İçeriğe geç
cumhuriyetciyorum

cumhuriyetciyorum

    • About
    • ÖZGEÇMİŞ


  • İlkokulu Tokat Niksar ve Eskişehir Çifteler’de okudum.

    Orta ve lise öğrenimimi Eskişehir Anadolu Lisesi’nde tamamladım.

    Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni 1985’te bitirdim.

    Zorunlu hizmet yükümlülüğümü Ağrı Devlet Hastanesi’nde (1985-87)yerine getirdim

    1991’de Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı unvanı aldım.

    Kırk yıla yaklaşan hekimlik yaşamıma emekli olarak son verdim.

    Böylelikle kendime yüklediğim sosyal sorumluluk etkinliklerine daha fazla zaman ayırır oldum. Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve devrimlerine gönülden bağlı bir yurttaş olarak ülkemiz ve dünyamız sorunlarına eğilme çabası gösteriyorum.

    Gazete, dergi ve sanal ortamda yayımlanmış yazılarımdan oluşan SUYA YAZILAR, Zeus Kitaplığı 2013 ile Covid 19 küresel salgını sırasındaki denemelerimden oluşan İÇİMİZDEKİ YABANCI : VİRÜS, Cumhuriyet Kitapları, 2020 adlarıyla yayımlanmış iki kitabım bulunmaktadır.

    Yazılarım başta kendi blogum olan cumhuriyetciyorum.com’da okurlarla buluşmaktadır. Ayrıca, Dağarcık Türkiye topluluğuna katkıda bulunuyorum ve topluluğun etkinliklerine katılarak dağarcığımı varsıllaştırmaya çalışıyorum.

Ceyhun Balcı kişisel blogu.

Burada nesnel bilgilerin yanı sıra öznel görüşler de okuyabilirsiniz.

Aşağılama ve kötü söze ne burada ne de yorumlarda geçit verilmez.

Buna karşılık keskin eleştiri olmazsa olmazımdır.

MISIR : NİL’iN ARMAĞANI

Şubat 5, 2025

·

AJANS BAKIRÇAY, GEZİYORUM, mısırı gezi-yorum

Mısır da tıpkı Türkiye gibi iki anakarada toprakları olan bir ülke. 

Sina yarımadası Asya’da yer alırken Mısır ana gövdesiyle bir kuzey Afrika ülkesi. 

Geçmişi tarih öncesine dayansa da Mısır’ı günümüzde ilgi odağı yapan antik Mısır uygarlığının beşiği olmasıdır. 

Görsel wordpress yapay zekâ yardımıyla oluşturuldu.

Türkiye’den daha geniş yüzölçümüne sahip olan Mısır’ın Nil boyunca dar bir alanla sınırlı bölgeler dışında verimli toprağı yok. Geniş çöllerle bezeli ülkeye gökyüzünün esirgediği yağıştan gelmeyen bereketi Nil sunuyor.

Bugün olduğu gibi antik Mısır uygarlığı da varlığını Nil’e borçlu.

Nil taşkınları yol açtığı yitimlere karşın getirdiği bereketli topraklar ve elbette su yaşam sunmuş burada yaşayanlara.

Nil Victoria gölünden doğar. 6650 km’lik uzunluğuyla dünyanın en uzunudur.

Mavi Nil, Beyaz Nil ve Atbarah olmak üzere 3 kolu vardır. 

Debisi 2.830 m3/saniye’dir.

Yalnızca Mısır topraklarındaki uzunluğu 1500 km’dir.

Mısır’a havadan geldiğinizde Nil havzasının yanı başındaki çölden ne denli keskin biçimde ayrıldığı çok daha iyi fark edilir. 

Nil havzası antik Mısır’dan önce de çekim merkezi olmuş. Çöl kabileleri buraya göçerek Nil’in sunduğu olanakları göz ardı etmemiş. 

Mısır uygarlığının başlangıcı sayılan İÖ 3150’de aşağı ve yukarı Nil bölgesindeki uygarlıkların birleşme girişimlerini yoğunlaştırdıkları kabul gören görüştür. Yeri gelmişken bir önemli ayrıntıya değinmekte yarar var. Aşağı Nil Akdeniz’e yakın bölgeleri nitelerken, yukarı Nil güneyi, başka deyişle Nil’in doğduğu yere yakınlığı niteler. 

Mısır uygarlığının önemle altı çizilecek özelliklerinden birisi Nil havzasına yerleşimin yanı sıra Nil’in davranışlarını çözme ve belirleme konusundaki başarısıdır. 

Diğer yandan, Mısır uygarlığında tanrısallık ve ölü gömme geleneklerinin gelişimi de bugüne yansıyan önemli etkiler yaratmıştır.

Bölgenin iklim ve nem koşullarının yardımına eklenen natronla mumyalama tekniklerinin gelişimi binlerce yıl öncesinden günümüze taşınan önemli buluntular anlamına gelmiştir. 

Bunlara yazıyı eklemeyi unutmamak gerekir. 

Başkent Kahire 30 milyonu aşan nüfusuyla megapol olmanın ötesine geçerek azmanpole dönüşmüş denebilir. 

İnsan çokluğunun yanı sıra Kahire, Mısır coğrafyasına egemen olmuş ardışık devletlerden kalan yapıtlar bakımından da varsıllık sunar. 

