Utku kazanmış Türk ordusu İzmir’e ilerlerken Mustafa Kemal Paşa’nın da içinde bulunduğu topluluk orduyu yakından izlemektedir.
O zamanki adı Nif olan günümüzün Kemalpaşası yakınlarındaki bir köyde yol kıyısına birikmiş köylüler askerlerimize su sunma yarışı içindedir.
Mustafa Kemal Paşa’yı taşıyan otomobil kalabalıktan duraklamak zorunda kalır.
Kalabalıktan orta yaşlı biri gözden kaçmayacak şekilde Mustafa Kemal Paşa’ya yaklaşmaya çalışır. Her türlü olasılığı aklından çıkartmayan çevresindekiler dikkat kesilirler. Engel olmasalar da adama odaklanırlar.
Adam arabanın yanına gelince, bir cebinden çıkardığı kartpostalın üzerindeki Mustafa Kemal Paşa görseline bir Mustafa Kemal Paşa’ya bakar.
Kendinden emin olmak için bu eylemini birkaç kez yineler.
Sonunda titrek bir sesle köylülerine selsnir :
“Arkadaşlar, Mustafa Kemal Paşa’dır”
Diğer yandan da, elindeki fotoğrafı Paşa’ya göstererek “Bu sensin!” sözleriyle görevini tamamlar.
O günün “kitle iletişimsizlik” koşullarında köylülerin Mustafa Kemal Paşa’nın çehresi hakkında en küçük bilgilerinin olmaması doğaldır.
Köylü, Paşa’ya iyice yaklaşarak onun bekledikleri kişi olduğunu doğrulama görevini yerine getirmiştir.
Bu doğrulamayı yapan, köylülere “haydi” demiştir.
Otomobile yönelen kalabalıktan kimileri gözyaşlarını tutamazken, kimileri ayağının tozunu yüzüne sürer, bir başkaları da ayaklarına kapanır.
Paşa, kalabalıktan kurtulduktan sonra İzmir’e yolculuğunu sürdürür.
9 Eylül’ün 104. Yaşı kutlu olsun!
(*) Salih Bozok’un “Yaveri Atatürk’ü Anlatıyor” İstanbul, 2006 kitabından alıntıdır.

Yorum bırakın