Kategori: YAZI-YORUM
-
DAVUL “Haziran Kalkışması” korku salmayı sürdürüyor. Futbol maçlarında davul çalınmasının yasaklanması bu korkunun ürünü! İnsanı güldürürken düşündüren bir tasarım. Almanya’daki 74 Dünya Kupası’nda klakson çalmayı, Güney Afrika’dakinde Vuvuzela’yı, gelecek yıl Brezilya’da yapılacak olanda sambayı yasaklamak ne kadar mantıklı ve kabul edilebilirse davul yasağı da o denli anlamlıdır. İçinde bulunduğumuz mübarek…
-
DARBE Çok değil 8-9 yıl önceye gidelim. TÜBİTAK yönetimini atama yetkisi olmadığını öğrenen fatih “Biz buraya neden atama yapamıyoruz?” diye sormuştu. Şimdiki gibi kükreyemese de guguk yoluyla çözmüştü sorunu. O günlerde, “TÜBİTAK’la siyasetin ne işi olabilir?” diye soranlar gereken yanıtı 2009’da almıştı. Sonsuzluğa 150 yıl önce eceliyle göçen Darwin bu kez TÜBİTAK…
-
DOMUZUNA YAZILAR(*) Görevi ve konumu insan olan iki kişinin domuz gerekçeli çıkışları dikkat çekti. Adının önünde doktor unvanı taşıyanı ilâçlarda kullanılan domuz kaynaklı katkılardan hareketle helâl ilâç daha şifalıdır buyurdu. Kızılay Başkanı ise tam da domuz eti yemiş olması olası birinin yüzünün bir müslümana nakledildiği günlerde helâl kan için fabrika kuruyoruz dedi. Konu domuz…
-
YAZI DEDİĞİN Yazı dediğin duygulandırdığı kadar bilgilendirmeli! Yılmaz Özdil dengeyi iyi kurmuş! Maltepe Askeri Cezaevi ziyaretini anlatırken Ataol Behramoğlu ile rastlaşmamız da bundan! Armağan edilen ayva yaprağından kitap ayracını Ataol Behramoğlu’na borçlu oluşumuzu ustalıkla yansıtmış! Duygu ve bilgi mükemmel şekilde bir araya gelmiş! Bilgilenirken, öğrenmek çok iyi geldi! Bu satırların yazılması da ondan! Yeri…
-
DEVLET Türkiye, hemen her şeyin rayından çıktığı bir ülke oldu! Görüntüye bakıldığında ve kamu mallarının yağması bağlamında “özelleştirmecilik” öne çıkmış gibidir. Oysa, bu yalancı görüntünün ardında devletçilik değil ama devlet erki aracılığı ile baskı üst düzeyde. En küçük baskı olmaksızın kendiliğinden gelişen sansür, penguenci medya ve hükümetin hoşuna gitmeyecek dosya oluşturan dergilerin kapatılması kanıtımızdır. Devlet…
-
MUHALEFETE … İki gün önce gözlerimizin önüne serilen “bir tabut, üç anne!” manzarası iç yakıcı olsa da umut vericiydi. Acılı bile olsa dik duran, kararlı Türk insanı görüntüsü teselli kaynağıydı! Bir buçuk aydır her türlü vahşete ve saldırganlığa karşı canını dişine takarak karşı duran; şehitler veren, gözü çıkartılan, izinin silinmesi yıllar alacak derin ruhsal yaralar…
-
SPORTİF Sporla ilgili ama sporun görünmeyen yanına dokunan bir yazı yazmak kaçınılmaz oldu! Yazla birlikte biri birini izleyen spor etkinlikleri Türkiye’yi de ilgilendiren boyutlar taşıyor. Türkiye 42 yıl sonra bir kez daha Akdeniz Oyunları düzenleyicisi oldu! 1971’de İzmir’dekini görmedim ama 10 yaşında bir spor ilgilisi olarak basından izlemiştim. Güreş ve boks dışında neredeyse yoktuk! 2013…
-
SARIKAMIŞ GÖNÜLLÜLERİ Türkiye hareketli günler geçiriyor. Coşku ve hareket hız kesecek gibi görünmüyor. Bu dönemde yürüyen, haykıran yeri gelince duran, sırası gelince park meclisleri oluşturan ve son olarak da gazdan adam olanları gördük. Gerektikçe boyut değiştiren eylemlilik tekdüzeliğin üstesinden gelmek için de bir seçenek oluşturdu. Tüm bunlar yaşanırken bir şey daha oldu! Dr Bingür…
-
“……… HİÇ BİR ŞEY ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK!” Sıkça kullanılan bir kalıptır! “Hiç bir şey eskisi gibi olmayacak!” denir. Bazen dileğimizi ifade etse de çoğu zaman gerçeğin ta kendisidir! Önemli dönüm noktaları o anda fark edilmese de günün birinde tarih yazıldığında belirgin şekilde duyumsanacak sonuçlara yol açacaktır! “Hiç bir şey 31 Mayıs’tan önceki gibi olmayacak!” sözünü…
-
DARBE Mİ, DEVRİM Mİ? Demokratçılık oynayanların gözü aydın! Onlara sakız gibi çiğneyebilecekleri yeni bir konu çıktı. Mısır’da darbe mi, yoksa devrim mi oldu? Geleneksel paradigmalar gereğince birileri işin özünden kopup salatalığım var diyene tuz alıp koşanlar gibi davranacak! Partilerimiz de şimdiden böyle bir konumu benimsemiş gibiler. TBMM’de grubu olan dört partimiz Mısır’daki…
