İ
Erzurum’a gelip de “Erzurum Kongresi”nin (Bağlantı1) yapıldığı mekânı ziyaret etmemek olmazdı. Yakın ya da uzak tarihin basmakalıp ve işlevsellikten uzak klişelerle ezberletildiği ülkemizde (ve belki dünyamızda) tarihsel mekânlar ve o mekânların ziyaretçide yarattığı duygular önemliydi! (Resim1,2,3)
İlk izlenimi paylaşmakta yarar var! Bu ilk izlenim mekânın dış görünümünün yanı sıra iç görünümde de kendini göstermekteydi! (Resim4)
Bakımsızlık ve özensizlik!
Mekânın içine girdiğinizde yukarıda anılan olumsuzluklara ilgisizlik de eklenmekte! Ne bir görevli, ne de bir bilgilendirme! Olmayacak konularda Batı’ya öykünen bizler keşke bu konuda onları örnek alsak! Bedeli karşılığında her türlü belge ile bu önemli tarihsel kesitin ziyaretçiye anlatılması iyi olmaz mıydı?
19 Mayıs 1919’da Samsun’da başlayan, Haziran’da Amasya’da aynı adla anılan genelgenin yayımlanmasıyla süren; 23 Temmuz’da Erzurum Kongresi ile olgunlaştıran bu süreç bilindiği gibi 4 Eylül’de Sivas Kongresi ile sürmüş ve 23 Nisan’da Ankara’da TBMM’nin açılışı ile hedefe erişmiştir!
O tarihi binayı bizlere gezdiren dostumuzdan öğrendiğimize göre bu yapı Defterdarlık envanterindedir. Akla yakın diğer iki olasılık ise TBMM Milli Saraylar ve Kültür Bakanlığı kapsamında değerlendirilmesidir bu türden mekânların!
Bunca mantıklı olasılığa karşılık Erzurum Kongre’sinin gerçekleştirildiği mekânın bugünkü bakımsızlığı ve sahipsizliği yine de açıklanabilir gibi değildir. Her türlü mantıksızlık ve anlaşılmazlığına karşın; bu yapının Defterdarlık envanterinde bulunmasını kabullenmiş olalım! Yine de, bugünkü bakımsızlığı anlaşılabilir gibi olmasa gerektir. Diyelim ki; Defterdarlık bu mekânın bakımı ve ziyaretçilere sunumu konusunda gerekli olanaklara sahip değildir! Erzurum gibi bir kentin belediyeleri bu gereksinimi karşılama konusunda yetersiz midir ki bu zavallı görüntüler çıkmıştır ortaya?
Bu önemli eksikliklerin etkili ve yetkililere çağrı olması dileğiyle!
Yirminci yüzyılın ilk çeyreğinin yaşandığı süreçte bağımsızlığın bırakınız yaşama geçirilmesini, akla getirilmesinin bile mucize sayıldığı dönemde toplanan Erzurum Kongresi kararlarının adam akıllı değerlendirilmesinde yarar vardır diye düşünüyorum!
Bugün erişilmiş olan “çağdaş uygarlık!” koşullarında bile Erzurum Kongresi’nde alınmış olan kararların ne denli “çılgınlık” olduğunu yorumunuza bırakıyorum! Günümüzün “çılgınlık” ölçütlerinin vardığı nokta sizlerin yargıya varmasında biraz olsun yardımcı olabilir mi?
Tarih bilgileri bugün eriştiğimiz noktada geçmişle bağlantımızı ve o geçmişe bağlılığımızı ortaya koyması bakımından önemsenmelidir!
92 yıl önce bugünlerde Erzurum’da bir araya gelen Doğu Anadolu vatanseverlerinin dile getirmiş oldukları ilkeleri anımsamakta yarar var: (Resim5,6)
- Vatanın bütünlüğünü korumak ve savunmak
- Ulusal bağımsızlığın dokunulmazlığını ve tamlığını sağlamak
- Ulusal Egemenliği sürekli ve Ulusal İrade’yi egemen kılmak!
Bugün fazlasıyla aşındırılmış olan bu değerlerin o zor yıllara rehberlik etmesi önemlidir.
Sözü uzatmaksızın sormak istiyorum!
Bugünün olanakları gerçeğinden yola çıkarak; Erzurum Kongresi’nin gerçekleştirilmiş olduğu mekânın bakımsızlığı sıradan bir durum mudur? Eğer öyleyse bu olumsuzluğu gidermenin yolu bellidir!
Bu mekândan her kim ya da kimler sorumluysa gereğini yapmalıdır!
Tarihe ve geçmişe saygısızlık sonlandırılmalıdır!
Yoksa fazla sorgulayıcı mıyım diye sormadan edemiyorum kendi kendime!
“Oğlumun öldüğü toprakları ne yapayım?” diyen bir zavallılığın ve cehaletin tepki görmediği yerde Erzurum Kongre’sine ilgisizlik şaşırılacak bir durum değildir ne de olsa!
Ceyhun BALCI, 23.07.2011
Görsellerin tümüne erişmek için : https://picasaweb.google.com/ceyhun1961/ERZURUMKONGRESI?authkey=Gv1sRgCI_EyLaDv9jJ4wE

MANASTIR (BİTOLA) « cumhuriyetciyorum için bir cevap yazın Cevabı iptal et