Kategori: AZİM VE KARAR
-

Çeyrek yüzyıl önce Türkiye’ye getirilişi gözlerimin önünde. Süt dökmüş kedi gibiydi. Yalvarıyordu. Bugün TBMM heyetinin onun ayağına gitme hevesi akılla ve namusla açıklanır gibi değil.
-
Ağacın baltaya serzenişi gibi. Kurucu partinin milletvekili Orhan Sarıbal’ın Cumhuriyet çınarına indirdiği darbe. İlginç olan parti yönetiminin uyur gibi yapıyor oluşu.
-

Çin deneyimi, ulusal çıkarları korumada ekonomik gücün önemini ortaya koyuyor.
-
Aklını kullanmayan yasını tutar. Bu sarsıcı olduğu kadar acıtıcı deyiş bir çok kez daha gerçek oldu.
-
Bir önder halkıyla iç içe olduğunda, ona incelikle yaklaştığında anıtlaşır… Tıpkı Atatürk gibi…
-

Evrim, bir tür hayat bilgisi dersidir. İnsanın yaşadığı ortamla ve diğer canlılarla ilişkisini belirler. Bu bilgiden yoksunluk insanı yanlışa sürükler.
-

Yeni açılım yolunda ilerleniyor. Bu ilerleme sırasında bilinçaltımıza yerleştirilen bir olgu var ki çok önemli. Kimlikler. Türk-Kürt-Arap kardeşliği kulağa hoş gelebilir. Ancak, bu yolla ayrışmanın derinleştirildiği unutulmamalı.
-
Açılımda sona yaklaşılırken yükümüz artıyor diyen Cumhurbaşkanı’nı doğruluyor TBMM Başkanı’nın çakallar çıkışı.
-

Cumhuriyetin kurucusu toplumla iç içeydi. Yolda rastladığı vatandaşıyla konuşmayı, görüşmeyi görev bilirdi. Onların düzeyine inse de amacı her bir yurttaşını yükseltmek ve yüceltmekti.
-

Ne Merdan Yanardağ’la ne de Ekrem İmamoğlu’yla bire bir aynı düşünmüyorum. Buna karşılık, sözünü ettiğim kimselerin casusluk gibi gülünç bir suçlamayla karşılaşmalarından rahatsızlık duydum.
