İçeriğe geç
cumhuriyetciyorum

cumhuriyetciyorum

    • About
    • ÖZGEÇMİŞ


  • İlkokulu Tokat Niksar ve Eskişehir Çifteler’de okudum.

    Orta ve lise öğrenimimi Eskişehir Anadolu Lisesi’nde tamamladım.

    Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni 1985’te bitirdim.

    Zorunlu hizmet yükümlülüğümü Ağrı Devlet Hastanesi’nde (1985-87)yerine getirdim

    1991’de Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı unvanı aldım.

    Kırk yıla yaklaşan hekimlik yaşamıma emekli olarak son verdim.

    Böylelikle kendime yüklediğim sosyal sorumluluk etkinliklerine daha fazla zaman ayırır oldum. Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve devrimlerine gönülden bağlı bir yurttaş olarak ülkemiz ve dünyamız sorunlarına eğilme çabası gösteriyorum.

    Gazete, dergi ve sanal ortamda yayımlanmış yazılarımdan oluşan SUYA YAZILAR, Zeus Kitaplığı 2013 ile Covid 19 küresel salgını sırasındaki denemelerimden oluşan İÇİMİZDEKİ YABANCI : VİRÜS, Cumhuriyet Kitapları, 2020 adlarıyla yayımlanmış iki kitabım bulunmaktadır.

    Yazılarım başta kendi blogum olan cumhuriyetciyorum.com’da okurlarla buluşmaktadır. Ayrıca, Dağarcık Türkiye topluluğuna katkıda bulunuyorum ve topluluğun etkinliklerine katılarak dağarcığımı varsıllaştırmaya çalışıyorum.

Ceyhun Balcı kişisel blogu.

Burada nesnel bilgilerin yanı sıra öznel görüşler de okuyabilirsiniz.

Aşağılama ve kötü söze ne burada ne de yorumlarda geçit verilmez.

Buna karşılık keskin eleştiri olmazsa olmazımdır.

DEMOKRASİ DİYE DİYE…

Kasım 10, 2013

·

YAZI-YORUM

Görsel

DEMOKRASİYLE TANIŞMA

Türkiye’nin demokrasi ile 1950’de tanıştığı söylenir, durur! Neden 1946 değil? İktidar el değiştirdiği için böyle düşünülüyor olmalıdır. Güncel değerler ve koşullar üzerinde tarih yargıcılığının doğal sonucudur bu dayanaksız söylem!

Bu 10 Kasım’da ileri gelenlerimizin tam kadro törenlerde yer almaları, yetinmeyip Atatürk’ü Anma toplantılarına katılmaları gözlerimizin nemlenmesine neden oldu. Atatürk’ü anar görünüp O’na ve Cumhuriyet’e sokuşturmaya gelince! O kadar kusur kadı kızında da olur!

Başbakan bugünkü anmada Türkiye’nin demokrasi ile 1950’de tanışabildiğini buyurmuş! Dönemin koşullarını, yanımızda yöremizde yaşananları göz ardı edilse olsak genç Türkiye Cumhuriyeti’nin çeyrek yüzyıl cenderede olduğunu zannetmek işten bile olmaz!

Türkiye’de (çok partili) demokrasiye erken bile geçilmiş olduğunu söylemek de olası! Kanıtı mı? İktidarın el değiştirdiği 1950 seçimlerinin yapıldığı tarih 14 Mayıs’tır. Bu tarihten 32 (otuz iki) gün sonra 16 Haziran 1950’de ezanın yeniden Arapça okunmaya başlandığını anımsatalım. Seçim, oy  sayımı, TBMM’nin açılması derken yeni hükümetin kurulması ışık hızıyla gerçekleşmiş olmalıdır. Ilk uygulama çok anlamlıdır. Ezanda Arapça’ya dönmek bir meydan okumadır. Öncesindeki geri adımlar bir yana bırakılırsa Karşıdevrim günlüğüne 16 Haziran 1950 tarihiyle başlamak yanlış olmaz.

Dışarıya bakılacak olursa II. Dünya Savaşı’nın yıkıp geçtiği bir Avrupa o günkü Türkiye nüfusunun üç katı ölü; bir o kadar yaralı ve elbette sayıları belirsiz öksüz, yetim, acılı insan…

Ülke kurulmadan önce 10 yıl savaşmak zorunda kalmış bir halk bu kez yıkımın uzağında tutulabilmiş. Hitler ve Mussolini dünyada sözü geçen önderler. Belli ki, Türkiye dışında da demokrasiyi mumla arasanız! Yok!….

Ortaçağ karanlığını 15 yılda yırtmış bir ülkenin devrimleri kökleştirmemiş olduğunu söylemeye bilmem gerek var mı? Çok partili demokrasi çığlığı atanların asıl derdinin farklı olduğunu kanıtlayacak sayısız uygulama ve geri dönüş ortadayken; insanın adına demokrasi denilen yıkım sürecine bırakın güzelleme yapmayı başkaldırası geliyor.

Yokluğunun 75. yılında özlemle, saygıyla ve şükranla andığımız Mustafa Kemal Atatürk’ün en büyük eseri gerçekten de çok sağlammış! Onsuz geçen üç çeyrek yüzyılda; Karşıdevrim’in işbaşı yapmasından 60 yılı aşkın zaman sonra ancak haklanabilmiş!

Türkiye’nin yaşadığı acı deneyim akıldışılığın oy kantarına vurulması durumunda alınacak sonucu yansıtması bakımından da ibretliktir…

Bu güzel insana borcumuzu eserini yeniden ayağa kaldırdığımız gün ödeyebileceğimizi aklımızdan çıkartmayalım! Demokrasiyle tanışacağımız gün o gün olacaktır!

Ceyhun BALCI, 10.11.2013

Bunu paylaş:

  • X'te paylaş (Yeni pencerede açılır) X
  • Facebook üzerinde paylaş (Yeni pencerede açılır) Facebook
Beğen Yükleniyor…

Yorum bırakın Cevabı iptal et

Whether you’re a blogger, photographer, or creative professional, Brightblog is a versatile theme that will shine your content. Its magazine-inspired layout and customizable design make it the perfect choice for anyone looking to elevate your blog to the next level.

Tumblr

Instg

Fcbk

WordPress.com’da Blog Oluşturun.

  • Yorum
  • Tekrar blogla
  • Abone Ol Abone olunmuş
    cumhuriyetciyorum
    Diğer 273 aboneye katılın

    Have a WordPress.com account? Log in now.

  • cumhuriyetciyorum
    Kısa adresi kopyalaYazıyı Okuyucu'da görünrüle
    Abonelikleri YönetKaydolunGiriş
    Bu içeriği rapor et
    Bu şeridi gizle
%d