İçeriğe geç
cumhuriyetciyorum

cumhuriyetciyorum

    • About
    • ÖZGEÇMİŞ


  • İlkokulu Tokat Niksar ve Eskişehir Çifteler’de okudum.

    Orta ve lise öğrenimimi Eskişehir Anadolu Lisesi’nde tamamladım.

    Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni 1985’te bitirdim.

    Zorunlu hizmet yükümlülüğümü Ağrı Devlet Hastanesi’nde (1985-87)yerine getirdim

    1991’de Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı unvanı aldım.

    Kırk yıla yaklaşan hekimlik yaşamıma emekli olarak son verdim.

    Böylelikle kendime yüklediğim sosyal sorumluluk etkinliklerine daha fazla zaman ayırır oldum. Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve devrimlerine gönülden bağlı bir yurttaş olarak ülkemiz ve dünyamız sorunlarına eğilme çabası gösteriyorum.

    Gazete, dergi ve sanal ortamda yayımlanmış yazılarımdan oluşan SUYA YAZILAR, Zeus Kitaplığı 2013 ile Covid 19 küresel salgını sırasındaki denemelerimden oluşan İÇİMİZDEKİ YABANCI : VİRÜS, Cumhuriyet Kitapları, 2020 adlarıyla yayımlanmış iki kitabım bulunmaktadır.

    Yazılarım başta kendi blogum olan cumhuriyetciyorum.com’da okurlarla buluşmaktadır. Ayrıca, Dağarcık Türkiye topluluğuna katkıda bulunuyorum ve topluluğun etkinliklerine katılarak dağarcığımı varsıllaştırmaya çalışıyorum.

Ceyhun Balcı kişisel blogu.

Burada nesnel bilgilerin yanı sıra öznel görüşler de okuyabilirsiniz.

Aşağılama ve kötü söze ne burada ne de yorumlarda geçit verilmez.

Buna karşılık keskin eleştiri olmazsa olmazımdır.

NARGİN

Mayıs 9, 2013

·

ANI-YORUM

Görsel

 

NARGİN

Nargin : Ölümün kurtuluş olduğu yer! Bakü açıklarında 3.5 km2 yüzölçümüne sahip taşlık bir ada.  Yanı başındaki Vulf adasıyla birlikte Bakü limanına egemen konumda. Nargin (Büyük Zira) ve Vulf (Küçük ya da Daş Zira) adları Büyük Petro tarafından konmuş. Finlandiya körfezindeki adalardan esinlenilmiş bu adlar.

1.Dünya Savaşı’nın sonunda Doğu Cephesi’nde tutsak düşen Osmanlı askerlerinin önemli bölümü bu adaya getirilmiş. Yalnızca askerlerin tutsak edilmesiyle yetinilmemiş. Sivil halktan kişiler de Nargin’in konukları arasındaki yerlerini almışlar.

Doğu Cephesi’nde tutsak düşen Osmanlılar yalnızca Nargin’e getirilmemiş. Rusya’nın içlerine, Sibirya’ya sürülenler olduğu da bilinmekte. Nargin’in seçilme nedenlerinden birisi tutsakların etnik ve dinsel özdeşlik içinde oldukları Azeri toplumundan yalıtılmasıdır. Hemen belirtmekte yarar var! Bu girişime karşın Bakü’de yaşayan Azeriler bu yalıtmaya karşın Nargin’e ve tutsaklara ilgilerini esirgememişler. Onları evlerinde konuk edenlerin yanı sıra özellikle varlıklı ve nüfuzlu olanlar adadan kaçış ve anayurda dönüş bağlamında da ellerinden geleni yapmışlar. Nargin’den kurtulmanın iki yolundan birisi olan kaçmak seçeneğinin yaşama geçirilmesinde önemli katkıları olmuş Bakülü Azeri soydaşlarımızın!

