olan birileri ne düşünür bu tablo karşısında? Barınağını bile yapamayan bir ülke demezler mi? Abartarak başka yorumlar da yapmaktan geri dururlar mı? Bu…