Selahattin Eyyubi kalesindeki Kavalalı Mehmet Ali Paşa camisiyle göz göze geldiğinizde İstanbul’da olduğunuz duygusu bile yaşayabilirsiniz. Memlûk ve İslâm mimarisinin seçkin yapıtları elbette sayıca çok daha fazladır. Kahire tarihi farklı adlar altında 5000 yıl geriye uzanır.

Günümüz Mısır’ında Arapça konuşuluyor. Etnik bakımdan Araplar çoğunluktadır. 

Yüzde 90’ı Müslüman olan Arapların %10’u Hıristiyandır. Mısır Hıristiyanlarının kökleri bu dinin yayılmakta olduğu yıllara dayanır. Başka birçok coğrafyada olduğu gibi ilk Hıristiyanların Mısır’ı da kendilerini koruma yeri olarak seçtikleri tarihsel gerçektir.

Mısır ekonomisi öncelikle turizme dayanmaktadır. Güncel sayılara göre geçtiğimiz yıl 13 milyon dolayında gezgin Mısır’a konuk olmuştur. Buna bağlı olarak Mısır devleti gezginlere değer veren bir tutum içindedir. Halkın da bu doğrultuda davranmakta olduğu söylenebilir.

Mısır’da yakın geçmişte gezginlere yönelen kanlı eylemler belleklerdeki yerini korumaktadır. Bu acı deneyimin etkisiyle gezginleri toplu olarak  taşıyan her kara taşıtına bir polis görevlendiren Mısır yönetimi duyarlılığını bu uygulamasıyla ortaya koymuştur.

Mısır ekonomisinin bir başka gelir kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Tarım Nil havzasıyla sınırlı olmakla birlikte verimli topraklar ve uygun iklim dar alanda önemli bir üretim sağlamaktadır. Bu arada, Asuan barajından ve Nil’den çöle doğru taşınan suyla tarım alanlarının genişletildiğine biz de tanıklık ettik.

Unutulmaması gereken önemli bir başka gelir kaynağı Süveyş Kanalı’dır. Osmanlı döneminde, Büyük Britanya-Fransa ortaklığıyla 1869’da yapımı tamamlanan kanal uzun yıllar yabancı egemenliğinde kaldıktan sonra 1956’da Mısır’ın Baasçı önderi Cemal Abdülnasır döneminde devletleştirilmiştir. 

Süveyş Kanalı 193 km uzunlukta ve en dar yeri 60 metre enindedir.

Mısır’dan söz ederken Asuan barajına değinmeden geçemeyiz. Altmışlı yıllarda yapımına başlanan baraja başlangıçta batılı devletler karşı çıkmıştır. Ancak, Mısır bu önemli projeyi Sovyetler Birliği’nin parasal ve teknik yardımıyla tamamlamıştır. Baraj gerisinde oluşan Nasır gölü hem enerji üretimi hem de tarımdaki su kullanımı için önemli bir kaynaktır. 

Barajın yapımıyla sular altında kalacak tarihsel yapıtların kurtarılması için UNESCO öncülüğünde büyük bir arkeoloji seferberliği de yapılmıştır. Pek çok ülkenin katkıda bulunduğu bu seferberliğe karşılık olarak Mısır devleti kimi yapıtları yardımcı olan ülkelere armağan etmiştir. 

Madrid’deki Debod Tapınağı Asuan barajı yapımı sırasındaki katkısı nedeniyle İspanya’ya gönderilmiştir

Bizim Mısır serüvenimiz Luksor’dan başladı. Mısır’ın cansuyu Nil yoluyla yukarı Mısır’a yol aldık.

Mısır’ın en güney yerleşimi sayılabilecek Ebu Simbel’den kuzeye, aşağı Mısır’a başkent Kahire’ye geçtik. 

Bunu paylaş:

  • X'te paylaş (Yeni pencerede açılır) X
  • Facebook üzerinde paylaş (Yeni pencerede açılır) Facebook
Beğen Yükleniyor…

Şuna bir yanıt: “MISIR : NİL’iN ARMAĞANI”

  1. drbulent35 Avatar
    drbulent35
    Şubat 6, 2025

    Devamını bekliyoruz.

               >    >
    
    Yanıtla

Yorum bırakın Cevabı iptal et

Whether you’re a blogger, photographer, or creative professional, Brightblog is a versatile theme that will shine your content. Its magazine-inspired layout and customizable design make it the perfect choice for anyone looking to elevate your blog to the next level.

Tumblr

Instg

Fcbk

WordPress.com’da Blog Oluşturun.

Yorumlar Yükleniyor...
  • Yorum
  • Tekrar blogla
  • Abone Ol Abone olunmuş
    • cumhuriyetciyorum
    • Diğer 262 aboneye katılın
    • WordPress.com hesabınız var mı? Şimdi oturum açın.
    • cumhuriyetciyorum
    • Abone Ol Abone olunmuş
    • Kaydolun
    • Giriş
    • Kısa adresi kopyala
    • Bu içeriği rapor et
    • Yazıyı Okuyucu'da görünrüle
    • Abonelikleri Yönet
    • Bu şeridi gizle
%d