İçeriğe geç
cumhuriyetciyorum

cumhuriyetciyorum

    • About
    • ÖZGEÇMİŞ


  • İlkokulu Tokat Niksar ve Eskişehir Çifteler’de okudum.

    Orta ve lise öğrenimimi Eskişehir Anadolu Lisesi’nde tamamladım.

    Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni 1985’te bitirdim.

    Zorunlu hizmet yükümlülüğümü Ağrı Devlet Hastanesi’nde (1985-87)yerine getirdim

    1991’de Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı unvanı aldım.

    Kırk yıla yaklaşan hekimlik yaşamıma emekli olarak son verdim.

    Böylelikle kendime yüklediğim sosyal sorumluluk etkinliklerine daha fazla zaman ayırır oldum. Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve devrimlerine gönülden bağlı bir yurttaş olarak ülkemiz ve dünyamız sorunlarına eğilme çabası gösteriyorum.

    Gazete, dergi ve sanal ortamda yayımlanmış yazılarımdan oluşan SUYA YAZILAR, Zeus Kitaplığı 2013 ile Covid 19 küresel salgını sırasındaki denemelerimden oluşan İÇİMİZDEKİ YABANCI : VİRÜS, Cumhuriyet Kitapları, 2020 adlarıyla yayımlanmış iki kitabım bulunmaktadır.

    Yazılarım başta kendi blogum olan cumhuriyetciyorum.com’da okurlarla buluşmaktadır. Ayrıca, Dağarcık Türkiye topluluğuna katkıda bulunuyorum ve topluluğun etkinliklerine katılarak dağarcığımı varsıllaştırmaya çalışıyorum.

Ceyhun Balcı kişisel blogu.

Burada nesnel bilgilerin yanı sıra öznel görüşler de okuyabilirsiniz.

Aşağılama ve kötü söze ne burada ne de yorumlarda geçit verilmez.

Buna karşılık keskin eleştiri olmazsa olmazımdır.

TAMPERE’DE BİRKAÇ SAAT

Temmuz 6, 2025

·

FİNLANDİYA’YI GEZİ-YORUM, GEZİYORUM

Helsinki’den 2 saatlik keyifli bir tren yolculuğu bizi Tampere’ye ulaştırıyor.  Sırtımızı gara verip yürüdüğümüzde Tampere’nin en işlek caddesi Hameenkatu boyunca ilerlemiş oluyoruz.

Tampere Finlandiya’nın ikinci kalabalık kenti. Nüfusu 500 bin dolayında.

Kentin resmi kuruluşu Fin-İsveç dönemine, 1779’a tarihlense de güneydeki Pirkkala bölgesindeki yerleşimin ortaçağa kadar uzandığı biliniyor.

Bizi Tampere’ye çeken Lenin Müzesi.

Hızla ve biraz da sabırsızlıkla müzeye yöneliyoruz. 

Hameenkatu caddesini bir solukta kat ediyoruz. Eski yapılaşma korunmuş. Modern yapılaşmanın eski kenti yozlaştırmasına izin verilmemiş.

Finlandiya’nın bir parçası olarak Tampere su varsılı bir kent. Çevredeki göller kimi yerlerde kanallarla bağlanmış. Köprü çokluğu su bolluğunun olağan gerekliliği.

Köprüdeki heykeller kentin ilk yerleşimcilerini simgeliyor

Belediye

Tampere, Finlandiya’nın endüstrileşmedeki öncü ve simge kenti olmuş öteden beri. Artık çalışmıyor olsalar da fabrika bacalarının korunmuş olduğunu görüyoruz. Tampere’nin kimliği gibi de işlev görüyorlar varlıklarıyla.

Köprüyü geçer geçmez sağımızda tiyatro ve kilise yapılarının yan yana yer aldığını görüyoruz.

Hameenkatu caddesinin sonunda içinde Aleksander kilisesini de barındıran parka ulaşmış oluyoruz.

Park girişinde özgürlük anıtı karşılıyor bizi. 1921’de Fin heykeltraş Viktor Jansson tarafından yontulmuş. 

Özgürlük anıtı

Aleksander kilisesi önünde dikkat çeken bir diğer sanat yapıtı havuzlu bronz yontu. Kevat, Richard Rautalin tarafından 1937’de yapılmış. Dört çıplak erkek çocuk dans ederken betimlenmiş.

Kevat (Bahar) anıtı

Parkın girişinde sağda ilginç mimarisiyle boy gösteren yapının kütüphane olduğunu anlıyoruz. Mimarlar Reima ve Raili Pietila tasarımı yapı 1986’da kullanılma açılmış.

Belediye kütüphanesi

Parkın çevresinde müzeler yer alıyor. Onlardan birisi Tampere Sanat Müzesi. Pazartesi müzelerin kapalı günü olduğu için yapıyı fotoğraflamakla yetinmek zorundayız.

Tampere sanat müzesi

Tampere endüstri kenti. Böyle olunca emekçilerin kümelendiği Tampere’deki bir başka müze İşçi Yerleşimi adıyla düzenlenmiş. İçine girememek ve görselleştirmekle yetinmek Tampere günümüzün yazgısı oldu.

Lenin müzesine doğru giderken Fin işçi sendikası yapısının girişindeki plaket çarpıyor gözümüze. Elbette belgeliğimize ekliyoruz plaket görselini Finlandiya’nın NATO üyeliğine hayıflanarak.

“Neredeeen nereye”!.

İşçi sendikası plaketi

Düş kırıklığı yaşıyoruz müzeyi kapalı bulunca. 

Meğer müze dönüştürülmek üzere kapatılmış. Yeniden açıldığında Fin-Rus İlişkileri müzesi olacakmış adı.

Girişteki plaketi fotoğraflamak yapabildiğimiz tek şey oluyor. Yeryüzündeki son Lenin müzesinin tarihe karışmış olmasına üzülerek.

Müzelere girememiş olmanın düş kırıklığını bir yana bırakıp kent merkezine yöneliyoruz.

Şık asma köprü, çalışmasalar da bacaları dimdik duran eski fabrikalar.

Geri dönmek için geldiğimizde Tampere garının farklı bir saat kulesiyle olduğunu görüyoruz. 

Müzelere giremeyince Tampere turunu kısa kesiyoruz.

Hoşça kal Tampere…

Bunu paylaş:

  • X'te paylaş (Yeni pencerede açılır) X
  • Facebook üzerinde paylaş (Yeni pencerede açılır) Facebook
Beğen Yükleniyor…

Yorum bırakın Cevabı iptal et

Whether you’re a blogger, photographer, or creative professional, Brightblog is a versatile theme that will shine your content. Its magazine-inspired layout and customizable design make it the perfect choice for anyone looking to elevate your blog to the next level.

Tumblr

Instg

Fcbk

WordPress.com’da Blog Oluşturun.

Yorumlar Yükleniyor...
  • Yorum
  • Tekrar blogla
  • Abone Ol Abone olunmuş
    • cumhuriyetciyorum
    • Diğer 262 aboneye katılın
    • WordPress.com hesabınız var mı? Şimdi oturum açın.
    • cumhuriyetciyorum
    • Abone Ol Abone olunmuş
    • Kaydolun
    • Giriş
    • Kısa adresi kopyala
    • Bu içeriği rapor et
    • Yazıyı Okuyucu'da görünrüle
    • Abonelikleri Yönet
    • Bu şeridi gizle
%d