Nargin’de 1915-1917 yıllarında her an 10-15 bin kişi bulunmuş. Toplamda 40-45 bin kişinin gelip geçtiği kestirilmekte. Her gün en az 10-25 kişinin ölerek kurtulduğu, cenazelerinin gelişi güzel etrafa atıldığı; bugün de onlardan arda kalan kemiklerin adanın doğal nesnelerine dönüştüğü ada. Saptanabildiği kadarıyla Rusların 60-70 bin askerin yanı sıra 100 bin dolayında sivili de tutsak aldığı düşünülmekte. Bir şekilde yolu oraya düşüp de canını verenlerin ruhlarının dolaştığı yer de demek olası bu küçük, gösterişsiz adaya!

Kitabı okurken zorlandığımı yadsıyamam! Bir insana verilebilecek en büyük cezadır Nargin’de yaşanmış olanlar! Sağlam kanıtlara ve dayanaklara sahip olmasa kitapta yazılanları “bu kadarı da yaşanmış olamaz!” diyerek bir kenara bırakabilirdim. İnsanlık tarihinin gördüğü en sistemli ve düzenli trajedilerden olan Nazi toplama kamplarının Nargin’in yanında masum kalacağını söylemek abartılı bir saptama olmaz!

Nargin’e ilk aşamada getirilen 10 bin tutsak her bir barakaya 125 kişi bulunacak şekilde balık istifi yerleştirilmişler. Bakımsızlık, pislik ve tıbbi araç-gereç yokluğunun doğal sonucu başta tifo olmak üzere bulaşıcı hastalıkların patlamasıyla kırılmış yoksun ve yorgun tutsaklar. Günde bir kez verilen yağsız-etsiz çorba ve 100 gr kara ekmek 24 saatlik besin demektir Nargin’de. İçinde bulunulan barakalar yazın kavurucu güneşine, kışın dondurucu soğuğuna karşı korumasızdır. Gerek Nargin ve gerekse Rusya içlerindeki tutsaklıktan kurtulabilen az sayıda Türk doğdukları topraklara geri dönebilme şansına sahip olabilmiş. Ezici çoğunluğu ise yaşamlarını oralarda bırakmış. Ruhları ise oraları mesken tutmuş!

Yakın tarihimizin trajik sayfalarından birisini oluşturan Nargin konusunda daha fazla bilgi Akif AŞIRLI’nın aynı adlı kitabı okunarak edinilebilir. Konuyla ilgisi bilinen ve bilgi, belge edinimi konusunda özverili çalışmalarıyla tanınan Prof Dr Bingür SÖNMEZ’i de unutmayalım!

Bu gibi bilgiye, belgeye dayanan yapıtlar bizlere ayna tutması bakımından da çok önemli! Ulusların ayna kullanması kendilerini eleştirme fırsatı yaratması bakımından da vazgeçilmez bir gereklilik. Geçmişe tutulacak ayna öz değerlerimizin ve kazanımlarımızın anlamının diri tutulması bakımından da önemli! Geçmişini iyi bilmeyen toplumların sahip olduklarını bozuk para gibi harcamasının da kaçınılmaz olduğunu unutmamak gerekiyor.

Ceyhun BALCI, 09.05.2013

Görsel

Bunu paylaş:

  • X'te paylaş (Yeni pencerede açılır) X
  • Facebook üzerinde paylaş (Yeni pencerede açılır) Facebook
Beğen Yükleniyor…

Yorum bırakın Cevabı iptal et

Whether you’re a blogger, photographer, or creative professional, Brightblog is a versatile theme that will shine your content. Its magazine-inspired layout and customizable design make it the perfect choice for anyone looking to elevate your blog to the next level.

Tumblr

Instg

Fcbk

WordPress.com’da Blog Oluşturun.

  • Yorum
  • Tekrar blogla
  • Abone Ol Abone olunmuş
    • cumhuriyetciyorum
    • Diğer 262 aboneye katılın
    • WordPress.com hesabınız var mı? Şimdi oturum açın.
    • cumhuriyetciyorum
    • Abone Ol Abone olunmuş
    • Kaydolun
    • Giriş
    • Kısa adresi kopyala
    • Bu içeriği rapor et
    • Yazıyı Okuyucu'da görünrüle
    • Abonelikleri Yönet
    • Bu şeridi gizle
%d