Türk toplumunun üçte biri “siyasi tercihiniz nedir” sorusuna “hiçbiri” yanıtını uygun görüyor. Oy kullanılırken bu tercih üçte bir oranlarına erişemese de önemli bir durumun altı çizilmiş oluyor bu yanıtla.
Türk Milleti siyaset kurumuna güvenini yitirmiş durumdadır.
Milletin güvenini yitiren siyaset kurumu TBMM aritmetiğine dayanarak “Çerçeve Yasa”yı yürülüğe soktu.
İki yıla yakın süredir ekilen tohumlar boy vermeye başladı bile.
Özellikle stadyumlardan gelen haberler iç açıcı olmadığı gibi son derece tehlikeli.
Sporun içinde özellikle futbol izleyicileri lümpen kültürün baskısı altındadır.
Lümpen kültürün yanı sıra buralarda mahalle baskısı olarak da nitelenebilecek “çoğunlukçuluk” önemli sorundur.
Geçtiğimiz günlerde Bursa’da oynanan bir futbol maçında Öcalan’a yönelik sövgülü gösteriler sahne aldı. Çerçeve yasaya tepkisizliğin yarattığı karamsar ortamda bu sövgülü gösterileri benimseyenler az değildi. Kimileri gururla paylaştı.
Sövmekle, saymakla bir yere varılamayacağını algılayamayanların, bir tür içini boşaltma eylemiydi yaşanan.
İki yıla yakın süredir küstahlaşan ve sınır tanımazlaşan ayrılıkçı siyasetin işine yaraması olası bu davranışlara geçen hafta İzmit’te oynanan bir maçta “sarı poşet”eylemi eklendi.

Ortada bir sarı poşet olduğu kuşkusuz.
Ancak, İzmit’te aşka gelen eylemciler sarı poşete Türkiye Cumhuriyeti’nin sokulmak üzere olduğunun sanırım farkında değiller.
Bursa ve İzmit!
Emekçi yığınlarının ezici çoklukta olduğu iki ilimizin hemen her seçimde sarıya boyandığı da bir gerçek.
Ne söverek ne de sarı poşet göstererek çözülemeyecek bir sorundur artık ayrılıkçılık.
Bu gibi sözel ve davranışsal şiddet sayılabilecek eylemlerin sınırtanımazlaşan ayrılıkçılığın değirmenine su taşımakta olduğu anlaşılmalı.
Yapılacak bir şey varsa eğer, Türkiye’yi yıkma projesine dönüşen PKK’yle el sıkışmayı ülke gündemine sokan milliyetçi ve yerli-milli oluşumlardan hesap sormaktır.
Millete düşen görev ayrılıkçılığı derinleştirmesi kaçınılmaz davranışlardan uzak durmak olmalıdır.
Tehlike, tıpkı bir saatli bomba gibi dostluğun, barışın ve birlikteliğin perçinleyici gücü olarak görülen spor alanlarının tam da ortasına düşmüştür.
Kaş yaparken göz çıkartmamak gerek!
Aman dikkat…
Yorum bırakın