Cemil Tugay olayı hem İzmir yerelinde hem de Türkiye genelinde epeyce sarsıntı yarattı.
Öncelikle seçmen açısından bakmakta yarar var.
Cemil Tugay’a değilse de partisine oy veren seçmenin her türlü sorguya ve tepkiye hakkı olduğu kesindir.
Doğrusunu isterseniz bu konuya girmeye hiç niyetim yoktu!
Birkaç aydır seslendirilmekteydi Tugay’ın AKP’ye geçişi. Bir bakıma kamuoyu hazırlanmıştı bu oynak geçişe.
Kamuoyu tepkisi öngörülmüş olmalı ki, İzmir’in “sıfır noktası” saat kulesinin de olduğu Atatürk Meydanı kafeslenmişti.

İzmir yerelinde hekimlerden mühendislere, avukatlardan sendikacılara varıncaya dek geniş bir topluluk yakın zamana dek Tugay’ın yakın çevresinde görünmeye, her fırsatta onunla fotoğraf vermeye pek hevesliydi.
Hava değişince kınama yarışına girdiler. Böyle yaparak bir yandan vicdanlarını temizlemeye çalışırken diğer yandan da yaptıklarını örtme yarışına girdiler.
Bu tayfaya tek sözüm olabilir!
HEPİNİZ ORADAYDINIZ!
Tugay üzerinden yaptıklarınızı, güzellemelerinizi silip atmak o kadar kolay değil!
Bellek unutsa arşiv unutmaz.
Bir de Özgür Özel-Kemal Kılıçdaroğlu ikilisi var!
Her fırsatta didişen bu ikili fırsatı kaçırmak istemedi belli ki!
Oysa, sakın bu kişiyi Büyükşehir’e aday yapmayın dediğini ileri sürse de Tugay’ı İzmir yerel yönetimine armağan eden Kılıçdaroğlu’ydu.
Özgür Özel’e gelince!
Tugay’ı kurultayda kendisine oy verdiği için Büyükşehir’e taşımakta sakınca görmemişti.
İkili, geçmişte birlikte yol yürüdüğü gibi “ilkesizlik paydasında buluşma” ilkesinde birleşmekte sakınca görmedi.
Şu bir çift sözü ikiliden esirgemeyelim!
İKİNİZ DE ORADAYDINIZ!
Özeleştiri yerine suçu başkalarına atma kötü alışkanlığını sergilemekten kaçınmayan Özgür Özel-Kemal Kılıçdaroğlu ikilisini görmezden gelmek olmazdı.
Yok aslında biribirinizden farkınız diyerek bitirmiş olayım.
Bir Cevap Yazın