YAŞAM ALANI ya da LEBENSRAUM

Donald Trump ABD’yi yeniden büyük yapma savıyla ve MAGA söylemiyle başladı işe.

Başlangıçta çok da kestirilemedi bugünlerde estirdiği zorbalığa başvurabileceği.

Venezuela’da ilk güç gösterisini sergiledi.

Panama, Meksika, Kanada, Küba, İran ve Grönland!

Sırada kim var diyenlere yanıt : Emperyal genişlemecilik kimi ve nereyi gerektirirse!

Diğer yandan da, adını andığı tüm ülkelere yönelmesi çok olası değil. Yüksek perdeden konuşmayı seviyor. Böylelikle korku saldığını düşünüyor.

Lebensraum, Hitler’le özdeşleşmiş bir kavram.

Hitler’in Lebensraum’u

Hitler genişlemeciliğinin kaba ve saldırgan milliyetçilikle, ırkçılığa varan ayrımcılıkla bütünleşmesinin dünyayı sürüklediği bataklık yok edilene dek akla kara seçildi.

Tarih bilmenin önemi bir kez daha anlaşılmış olmalı!

Geçmişi bilmek, bugünü anlamanın ve geleceği kurgulamanın biricik anahtarı!

Son dönemde giderek vasalleşen Avrupa Trump’a aradığı fırsatı altın tepside sundu.

Küresel doğunun-güneyin önlenemez yükselişidir gerçekte Trump’ın saldırganlığına neden olan. Treni kaçırmış olduğunu düşünmenin telaşı da denebilir.

Hiçbir gerekçe Monroe doktrininin 200 yıllık tozlu arşivlerden çıkartılmasını haklı çıkartmaz.

İlk bakışta Trump-Hitler benzetmesi aşırılık olarak görülebilir.

Ancak, tarihte biri diğerinin eşdeğeri olgular çoğu zaman araya kopya kâğıdı konmuş gibi benzerlikler taşımayabilir.

Trump’ın, “Monroe” doktrini üzerinden sergilemeye başladığı ve her geçen gün dozunu artırma eğilimi gösterdiği saldırganlık bugünün Lebensraum’udur. Hitler’in Lebensraum’unun eksiği Monroe gibi bir kaldıraçtan yoksun oluşuydu.

Trump, Donroe olarak da anılan Monroe’yu kullanarak dünyayı yerinden oynatacağı sanısıyla en az Hitler kadar çılgınca davranmayı göze alıyor.

Bir yüzyıl sonra bir kez daha Lebensraum’la yüzleşmek insanlığın yazgısı olmamalıydı.

Not : Yazının esin kaynağı counterpunch.org’de okuduğum bir makaleydi. Ancak, site bağlantı vermeyi engellediği için paylaşamıyorum.

Posted in ,

Yorum bırakın