Arjantin’deki 1978 televizyondan izleyebildiğim ikinci dünya kupasıydı.
O kupa tüm zamanların en tartışmasız şikesine sahne olmuştu. Devletler arası anlaşmayla gerçekleşen bu şikeye saygınlık arayışında olan Arjantin cuntasının gereksinimi neden olmuştu.

Brezilya ile çekişen Arjantin milli takımının Peru karşısında dört farklı yengi alması gerekiyordu. Şike o denli güçlüydü ki karşılaşma 6-0 bitti. Brezilya engelini böylelikle aşan ev sahibinin kupayı kaldırması güç olmamıştı.
Geçmişte devletlerin gücü öne çıkarken günümüzde durum değişti. FİFA devletlerin yerine geçti.
Dünya Kupası’nda grup aşaması tamamlandı. Katılımcı ülke sayısının artırılması kendisini nitelik düşmesiyle gösterdi.
FIFA’da kirli Sepp Blatter dönemi sonrasında göreve gelen İtalyan kökenli İsviçreli İnfantino dönemi de iyi sayılmaz. Küçük çocuk anlamına gelen soyadına uyan bir temizlikten söz edilemez.

Endüstriyel futbol anlayışından uzaklaşmak şöyle dursun, siyasi duruş bakımından da egemen güçlerin yanında olmaktan rahatsız değil İnfantino.
Dünyanın hemen her köşesinde bir çatışmanın içinde olan ABD’ye kupa düzenlemesi verilmesine karşı dur(a)mamak önemli kusuru oldu.
Rusya’yı yıllardır ortam dışında tutabilenlerin İsrail gibi bir soykırımcı karşısında edilgen kalmaları düşündürücüydü.
Bu noktada, FİFA’nın devletlerin gücünü aşan bir büyüklüğe ve etkinliğe ulaştığını görmekte yarar var.
FİFA bu denli güçlü olunca, az sayıda olsalar da insanlığın vicdanı olabilen kimi devletlerin FİFA karşısında duramadıklarını gördük.
Somalili hakem görevli olmasına karşın ABD’ye sokulmadı.
İran ABD’de oynadığı maçların birkaç saat öncesinde ülkeye alınırken maçtan hemen sonra ülkeden ayrılmaya zorlandı.
Küçük çocuk (İnfantino) kupayı kirleten bu ve benzeri gelişmeleri izlemekle yetindi.
FİFA’nın kurulu düzene uyum sağlayarak varlığını sürdüreceği anlaşılmış oldu.
Futbol alanlarını “respect” (saygı duy) yazılarıyla donatanların zorbaya ve soykırımcıya karşı edilgenlik içinde olmaları yaman çelişkidir.
Kurulacak yeni dünyanın FİFA’daki vicdan kirliliğine son vermeyi öncelikli görev sayması dileğiyle…

Yorum bırakın