Kategori: SPOR-YORUM

  • Otuz-40 yıl önce kuzey ülkelerinin milli ve kulüp takımlarıyla oynamak keyif verirdi. Magazin basını o takımların oyuncularının kiminin elektrikçi kiminin itfaiyeci ve kiminin de öğretmen olduğundan yola çıkarak inceden tiye de alırdı karşı takımı. O günler geride kaldı. Futbol artık akılla ve takım anlayışıyla oynanıyor.

  • YIKILAN KULELER

    Şu sıralarda Milano Cortina Kış Olimpiyatları’nı izliyorum. Kış sporlarına bu denli elverişli bir ülkede yaşayıp varlık gösterememek üzücü. Kayakla atlama yarışları sırasında Eurosport Türkçe sunucusunun bir sözü çalındı kulağıma. Burada yarışan ancak finale kalamayan kayakla atlama sporcularımız antrenmanlarını Slovenya’da yapmışlar. Universite Kış Oyunları’nın 2011’de ülkemizde, Erzurum’da yapıldığını anımsayınca… Nasıl olur dedim kendi kendime. O oyunların…

  • MİLANO CORTİNA KIŞ OLİMPİYATLARI ÜZERİNE

    Olimpizm ruhunu yaşatmak ve sürdürmek için çok para harcamaya gerek olmamalı. Eldeki spor alanları küçük dokunuşlarla yeniden kullanılabilir.

  • FUTBOLUN HALLERİ

    İzleyicinin yokluğuyla boşalttığı alanı bahis, savurganlık, kara para aklama ve akla gelebilecek her türlü yozlaşma dolduruyor. Yaşamın hiç bir alanı boşluk kaldırmıyor ne de olsa.

  • Gazze’de işi soykırıma vardıran İsrail spor alanlarında sorunsuzca boy gösterebilirken Sırpların tarihsel bir olaya göndermede bulunan görseliyle uğraşmak ne denli gerekli?

  • ŞİMDİ METİN OKTAY’I ANIMSAMA ZAMANI

    Metin Oktay Kan, Ter ve Saygı kitabında insan Metin Oktay’la tanışıyorsunuz.

  • SPOR SİYASETİN SIÇRAMA TAHTASIDIR

    Sözüm ona İsrail’le ticaret yapmıyoruz. Buna karşılık spor yapıyoruz. İsrail’in spor etkinliklerinden dışlanması için bir girişimimiz var mı? Bilen varsa söylesin!

  • ATA’NIN (ÖNCÜ) KIZLARI

    Filenin Sultanları nitelemesini itici buluyorum. Her ne kadar pek çok yerde kullanılsa da özellikle kaçınıyorum sultanlar demekten. Onlara “Ata’nın Kızları” demeyi yeğliyorum. Kimden söz ettiğim anlaşılmış olmalıdır. Onların sivrilmesi her ne kadar son yıllarda olduysa da çeyrek yüzyıllık bir geçmişi vardır Türk kadın voleybolunun sıçramaya başlamasının. Atatürk’ün “zeki, çevik ve ahlâklı” tanımlamasına bire bir uydukları…

  • Futbol ortamımızın kötülük üretmesine örnek olarak bir ünlü topçumuzun milli takım uçağında gazeteciye fiziksel saldırısından söz edelim. Bitmedi. Aynı kişi cinsel saldırıya eşdeğer bir başka olayın kahramanı da olmuştur. İnsan içine çıkamaması gereken bu lümpenlik anıtının Türkiye’de teknik direktörlük yapmış olması yetmemiş olmalı ki bir Avrupa takımının başına geçmiş olması ibretlik olsa gerektir.

  • KURTARICIYA VEDA

    Oysa, aynı Fenerbahçe diğer sporlarda uzak ara başarılıdır. Olimpiyata giden Türk sporcuların önemli bölümünü ya yetiştirmiştir ya da kulübün sporcusudur. Futbolda aranan şampiyonluk olunca ve bu bir türlü başarılamayınca “başarısızlık” etiketlemesi kaçınılmaz olmaktadır.