

Dünyada ve Türkiye’de futbol görseldeki canayakın varlık kadar sevimli ve temiz değil.
Düş kırıklığı olunca günah keçisi aramak yerleşik davranışımız. Öncelikle vurgulamakta yarar var. TFF Başkanı Hacıosmanoğlu hiç yeri ve gereği yokken “kupayı alır geliriz” türünden bir söylemle çıtayı öyle bir yere koydu ki hem takımı hem de kendini zora sokmuş oldu.
Bir başka hata, bu ve benzeri spor olaylarına hak ettiğinden fazla önem yüklemek.
Sporda kazanmak kadar yitirmek de var.
1998 Dünya Kupası’nı kaldırmış olan Fransa bizim üçüncü olduğumuz 2002 dünya kupasına grup aşamasında, hem de gol atamadan veda etmişti.
Bundan çeyrek yüzyıl önce yeni bir yola çıkan kadın voleybolu küresel ölçekte marka olmayı başardı.
Örnek alınasıdır voleybolun başarısı.
Futbolda, “altın kuşak” masalıyla oyalananların temel sorunu ıskaladıkları gün gibi ortadadır.
Varsa yoksa “suçlu kim”!
Suçlu bulunsun ya da bulunmasın bugünler de geçecek. Her şey unutulacak. Bir sonraki şampiyona gündeme girer girmez umut satıcılığı kaldığı yerden sürecek.
Üşenmedim!
Saydım!
A Milli takım kadrosundaki 26 oyuncunun en az 10’u yabancı yetiştirmesidir. Bu kapsamdaki oyunculara Türkiye’den eklenenlerle oluşturulan “altın kuşak” elbette başarılı olabilirdi.
Ama, çıta doruğa yerleştirilince onlar da baskı altına girdiler.
Milli takımın durumu için suçlu arayışları bir süre sonra bitecek. Dünya kupasından hemen sonra kendi futbol ortamımıza döneceğiz.
Kim kimi transfer etti, edecek?
Şampiyonluk tutkusuyla yanıp tutuşanlar bu yıl muratlarına erebilecekler mi?
Yabancı futbolcu pazarlamacıları ellerini ovuşturarak bekliyorlardır.
Adı büyük olsa da ahı gitmiş, vahı kalmış topçuları her düzeyden takımımıza getirmek ve ceplerini doldurmak için birkaç hafta sonrasını iple çektikleri kesindir.
Gelen her yabancı bu toprakların gençlerinin ayaklarına takılan taşa dönüşüyor.
Durum böyle olunca, yetenekli gençler denklemin dışına itilmiş olacak.
Gurbetçi Türkler ayyıldızlı formayı seçsin diye yakarmaksa yine bize düşecek.
Dünyadaki her 4 ülkeden birinin katılabildiği dünya kupasını başarı sayarsanız işte böyle duvara çarparsınız.
Türkiye’nin kupadan elenmesinin bir olumlu sonucu oldu. Türk milli takımı birtur sonrasına kalsaydı uçaklara doluşturulan tipler yeni dünyanın yolunu tutacaktı. Elbette kamunun parasıyla. Bu gider kaleminin ortadan kalkmış olması iyidir.
Aklını kullanmak, bilimsel yaklaşmak başka bir çok alan gibi futbolu da kurtaracak biricik seçenektir.
Günah keçisi bulma kolaylığından sıyrılmak gerekiyor.

Yorum bırakın