Kategori: YARINLAR

  • EMPERYALİZMİN NOBEL MASKESİ

    Nobel ödüllerini ikiye ayırarak yargılamakta yarar var. Fizik, kimya, tıp bir yana! Edebiyat, barış, iktisat diğer yana. İlk üçlüdeki ödüllere yaraşır sayısız aday olsa da sonuçlar tartışılmaz. Bir şarlatanlık, siyasi tercih olmadığı içindir bu tartışılmazlık. Edebiyat, barış ve iktisat ödülleri hemen her zaman tartışılmıştır. Özellikle de barış ödülü! Bu ödül emperyalizmin seçimi olmuştur öteden beri.…

  • SPOR SİYASETİN SIÇRAMA TAHTASIDIR

    Sözüm ona İsrail’le ticaret yapmıyoruz. Buna karşılık spor yapıyoruz. İsrail’in spor etkinliklerinden dışlanması için bir girişimimiz var mı? Bilen varsa söylesin!

  • CUMHURİYET’İN ÇAĞRISINA ÇAĞRI

    Cumhuriyet’le yaşıt Cumhuriyet’in imece çağrısı elbette önemli. Basına yönelik baskıların giderek arttığı günümüzde iktidara karşıt yayın organlarının işinin zorlaşması şaşırtıcı değil. İktidar karşıtı yayın organlarının varlığını koruması kuşkusuz önemli. Onlar içinde de Cumhuriyet’in yeri ayrı. Cumhuriyet gazetesinin imece çağrısının Cumhuriyet’i savunma, Atatürk ilke ve devrimlerine sahip çıkma temelinde yükselmesi olağan. Ancak, eleştirilecek bir şeyler de…

  • Kimlik siyasetinin ve elbette terörün TBMM’deki temsilcileri istediklerini kimden alacaklarsa onlarla uzlaşmaktan çekinmezler. Onların istediklerini verme gücü iktidardadır. İmamoğlu’na düşen kimlik siyaseti yarışına girmek değil Türkiye’den yana olmaktır. Bunu yaptığında büyür, iktidarın ve kimlik siyasetinin izinde gittiğinde yok olmak kaçınılmaz yazgısı olacaktır.

  • FORDLANDİYA : Ütopya’dan Distopya’ya

    Fordlandiya, Ford için başlangıçta ütopyayken sonunda distopya oldu. Orada uğradığı zararı çalışanlarına yansıtarak yitimini karşıladı kuşkusuz. Vahşi kapitalizmin, vahşi bir anamal sahibiyle girişebileceği serüveni yansıtması bakımından anlamlıdır Fordlandiya deneyimi!

  • BİZİ NASIL BİRİ SEVİYOR?

    Savlanana bakılırsa Türk toplumunda Amerikan karşıtlığı üst düzeydedir ve giderek kabarmaktadır. Ne kadar iyi demeye kalmadan “Trump bizi seviyor!” sözünün etkili olduğundan söz edildiğini görüyoruz hemen her ortamda. Pek Atatürkçü geçinen basında bile dünkü Erdoğan-Trump görüşmesi olumlu not alabiliyorsa eğer daha fazla söze gerek yoktur. Trump’ın bizi sevdiği farklı kaynaklarca doğrulandığına göre, sevenimizin nasıl biri…

  • IRKÇILIK YASAK, SOYKIRIM SERBEST

    Spor alanlarında yaşananlardan yola çıkarak emperyalist saldırganlığın hemen her aygıtı ve elbette sporu da işine yarayacak şekilde kullandığını görebiliyoruz. Hemen her mevsimde eksik olmayan spor etkinliklerine özenle bakıldığında sporun saldırganlığa konu edilişini görmek zor değil.

  • Bölgede ve ülkede feodalizm korunarak hiç bir sorun çözüme kavuşturulamaz. Var olduğu açık olan soruna etnik etiketler yapıştırmak yerine sorunun sınıfsal ve ona bağlı olarak da ekonomik olduğunu kabullenmekle başlanmalıdır.

  • HUTBE

    Son hutbeyle gelinen noktada Cumhuriyet kurumu Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, önemli devrimlerden medeni yasayı ateş altına aldığı görülmektedir. Anayasal suç da işlemiştir bu son hutbesiyle Diyanet İşleri Başkanlığı. Bağımsız yargının yerinde yeller estiği için bu anayasal suç da öncekiler gibi sessizlikle izleniyor.

  • Son söz : Türkiye’nin ne alacağı ne de vereceği bir karış toprak yoktur.